İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 97. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)

Ramazan Kerim Özkan

Burdur Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 97. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2006 · 927 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ramazan Kerim Özkan (CHP), 3 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)); konuşma 927 kelime.

Ramazan Kerim Özkan (CHP, Burdur). “Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-kerim-ozkan-22-2006-05-03-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifinin 3 üncü maddesinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Maddeyle, 2918 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde değişiklik yapılıyor. Şöyle ki: Trafik suçlarını işleyenler, bundan böyle, yetki sınırları içerisinde karşılarında Emniyet Genel Müdürlüğünü, Jandarma Genel Komutanlığı personelini, Ulaştırma Bakanlığının ilgili birimlerini, Karayolları Genel Müdürlüğünün ilgili il ve ilçe kuruluşlarını bulacaklardır. Bunlar, tutanaklar düzenleyecektir. Bu tutanaklar, sürücülerimizin lehine değildir. Bu tutanaklarda en küçük ceza 50 YTL, yani 50 000 000 lirayla başlıyor, 100 YTL, 200 YTL, 1 000 YTL ve 2 000 YTL, yani, 2 milyar lira ceza kesebilecek yetki veriyor bu tutanaklar. Tutanaklar, verimliliği artırıcı, istihdam yaratıcı, sorunu çözücü boyutlarda değil. Yetki vermekle sorun bitmiyor. Dağ taş, şu anda ülke genelinde -bölgelerinize gittiğiniz zaman görüyorsunuz- gelin duvağı gibi; mermer ocakları, kalker ocakları, taş ocakları çalışma yapıyor.

Ülkemiz teknolojiyle çok erken tanıştı. Kırkayak kamyonlar çıktı, 40 ton, 50 ton, 100 ton taşıyan kamyonlar çıktı; ama, bunlara yönelik, o dağda taşta, yollarını, köprülerini, menfezlerini hazırlamadık. O insanlar ki, Türkiye genelinde istihdam yaratıyor. İşsizliğin yaşandığı bu dönemlerde, işçi bulmakta güçlük çeken sektör şu anda sadece mermercilik sektörü; çünkü, ağır bir işçiliği var; bu, Afyon'da da böyle, Burdur'da da böyle, Muğla'da da böyle, Adıyaman'da da böyle. Fakat, gelin görün ki, bu kamyoncularımız kaderlerine terk edilmiş. K1 belgesi diyoruz, vatandaşlarımız buna kazık1, kazık2 diyor; çünkü, hiçbir sektörün, hiçbir çalışanından, bu konuda, işini, işlemini yaptığı için bir para isteme durumu olmamasına rağmen, kamyoncularımızdan, K1 adı altında, K2 adı altında, L1 adı altında, M belgesi adı altında paralar alındı. Bu paralar da, yasanın ilk geçtiği günlerde yüksek miktarlarda alındı, daha sonra bu paralar 300 000 000'lara kadar çekildi. Vatandaşlarımız şunu soruyor: "Yüksek verenler, yüksek fiyatlarla bu belgelerini alanlar bu paranın nereden geri alışını sağlayacak?" Bunu soruyorlar.

Köylerimizi dolaştım. Yaklaşık 350 trilyon bir para toplandı. Bu paranın nerede kullanılacağını, ne yapılacağını vatandaşlarımız ve bizler öğrenmek istiyoruz. Köylerimizi dolaştığımda vatandaşlarımız "Artık bizler çatık kaşlı insanlar olduk. Bu iktidar bizi çatık kaşlı yaptı. Yüzünüze güler yüzle bakamıyoruz" diyorlar. Bazen tanımayanlar hangi partiden geldiğimizi soruyorlar. "İktidar Partisinden olsaydınız -çünkü, biz değişik yerlere de gidiyoruz- bu kahveyi, bu toplantıyı terk edeceğim" diyor.

Geçen günlerde Isparta'nın, Burdur'un, Muğla'nın, Antalya'nın köylerini dolaştık, 4 milletvekili arkadaşımızla bir komisyon olarak. Vatandaş şunu söylüyor: "Biz yemedik içmedik, K1 belgelerini aldık. Almayanlar var." Her ne kadar Sayın Bakanımız "yüzde 98 müracaat var, bunlar belgelerini aldı" diyorlar; ama, benim Burdurumun Kayış Köyünde yaklaşık 100 kamyonla istihdam sağlayan kamyoncularımız şu anda 40'a, 50'ye düşmüş ve hiçbiri de belge alamamış. "Pazara çıkamıyoruz" diyorlar. Bunlar o bölgede eski kamyonlarla Antalya bölgesine gübre taşıyorlardı. Şu anda gecenin 3'ünde çıkıyorlar, sabahın 5,5'unda Antalya'ya varıyorlar, yüklerini indirip yine gece dönüyorlar. "Bu kaçışımız nereye kadar devam edecek" diyorlar. Kaçışınız devam edecek arkadaşlarım. Şu anda kaçmak yok. Yollarda sizleri -demin de saydığım- Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri bekleyecek, jandarmamız bekleyecek, Karayolları yetkilileri bekleyecek. Artık, geçmişte olduğu gibi, komşu köyünüzde bir cenaze varsa, bir düğün varsa, bir mevlit varsa, o 50 NC'nizi kullanıp yola çıkmayın. Geçmişte olduğu gibi, at arabalarınıza dönün; eşeğinizin kıymetini bilin, atınızın kıymetini bilin diyorum; çünkü, en düşük ceza 50 000 000'la başlıyor ki, işçimiz, çiftçimiz bugün 10 000 000 liraya, yani 10 Yeni Türk Lirası yevmiyeye çapaya gidiyor. Bir cenazeye gidecek olsa, yolda trafikle karşılaşmış olduğunda, en az 50 000 000 lira ceza ödeyecek. Yani, tutanak tutulması vatandaşımızın lehine değil.

Vatandaş, bu taşımacılıkta, karayolu taşımacılığında hayvan taşımalarından da mustarip. Bir hayvanını pazara götürmek için köyden aldığı, köy muhtarından aldığı veya belde muhtarından aldığı menşe şahadetnamesi yeterli değil, veteriner hekim raporu isteniyor. Ancak, o köyden çıktığı zaman veteriner hekime ulaşması için ilçeye gitmesi gerekiyor. Burada, kamyonda menşe raporsuz hayvan yakalandığı zaman en az 2 000 000 lira ceza yazılıyor. Bir keçiye yazıldı bu cezalar. Bunları yaşayarak gördük. Bunların en kısa zamanda uygun yönetmeliklerle düzenlenmesi gerekiyor.

Vatandaş perişan. "Bu belgeleri alamadığımız gibi, ÖTV'siz mazottan yararlanmak istiyoruz" diyor. Balıkçılıkla ilgili komisyonumuzun dolaşmasında, büyük yat sahiplerine, büyük gemi sahiplerine ÖTV'siz mazot veriliyor; ama, küçük balıkçı teknelerine ÖTV'siz mazot verilmiyor. Aynı şekilde, isimsiz kahraman olan, trafik canavarı olmayan, gecesini gündüzüne katan kamyoncularımıza, TIR sürücülerimize, otobüslerimize de ÖTV'siz mazot verilmesi isteniyor; çünkü, bunlara ÖTV'siz mazot verdiğimiz zaman kayıtdışına gidiyor. Caddelerde, yol boylarında görüyorsunuz, değişik benzin istasyonlarında büyük şirketlerin otobüslerini, TIR'larını görüyorsunuz; oralarda kaçak mazot satılıyor, ucuz mazot satılıyor. Bunlar da kayıtdışılığı çoğaltıyor. Bu konuda hükümet yetkililerini uyarıyorum.

Geçenlerde, Burdur'da, bu hayvancılığı bitirme anlamında… Köylerimiz var, Bucak'ın köyleri var, ormanlarımızı koruma adı altında buralardaki keçi sürüsü sahiplerini dağdan uzaklaştırmaya çalışıyoruz. Doğrudur, uzaklaştırılmaları gerekir; fakat, bu insanlarımız o 300 000 000 lirayı ödeyip bir 50 NC'sine K1 belgesi alamadı. Bunlara alternatif ürün anlamında bir şey sunmuyoruz. Bu üreticiler Türkiye genelinde 10 000 000'lara ulaşıyor; Akdeniz Bölgesinde, Ege Bölgesinde, Marmara'da. Bunları da uygun koşullarda… Bunu niçin söylüyorum: "Ben, bir K1 belgemi alamadım. Sürüm var, alıcı yok. Biz almak istiyorduk bu belgeleri; fakat, şu anda almak istesek 10 milyar ödemek zorundayız. 300 000 000'u ödeyemedik ki, 10 milyarlık belgeyi nasıl alalım" diye soruyorlar.

Sorun çok. 800 000 kişi bu taşımacılıkla iştigal ediyor diyoruz, aileleriyle beraber 4 000 000 kişi ediyor; fakat, bu 4 000 000 kişinin ıstırabına yönelik, çektiklerine yönelik, bu yasayla bir iyileştirme yapmıyoruz. Bu yasayla onların önüne set çekiyoruz. Bu konuda, bu yasa uygulamaya girdiği zaman, elbette ki, bu görevle yetkili birimlerde çalışan personelimiz görevlerini yapacaklar.

Bir muhtarımızla karşılaştım; muhtarımız şöyle diyor bizim Burdur şivesiyle: "Beni bak! Bu AKP Hükümeti bizim ayaklarımıza örk takıp çöydürmek istiyor; fakat, kuyruğu dik tutup, töbe olsun çöymeyeceğiz; onlar bizi çöydüremeyecek."

Vatandaşımızı bu ikilem içinde bırakmayalım, onları aydınlık yarınlara hep beraber taşıyalım dilekleriyle, tümünüze saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

45 konuşma daha · 3 Mayıs 2006

45 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook