Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Siirt Milletvekili ·
Genel Kurul, 85. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Nisan 2008 · 461 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Özçelik, 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 461 kelime.
Osman Özçelik (Siirt). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN ÖZÇELİK (Siirt)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 119 sıra sayılı Tasarı’nın 25’inci maddesine ilişkin değişiklik önerimiz üzerine söz aldım.
Konuya geçmeden önce, az önce bir sayın milletvekiline yönelik Meclis Başkan Yardımcısının sarf ettiği sözü kabul edilemez buluyor, teessüflerimizi bildiriyoruz.
119 sıra sayılı Tasarı’nın 25’inci maddesinde, önergemizde de belirtildiği gibi, çalışanlar açısından kazanılmış hakların korunması ve bu haklardan yararlanan çalışanların fiilî hizmetten yararlanmasının engellenmesine ilişkin bölümlere dair önerilerimiz yer almaktadır.
Önerge az önce okundu. Bunları, ben sadece kapsamdaki iş yerlerinin adını vererek geçmek istiyorum. İtfaiye arama ve kurtarma işlerinde çalışanların kapsam dâhiline alınması lazım. Zabıta işlerinde çalışanlar, gazeteciler, posta dağıtım işlerinde çalışan dağıtıcılar, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun haber hizmetlerinde çalışanlar, zirai mücadelede risk altında çalışanlar, Devlet Tiyatroları ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasında çalışanlar, ceza ve tutukevlerinde fiilen hükümlü ve tutuklularla irtibat içinde bulunan infaz koruma görevlileri, uçak ve lokomotiflerde çalışan personeller, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bakım ve rehabilitasyon merkezleriyle, çocuk, gençlik ve sokak çocukları merkezlerinde çalışanların kapsam dâhiline alınmasını talep ediyoruz ve fiilî hizmet süresine eklenecek gün miktarlarını da önergemizde veriyoruz.
Özellikle iki meslek grubunun sorununa -zaman nedeniyle- değinmek istiyorum. Kar, kış, gece, gündüz demeden, doğru dürüst tatil yapma olanağı da bulmadan, toplumsal olaylarda can güvenliği tehlikeye giren, hatta yaşamını kaybeden haberciler, gazeteciler, toplumun haber alma hakkına katkı sağlayarak toplumun bilgilenmesini sağlayan basın emekçilerinin yaşam düzeylerini yükseltmek yerine, kazanılmış haklarından geri dönülüyor.
Sayın Bakan bunu bazı meslek gruplarında teknolojinin gelişmesine bağladı. Evet, gerçekten matbaalarda çalışan kimi basın emekçilerinin mürettiphanelerde kurşunla yüz yüze kalması sonucu doğabilecek zehirlenmelere karşı fiilî hizmet zammı alınıyordu. Teknoloji gelişti, şimdi tipo baskı yok, ofset baskılar var. Evet, bu alanda teknik gelişmeler var.
Peki, teknolojinin gelişmesiyle habercilerin yaşamlarının, sokaktaki yaşamlarının garanti altına alındığını söyleyebilir miyiz? Toplumsal olaylarda polis copundan teknoloji kurtarabiliyor mu? Bunların diğer risklerden kurtulmasının teknolojiyle ne alakası var? Hâlâ bu tür riskler altındadırlar.
Sayın Bakan bu tasarının sosyal gruplarla birlikte hazırlandığını, dün Meclis dışında kendi görüşlerini açıklamak isteyenlerin ideolojik ve politik yaklaşımlarla karşı çıktıklarını ifade ettiler. Peki, bugün burada Meclisi ziyarete gelerek, kazanılmış haklarının gasp edildiğini ve bunun geri alınmasını ifade etmek isteyen basın emekçileri de acaba ideolojik maksatla mı geldiler? Biz, muhalefet gruplarının önerilerini de popülist yaklaşımlar olarak ifade ediliyor ve deniliyor ki: “Sizin sırtınızda yumurta küfesi yok. Oraya buraya dağıtın diye teklif ediyorsunuz.” Yumurta küfesi sizin sırtınızda değil demek istiyorlar. Yumurta küfesi bizim sırtımızda değil, sizin sırtınızda, ama bu gidişle bu halk yumurta küfesini sizin sırtınızdan alacak, bunu bilmenizi istiyorum.
Bir diğer çalışma grubu da özellikle PTT dağıtıcılarının çok ağır koşullarda çalışmalarını sürdürdüklerini biliyoruz. Sırtlarında 30 kilogram yükle çoğu zaman 20 kilometre yol yürüyerek yaz kış, sıcakta soğukta evlerimize posta bilgilerini getiren posta dağıtıcılarının, emekçilerinin bu kapsama alınması gerekir. Üstelik çok az sayıda bunlar, 13 bin kişi posta dağıtıcıları ve her biri 3 personelin işini yüklenmek zorundalar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 2 Nisan 2008