Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)
Siirt Milletvekili ·
Genel Kurul, 137. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Temmuz 2010 · 623 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Özçelik, 20 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 623 kelime.
Osman Özçelik (Siirt). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim tutanağı, 20 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcelik-23-2010-07-20-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN ÖZÇELİK (Siirt)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının 6’ncı maddesine ilişkin verdiğimiz önergeyle ilgili söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Terörle Mücadele Kanunu, bilindiği gibi, 1991 yılında yürürlüğe girmiş ancak daha sonra birçok kez değişikliğe uğramıştır; 1992 yılında, 1995 yılında, 1999’da, 2003’te, 2006’da, 2007’de, 2008’de ve şimdi de 2010’da. Yani, bir yasanın, kısa metinli bir yasanın bu kadar sık değişikliğe uğramasının nedeni, bu yasanın hukuka bir türlü uydurulamamasıdır. En büyük değişiklikler de 2006 yılında yine AK PARTİ Hükûmeti döneminde yapılmış.
Terörle Mücadele Kanunu, 12 Eylül faşist askerî Anayasası’nın mantığıyla düzenlenmiş, insan hak ve özgürlükleri yerine, insanların yaşam hakkı yerine, güvenliği yerine devletin güvenliğini esas alan bir mantıkla düzenlenmiş ve yapılan değişikliklerle giderek ağırlaştırılmıştır. Bu yasa, 2006’da yapılan değişiklikten sonra da Cumhurbaşkanlığı tarafından da, ne yazık ki, onaylanarak yürürlüğe girmiştir.
Bakın, şu anda görüşmekte olduğumuz tasarının Adalet Komisyonunun gerekçesinde aynen şöyle deniyor: “Terörle mücadele kapsamında, çocuklarla ilgili sorun, özel soruşturma, yargılama, cezalandırma ve infaz rejimleri getiren Terörle Mücadele Kanununun kabul edildiği tarihten bu yana devam etmektedir. Ancak 2006 yılında Terörle Mücadele Kanununda yapılan değişiklikle bu sorun daha belirgin hale gelmiş ve hatta sorun daha da ağırlaşmıştır. Yapılması öngörülen değişiklikle hatadan bir nebze de olsa geri dönüş olmasına rağmen yapılan değişiklik yeterli değildir; bu değişikliklerin yanı sıra, Terörle Mücadele Kanununun 2, 5, 7 ve 17 nci maddelerinde ve Türk Ceza Kanununun 220 nci maddesinde de değişiklik yapılması gerekmektedir.” Bu öngörülüyor, tavsiye ediliyor bu tasarının raporunda bile. Yani bu yasanın iler tutar yanı yok. Bu yasanın bütünüyle yürürlükten kaldırılması hâlinde ancak demokratikleşmeye bir adım atabiliriz.
AK PARTİ kamuoyunun, hukukçuların, basının, sivil toplum örgütlerinin, bilim adamlarının, sanatçıların yoğun demokratik baskısı ve talebi üzerine artık, mızrağın çuvala sığmadığını anlaması üzerine kısmi değişikliklerle bu yasayı düzeltmeye çalışmaktadır ama mızrak hâlâ çuvala sığmış değil.
Bakın, bu Yasa’nın 2’nci maddesinin son fıkrası: “Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır ve örgüt mensupları gibi cezalandırılır.“ Dünyanın neresinde görülmüştür, terör örgütüne üye olmasa bile terör örgütü üyesi gibi cezalandırılması dünyanın hangi hukukunda vardır? Ama bu Yasa’da hâlâ bu devam ediyor ve terör örgütü üyesi olmadığı hâlde terör örgütü üyesi gibi ceza alan binlerce insan şu anda cezaevinde yatmaktadır.
Arkadaşlar, burada çocuklar için terör suçlusu, suça itilmiş insanlar, çocuklar diye söz edildi. Bu çocukların hiçbiri terör suçlusu değil, çocuklarımızın hiçbiri suça itilmiş değil, eğer suça itilmişlerse, onlar suçlu değil; onlar, itirazı olan çocuklar, onların itirazı, onlara dayatılan onursuz yaşama karşı bir itirazdır. Onlar, sağlıklı bir konutta yaşamak istiyorlar. Onlar, ana dilinde eğitim görmek istiyorlar. Onlar, özgür yaşamak istiyorlar. Kimliklerinin inkârına karşı itirazları var. Suçlu değiller onlar.
Filistin çocukları ne kadar suçluysa onlar o kadar suçlu. Filistin çocukları ne kadar özgürlük talebiyle ayaktalarsa onlar da o kadar haklı itirazlarıyla ayaktalar. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
MURAT YILDIRIM (Çorum)Ne ilgisi var?
EYÜP AYAR (Kocaeli)Ne alakası var?
OSMAN ÖZÇELİK (Devamla)Başka hiçbir neden yok. Hiç kimse onları suça itmiyor.
Bakın, gösterilerde, toplu gösterilerde, yürüyüşlerde tankla, topla, panzerle, gazla, suyla saldırılmadığı zaman, hiçbir çocuk hiç kimseye taş atmıyor. “Nevroz”larda ve diğer toplantılarda, 1 milyon insanın katıldığı toplantıda güvenlik görevlileri o etkinliğe müdahale etmemesi hâlinde bir tek taş atma olayı yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
OSMAN ÖZÇELİK (Devamla)Buna karşın, taş attı diye çocuklar on yıl, on beş yıl cezalandırıldı bugüne kadar. Umarım bundan sonra bu böyle olmaz. Ama bu çocuklara panzerle, silahla saldıran ve -panzer altında onlarca çocuk can vermişken- bu çocukların panzer altında ezilmesine neden olanlarla ilgili elimde çok kabarık bir dosya var. Bunları okumaya fırsat yok. Çok sayıda çocuk ölmüştür; polis kurşunuyla ölmüştür, panzer altında kalarak yaşamını yitirmiştir. Bu kişiler hakkında ya dava açılmamakta ya da açılan davalarda beraat kararı verilmektedir.
Çocuklarımız suçlu değil. Çocuklarımızın, onursuz yaşama itirazları var. Bunun böyle olunması lazım.
Saygılar sunuyorum. (DTP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
80 konuşma daha · 20 Temmuz 2010