Bazı bölgelerdeki sağlık personelinin yetersizliği hakkında
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Ocak 2006 · 1.238 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Akdağ (AK Parti), 24 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI BÖLGELERDEKİ SAĞLIK PERSONELİNİN YETERSİZLİĞİ HAKKINDA); konuşma 1.238 kelime.
Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Bazı bölgelerdeki sağlık personelinin yetersizliği hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2006-01-24-bazi-bolgelerdeki-saglik-personelinin-yetersizligi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Sayın Başkanım, saygıdeğer milletvekilleri; kuşkusuz ki sağlık, hakikaten, ülkemizin en önemli konularından biri. Siyaset yoluyla ülkeye hizmet etmek isteyen kişiler için de, bu önemden dolayı, mutlaka meselenin dikkatle ele alınması ve ülkemizde ciddî bir sağlık dönüşümünün gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Sağlık, aslında, Hükümetimiz dönemine kadar, onyılların yetim alanı olarak kalmış, belki bir yarım yüzyılın, belki bir koca yüzyılın ülkemizde yetim alanı olarak kalmış bir alan.
Değerli Iğdır Milletvekilimiz Sayın Akdemir, Doğubeyazıt'taki gözlemlerinden bahsetti. Ben, rakamlarla konuşacağım; çünkü, rakamlar son derece önemli gerçekleri ortaya koymak açısından, sloganlarla konuşmak yerine, bize daha gerçekçi rakamlar verebilir. Acaba, biz iktidarı devraldığımızda, hizmeti devraldığımızda, genelde Doğu Anadolu Bölgesinde, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve özelde Ağrı ve Iğdır'da durumlar neydi, nereden nereye geldik; bunu görmek lazım. Kuşkusuz ki, sağlık hizmetleriyle ilgili, özellikle bu bölgelerimizde daha yapacak çok işimiz var. Hem yatırımlar açısından hem personel açısından, bu bölgelere mutlaka özel bir önem vermeye devam etmeliyiz. Kendi dönemimizde yaptığımız gibi, buna devam edeceğiz; ama, acaba, nereden nereye geldik?.. Şu anda Sayın Akdemir'in, çatısı altında bulunduğu parti, bizden önce iktidarın ortağıydı. Dolayısıyla, bu kıyaslamalar çok önemlidir; aziz milletimizin, bu kıyaslamaları layıkıyla değerlendireceğine eminim.
Değerli milletvekilleri, Ağrı İlimizde, biz göreve geldikten hemen sonra, 1 Ocak 2003 tarihi itibariyle, yani, iktidarımızın ilk iki ayı içerisinde yaptığımız değerlendirmeler sonucunda şunlarla karşılaşmıştık: Koskoca ilde 20 tane uzman hekim vardı. Şimdi, Sayın Akdemir Doğubeyazıt'taki hekim eksikliğinden bahsediyor; ama, acaba, nereden nereye gelmişiz, bunu bir görelim. 20 tane uzman hekim vardı; şu anda, Ağrı İlimizde, Sayın Akdemir, 50 tane uzman hekim var.
NECATİ UZDİL (Osmaniye)Yetmiyor demek ki.
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Doğru, yetmiyor efendim..
DURSUN AKDEMİR (Iğdır)4 tane ölü veren yerde uzman hekim yoktu.
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Yetmiyor efendim; ama, 20'den 50'ye çıkmışız; bizden önceki iktidar dönemindeki sayıyı 2,5'a katlamışız.
Full time çalışan uzman hekim oranı… Biz geldiğimizde, bu 20 hekimin hemen hemen tamamı part time çalışıyormuş, yani, muayenehane hekimliği yapıyormuş. Oysa, şu anda, hekimlerimizin, Ağrı İlimizde yüzde 62'si tam gün zamanlı olarak vatandaşımıza hizmet vermektedir.
Ağrı İlimizde sözleşmeli olarak gönderdiğimiz hemşire-ebe sayısından da bahsedeyim size. Bu, sözleşmeli ebe-hemşire ve diğer sağlık personeli gönderdikten sonra, 279 olan sağlık personeli sayısı, bugün, Ağrı ilimizde 436'dır değerli milletvekilleri.
Ağrı-Doğubeyazıt İlçemizde -Sayın Milletvekilimiz uzman sayısından bahsettiler- göreve başladığımızda 3 olan uzman sayısı şu anda Doğubeyazıt ilçemizde 5'tir, hemşire-ebe sayımız da 42'den 78'e çıkmıştır. Ama -özellikle ifade ediyorum- bu sayılar, şu anda ulaşmayı istediğimiz, ulaşmayı hedeflediğimiz sayılar değil; ama, nereden nereye geldiğimizin de açık ifadeleridir.
Iğdır İlinde de -aynı sayıları vereyim- göreve geldiğimizde 24 olan uzman hekim sayısı bugün 32'dir ve tam zamanlı çalışan hekimlerimiz de yüzde 30'dan 60'a çıkmıştır.
Değerli milletvekilleri, bunu gerçekleştirirken, kuşkusuz, bu bölgelerde özel birtakım tedbirler aldık. Hekimlerimize, diğer sağlık çalışanlarımıza özel ücretler ödemeye başladık. Bu anlamda, bütün bölge illerine baktığımız zaman, 5 ve 6 ncı bölge illerine baktığımız zaman, uzman hekim sayımız 1 400'den 2 400'lere çıkmış durumdadır ve full time çalışan uzman hekim oranımız da, yani, tam gün zamanlı çalışan hekimlerimiz de yüzde 13'ten yüzde 60'a çıkmıştır.
Bu bölgelerde, değerli milletvekilleri, sözleşmeli personelimize -uzmanların rakamlarını size ifade edeceğim- 2005 yılı ortalama geliri itibariyle -eski rakamlarla ifade ediyorum- 7 600 000 000 Türk Lirası ortalama aylık ödemişiz. Daha önceki iktidar dönemlerinde böyle bir uygulamanın eseri bile yoktu, takdir edersiniz. Ayrıca, pratisyen hekimlerimize de 3 200 000 000 lira aylık ortalama ödeme yapmışız.
Yatırımlar açısından ne gibi farklılıklar oluşmuş; bir önceki iktidar döneminde -vurgulayarak, altını çizerek ifade ediyorum- şu anda bu bölgelerle ilgili bilgi veren Sayın Akdemir'in, çatısı altında bulunduğu partinin de iktidar ortağı olduğu dönemde, 1999 ile 2002 yılları arasında bu bölgelerde 23 tane hastane bitirilmiş ve yalnızca 660 tane yeni yatak oluşturulmuştur.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Sayın Bakan, bırak bunları; sen ne yapacaksın; onları anlat!..
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Bizim dönemimizde 34 hastaneyi bitirdik ve 2 490 tane yeni yatak yaptık değerli milletvekilleri.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Ama, insanlar ölüyor!..
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Dolayısıyla…
Sayın milletvekilleri, bu laf atma alışkanlığı, siz rakamlarla konuştuğunuzda, gerçekleri ifade ettiğinizde, bunu hazmedemeyen çok değerli bazı milletvekillerimizin alışkanlığı haline geldi bu Yüce Mecliste.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Türkiye büyüyor Sayın Bakan, Türkiye büyüyor!..
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Bunu da, yine, Yüce Milletimizin takdirine bırakıyorum.
HAKKI ÜLKÜ (İzmir)Bazı zaman bakanlar da atıyor!..
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Sağlık öyle önemli bir konu ki değerli milletvekilleri, bunu sloganlarla konuşamazsınız; yılların açığını, eksiğini, kuşkusuz ki, çok kısa süre içerisinde de tamamen ortadan kaldıramazsınız; ama, Hükümetimiz dönemindedir ki, işte, o fakir fukara edebiyatı yapanların aksine, biz, 10 000 000 yeşilkartlı vatandaşımızın kaymakamlıkların kapısında, bir başka yerlerin kapısında boyun eğmesini sonlandırdık.
DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Yeşilkartlılarımız şu anda hacizdeler!..
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Bu vatandaşlarımız, bugün, bu ülkenin onurlu insanları olarak muayenelerini olmakta, reçetelerini de gidip eczanelerden serbestçe yaptırmakta ve ilaçlarını alarak kendilerine ve yakınlarına kullanabilmektedirler. İşte, ülkeyi sevmek budur değerli milletvekilleri. Tekrar ifade ediyorum: Ülkeyi sevmek, birtakım sloganları arka arkaya tekrarlamakla olmaz. Sağlıkta böylesine bir dönüşümü gerçekleştirmek için istikrarlı bir yönetime sahip olmanız, kararlı olmanız, işi de iyi bilmeniz gerekir. AK Parti Hükümetimiz, hamdolsun, bunu, bugüne kadar başarmıştır; bugünden sonra da bu dönüşüm mükemmel bir biçimde devam edecektir.
TUNCAY ERCENK (Antalya)İyi bildiğinizden kaynaklanıyor!..
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Değerli milletvekilleri, bu ülkede -çok değil, bundan üç sene önce- eğer bir sigortalı vatandaşsanız, bir sigorta hastanesinin kapısından başka gidebileceğiniz hiçbir adres yoktu. Eğer o kapıya gidip de bir şekilde randevu alabilmişseniz, muayene olabilmişseniz -pek diyemeyeceğim- sizin yüzünüze bakılarak bir reçete verilmişse elinize, o reçeteyi de yine aynı hastanenin eczanesinde saatlerce kuyruk bekleyerek ancak temin edebilirdiniz, eğer ilaçların hepsi o eczanede var ise, o hastanenin eczanesinde; yoksa, bir başka SSK hastanesi eczanesi aramak zorundaydınız, geri kalan ilaçları temin edebilmeniz için. Ama, bakın, bugün, işçimiz, reçetesini doktorundan aldıktan sonra, öyle, sadece 150 tane hastaneye muhtaç olarak, mahkûm olarak da değil, ülkedeki bütün kamu sağlık kuruluşlarından yararlanabilerek, hem de sözleşme yapılan özel sağlık kuruluşlarından da yararlanma imkânı bularak, reçetesini aldıktan sonra bunu kolayca temin edebilmektedir. Öylesine kolayca temin etmektedir ki, vatandaşımız gereksiz bir kuyrukta beklemesin diye, gereksiz bir bürokrasiyle uğraşmasın diye, hastane başhekimlerinin bu husustaki reçete tasdik şartını bile ortadan kaldırdık. Siz vatandaş olarak, şimdi…
HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Bir de hastalara sor Sayın Bakan, hastalara!..
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Biraz önce de ifade ettim sayın milletvekillerim, söyleyecek sözü kalmayanlar, ister istemez laf atıyorlar; bunu da tabiî karşılıyorum.
Şimdi, vatandaşımız, işçi vatandaşımız, bu ülkenin neredeyse yarısına yakın nüfusunu oluşturan işçi vatandaşımız, geçmişle kıyaslanmayacak biçimde sağlık hizmetine, ilaca daha kolay erişebilmektedir. Bu, yeşilkartlı yoksul vatandaşımız için de böyledir, diğer bütün vatandaşlarımız için de böyledir; ama, şunu biliyoruz; üç sene içerisinde bir sağlık dönüşüm hamlesi tamamıyla bitirilemez. Daha önümüzde yapacak çok işimiz var. Nasıl ki rehin kalan vatandaşımızı, hastanede rehin kalan vatandaşımızı, bu yanlış, kötü alışkanlığı ortadan kaldırmak suretiyle bu dertten kurtardık, nasıl ki bu ülkede 112 acil servis hizmetlerini üç sene içerisinde kapasite olarak iki misline çıkardık, nasıl ki bu ülkede vatandaşımız ülkenin bütün hastanelerinden hizmet alabilir hale geldi, yarının Türkiyesinde bunun devamını göreceğiz. Bu hamle AK Parti Hükümetlerimiz döneminde, AK Parti İktidarımız döneminde devam edecektir. Biz, vatandaşımızın bu anlamdaki ciddî memnuniyetini gittiğimiz her yerde gözlüyoruz. Hükümet olarak, böylece, gittiğimiz yolun doğruluğunu da görmüş oluyoruz. Kuşkusuz ki, bu çabamıza, gayretimize bundan sonra da devam edeceğiz. Vatandaşımızın sağlık hizmetini her geçen gün biraz daha kolay alması, her geçen gün daha kaliteli bir sağlık hizmeti sunumuna kavuşması bizim en önemli hedeflerimiz arasındadır.
Ben, bu itibarla, Yüce Meclisimizi saygılarımla selamlıyor, hepinize sağlık ve afiyetler diliyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 24 Ocak 2006