İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Osman Özçelik

Siirt Milletvekili ·

Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Nisan 2008 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Özçelik, 8 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 578 kelime.

Osman Özçelik (Siirt). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2008-04-08-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN ÖZÇELİK (Siirt)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz yasa tasarısına ilişkin, yasa tasarısının mükemmelleşmesi konusunda görüşmeye başladığımız günden bu yana sürekli söz alıyoruz, önergelerle yasa tasarısını güçlendirmeye çalışıyoruz. Ancak ne yazık ki hiçbir önergemiz, sadece partimiz Demokratik Toplum Partisinin değil, diğer muhalefet partilerinin de hiçbir önergesi neredeyse kabul edilmiyor. Çok daha zayıf olan başka önergeler eğer iktidar partisi milletvekilleri tarafından verilmiş ise oy çokluğuyla kabul ediliyor. Buna rağmen, biz, yasanın daha mükemmel hâle gelmesi için çabalarımıza devam edeceğiz.

Önergelerimizin bir kısmının ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar, devletin bütçesi gibi gerekçelerle reddedilmiş olduğunu düşünelim bir an. Ama şu anda bizim önerdiğimiz konu, 44’üncü maddeyle ilgili verdiğimiz önerge parasal ilişkiyi içeren bir değişiklik değil. Bu, demokrasi anlayışımızın ortaya konması açısından çok önemli. Gerçekten AKP katılımcı demokrasiden mi yana yoksa çoğunluk sultasından mı yana, onun göstergesi olacak, yani önemli bir gösterge olacak.

Daha önce yürürlükte olan, yine AKP tarafından çıkarılan 5510 sayılı Yasa’nın 72’nci maddesinde, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun kamu kurum ve kuruluşlarından ve sivil toplum örgütlerinden görüş alacağını ifade ediyordu. Nedense bu tasarıda bu bölüm çıkarılmış “görüş alabilir” diyor. Sevgili arkadaşlar, “görüş alabilir” dediğiniz zaman bunun pratikteki adı “görüş almaz”dır. Bunu yaşamımızda hep gördük.

Burada eğer kurumun keyfine bırakırsanız, gerçekten kurum… Adı geçen sivil toplum örgütleri -yasada çok açık olarak isimleri belirtilmiş, Eczacılar Birliği, Tabipler Birliği, Odalar ve Borsalar Birliği gibi neredeyse konuyla ilgili bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla sivil toplum örgütlerinin isimleri sayılmış- burada tümü ortadan kaldırılıyor. Neden kaldırıldığını anlamamız mümkün değil. Anlıyoruz, çünkü demokrasi anlayışıyla çok yakından ilgili.

Günümüzde “demokrasi” sözcüğü tek başına artık fazla bir şey ifade etmiyor. Katılımcı demokrasi, bir kavram olarak tüm gelişmiş ülkelerin yaşamında bir anlam ifade ediyor. Türk Dil Kurumu, katılımcı demokrasiyi toplumun kişileri ve kurumlarıyla geniş katılımının sağlandığı demokratik yapılanma olarak tarif ediyor. Katılımcı demokrasiyi, temsilî demokrasiden doğrudan demokrasiye geçişin kapısını aralayan ve temsilî demokrasinin sorunları çözmede ve yurttaşların beklentilerini karşılamada yetersiz ve çaresiz kalması sonucu ortaya çıkmış bir arayışın ürünü olarak biliyoruz.

Katılımcı demokrasi, açık toplumlarda uygulanan gelişmiş bir demokrasiyi ifade etmektedir. Katılımcı demokrasinin anahtar kavramlarından bir tanesi de sivil toplumdur. Temsilî demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından bir tanesi eğer siyasi partiler ise, katılımcı demokrasinin vazgeçilmez unsurundan bir tanesi de sivil toplumdur. Sivil toplum, kendisini dernekler, vakıflar, sendikalar gibi sivil toplum örgütlerinde ifadesini bulur. Sivil toplumun… Yürütme ve yargı erklerine ek olarak sivil toplum bir dördüncü kuvvet olarak demokrasilerde ortaya çıkmaktadır.

Sivil toplum örgütleri, kamu alanında kamusal hizmet üreten aktörler olarak konu üzerinde uzlaşma ve kamuoyu yaratma gücüyle yasama ve yürütme erki üzerinde demokratik bir baskı gücü görevi yaparak temsili demokrasinin yaratabileceği çoğunluk sultasından -şu anda yaşadığımız- toplumu koruma işlevi görürler ve böylece, demokrasinin demokratikleşmesine, demokrasi kalitesinin yükselmesine katkıda bulunurlar.

Yasama, yürütme ve diğer kamusal alanlarda çeşitliliğe, çoğulculuğa ve açık rejime varmada sivil toplum örgütlerinin rolü kavranmaz ise yani demokrasiye inanç yüzeysel ise çocuk, kadın, genç demeden toplumsal olaylarda insanlar kurşunlanır, geçenlerde olduğu gibi sivil toplum örgütlerinin basın açıklamasına engel olunur, coplanır, gazla dağılmaları sağlanır, sivil toplum örgütlerinin demokratik yaşama katkıları önemsenmez, demokratik yaşamın dışında tutulmaya çalışılırlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun sayın Özçelik.

OSMAN ÖZÇELİK (Devamla)İşte, bu nedenlerle, yasa tasarısında sivil toplum örgütlerinin görüşlerini almanın zorunluluk hâline getirilmesini talep ediyoruz. Daha önce yürürlükte olan Yasa’da da zaten böyle ifade ediliyor: “Komisyon çalışmaları başlangıcında bu kurumların temsilcilerinin katılımıyla oluşturulacak toplantıda görüşlerini sözlü olarak dinler.” diyor. Arzuladığımız budur. Sivil toplum örgütlerinin özellikle bu komisyon çalışmaları esnasında görüşlerinin alınmasıdır. Açık topluma, demokratik topluma varmanın yollarından bir tanesi de budur.

Kabul edileceğini umuyorum, saygılar sunuyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 8 Nisan 2008

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook