Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)
Siirt Milletvekili ·
Genel Kurul, 58. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Şubat 2010 · 442 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Özçelik, 9 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 442 kelime.
Osman Özçelik (Siirt). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2010-02-09-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN ÖZÇELİK (Siirt)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge üzerine söz aldım.
Malumunuz, biz yasanın tamamına karşıyız. Dolayısıyla, bütün maddeler için metinden çıkarılması teklifini yaptık. 6’ncı maddeyle ilgili de teklifimiz yasa metninden çıkarılması teklifidir. Yani “Müsteşarlığın görevleri”, terörle mücadelede “Müsteşarlığın görevleri” başlığı altında toplanan bu maddenin yasa metninden çıkarılmasını öneriyoruz.
Şimdi, yasanın kendi adı zaten ilgi çekici: Kamu düzenini sağlayacak müsteşarlık. Yani seksen dört yıllık cumhuriyette bir kamu düzeni yok, 94 kişiden oluşan bir kadro kamu düzenini sağlayacak. Başka ne yapacak? Kamunun güvenliğini sağlayacak. Yani bu kamu güvensiz bir durumda, bu 94 kişiden oluşan Müsteşarlık kamunun, dolayısıyla hepimizin güvenliğini sağlayacak.
Güvenliğimizin, ne yazık ki büyük ölçüde güvenlikle görevli, eline silah verdiğimiz kişiler, kurumlar tarafından tehdit edildiğini biz defalarca yaşadık. Güvenliğimizi sağlayacak olan güvenlik görevlileri güvenliğin tehlikeye atılmasında önemli rol oynamıştır. İşte, askerî darbeleri ve e-bildirilerini biliyoruz.
Deniyor ki; Müsteşarlığın görevlerinden bir tanesi, politika ve stratejiler belirleyecek. Yani bugüne kadar politika yok, strateji yok, bu Müsteşarlık strateji belirleyecek. Otuz yıldır süren bir çatışma var ve buna ilişkin devletin bir politikası ve stratejisinin olmadığının bir göstergesi olarak, bu Müsteşarlığın bir itirafı olarak çıkıyor ortaya.
İlk çatışmalı ortam başladığı gün 84 yılında “Bir avuç çete, bir avuç kendini bilmez kişi” diye söylenmişti ve olay küçümsenmişti. Ta ki 50 bin insanımızın yaşamına neden olan bu ortamda 94 kişiden oluşan bir Müsteşarlıkla sorunun çözülebileceği düşüncesi geliştirildi.
Stratejik istihbaratı değerlendirecek; demek ki bugüne kadar istihbarat yetersiz, bu stratejik istihbaratı bir değerlendirme mekanizması oluşturuluyor.
Araştırmalar, analizler yapacak; demek ki bugüne kadar bu sorunun bilimsel yöntemlerle araştırılması, analizi yapılmamış, bundan sonra yapılacak, otuz yıldan sonra.
Güvenlik kuruluşları arasında koordinasyon sağlanacak; demek ki ciddi bir koordinasyonsuzluk var, bu koordinasyon sağlanacak.
Halkla iletişim sağlanacak; bu halkla iletişim denince akla andıçlar geliyor. Biliyorsunuz, kamuoyunu oluşturmak üzere sahte raporlar yayınlandı, gazetelere sahte ifadeler yayınlatıldı. Devletin terörle mücadele adı altında yürüttüğü baskıcı yöntemlere karşı çıkan gazeteciler, yazarlar, “Demokratik çözüm yolları bulmak gerekir.” diyen gazeteciler, yazarlar andıçlandı, gazetelerinden kovuldu, yazı yazmaları engellendi. Birçok sendikacı, birçok bilim adamı bu şekilde toplumda itibarsız hâle getirilmeye çalışıldı. Bu süreçte, bu andıç sürecinde, yani halkla ilişkiler adı altında kamuoyuna karşı asimetrik psikolojik savaşın yürütüldüğünü gördük. Böylesi bir çalışma sonrasında, biliyorsunuz, Diyarbakır Milletvekilimiz Sayın Akın Birdal, insan hakları savunucusu olarak genel merkezde görevinin başındayken kurşunlandı ve yaşama zor döndü; bugün aramızda, bundan mutluyuz. Ancak onu kurşunlayanlar, bu andıcı yapanlar, bu andıcı tezgâhlayanlar, maalesef, şu anda yine toplumun içinde geziyorlar. Yeni andıçların işareti olmaz diye umuyoruz.
Uluslararası iş birliğinden söz ediliyor; uluslararası deneyimlerden bilgiler aktarılacak ve ona göre stratejiler ve çalışmalar belirlenecek.
Arkadaşlar, uluslararası deneyimler, bizim yeni bir güvenlik sistemi oluşturmamızı değil, demokrasinin yolunu nasıl açarız deneyimleriyle doludur. Barışı nasıl sağlarız? Eksiksiz bir demokrasiyi nasıl sağlarız?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 9 Şubat 2010