Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 89. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Nisan 2010 · 582 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recai Berber (AK Parti), 20 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 582 kelime.
Recai Berber (AK Parti, Manisa). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recai-berber-23-2010-04-20-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
RECAİ BERBER (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin Anayasa’nın 23’üncü maddesinde değişiklik yapan çerçeve 3’üncü maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, teklifin 3’üncü maddesi, biraz önce grubumuz adına da konuşan Sayın Milletvekilimizin de belirttiği gibi, Anayasa’nın 23’üncü maddesinde değişiklik öngörerek yurt dışına çıkma hürriyetinin sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılması ilkesini getirmektedir.
Anayasa’mız vergi ödevini bir vatandaşlık ödevi olarak kabul etmektedir. Anayasa bütünü içinde vergi ödevini düzenleyen 73’üncü maddenin sistematik değerlendirmesi bunu ortaya koymaktadır. Anayasa’nın 23’üncü maddesindeki “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.” hükmü vatandaşlık ödevi nedeniyle, yurt dışına çıkma hürriyetinin sınırlandırılabileceğini öngörmektedir.
Yurt dışına çıkış yasağı uygulaması devletin vergi mükellefinin seyahat özgürlüğüne yaptığı bir müdahaledir. Bu nedenle özgürlüğün sınırlandırılmasını ifade eden bu müdahalenin meşru ve ölçülü yapılıp yapılmadığı hukuk devleti uygulaması açısından belirlenmesi gereken bir konu olarak durmaktadır.
Mükelleflerin yükümlülüklerini zamanında yerine getirmelerinin sağlanması, amme alacağının tahsilinin güvence altına alınması ve tahsilatın hızlandırılması amacıyla vergi borcu belirli bir miktarın üzerinde bulunan mükelleflere yurt dışı yasağı uygulanmaktadır. Vergi yükümlüsünün seyahat özgürlüğüne getirilen sınırlamanın yasal dayanağını hâlen Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yer alan hükümler belirlemektedir. Yurt dışı yasağına ilişkin borç miktarına ilişkin sınır, borcun nevi, yasağın kaldırılması koşul ve usulleri bu Kanun’da düzenlenmiştir ve bununla ilgili sınır da şu anda bildiğiniz üzere 100 bin TL gibi bir sınırdır, 100 bin TL’nin üzerinde borcu olanlar için otomatik olarak yurt dışı yasağı uygulanmaktadır. Kanun gereğince, özellikle limitet şirket ortakları şirketten tahsil imkânı bulunmayan vergi borçlarından dolayı sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduklarından, özellikle bu şirketlerde yurt dışı çıkışı yasağı konusunda büyük sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Anonim şirket statüsündeki şirketlerde ise yönetim kurulu veya genel müdür, yönetim kurulu üyeleri şirketin kanuni temsilcisi pozisyonunda olduklarından şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tamamından şahsi mal varlıkları ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmakta ve bunların hepsi için yurt dışı çıkış yasağı uygulanmaktadır. Anayasa’nın 23’üncü maddesinde öngörülen sınırlama nedenleri ve bunlar arasında yer alan vatandaşlık ödevi genel nitelikte soyut bir kavramdır. Yasa koyucunun getireceği her sınırlayıcı düzenlemede bu nedenleri somutlaştırması gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, Amerikan hukukunda yurt dışına çıkış yasağı verginin tahsilini sağlamaya yönelik araçlardan biridir ve vergi idaresinin tahsil imkânlarını koruma amacını taşır. Bu uygulama mükellefin bedensel varlığına değil, mal varlığına yöneliktir. Amerikan İş Gelir Yasası çerçevesinde vergi yasalarının uygulanması için yurt dışına çıkış yasağının uygulanabilmesi, ancak mahkeme kararı ile mümkün olmaktadır. Mahkemeden çıkış yasağı kararı isteyen idare, olayın bütün olgu ve koşullarını ortaya koymak durumundadır. Mükellefin vergi borcu olduğunu, mal varlığını yurt dışına transfer etme amacının ve daimî olarak yurt dışına kaçma niyetinin bulunduğunu ispat etmek durumundadır. Aynı şekilde, biraz önce Sayın Milletvekilimiz de belirtti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de konuyla ilgili kararı Riener Kararı’nda bu yasağın sözleşmeye aykırı olduğu belirtilmiştir. Anayasa Mahkememiz bile Anayasa’dan, bu değişiklikten önce davranarak Pasaport Kanunu’ndaki buna ilişkin hükmü iptal etmiştir.
Değerli milletvekilleri, Amerikan hukuku uygulamaları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında uluslararası ve ulusal hukuk standartları salt vergi borcunun ödenmemesi olgusuna bağlı olarak otomatik bir biçimde uygulanan bu yasağın ölçüsüz olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, bu temel hak ve özgürlüğünün sınırlandırılmasıyla ilgili yetkinin bir yasa maddesinde iki kelimeyle yer alması, kanımca Anayasa’ya uygunluk açısından da yeterli değildir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu noktada bir temel hak ve hürriyet olan vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin soyut ve genel bir kavram olan vatandaşlık ödeviyle sınırlandırılmasının, günümüzde küreselleşen dünyanın gereksinimleriyle de bağdaşır bir tarafı yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
76 konuşma daha · 20 Nisan 2010