178 sayılı maliye bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında khk ye bir madde eklenmesine dair kan tekl.(gelir politikası genel müdürlüğü kurulması hakkında) ss :1055
Adana Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 57. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Şubat 2006 · 435 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Garip (AK Parti), 1 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KHK YE BİR MADDE EKLENMESİNE DAİR KAN TEKL.(GELİR POLİTİKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULMASI HAKKINDA) SS :1055); konuşma 435 kelime.
Recep Garip (AK Parti, Adana). “178 sayılı maliye bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında khk ye bir madde eklenmesine dair kan tekl.(gelir politikası genel müdürlüğü kurulması hakkında) ss :1055”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2006-02-01-178-sayili-maliye-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-khk-ye-b-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz kanun hükmünde kararnameyle ilgili yasa teklifinin 4 üncü maddesiyle ilgili görüşlerimi arz etmek istiyorum.
Burada, başından itibaren tartıştığımız, gündeme almış olduğumuz konularla ilgili, aslında gelir politikaları doğrultusunda ifadelerimizdir. Vergi uygulamalarına esas teşkil eden gelir için vergi politikaları mutlak surette oluşturulması gerekiyor. İlgili kanuna bakıldığı zaman, bu ilgili kanun, bizlere strateji üretiyor, politikalar üretiyor, gerekli olan kararnameleri, tüzükleri, yönetmelikleri hazırlıyor, gelir bütçesinin hazırlanmasını sağlıyor, bu üzerinde durduğumuz, tartışadurduğumuz, maddeler üzerinde uzun uzun tartıştığımız bu gelir bütçesinin hazırlanması konusunda, ki, aynı zamanda, uluslararası ilişkilerin yürütülmesi gibi görevler üstleniyor. Dolayısıyla, Gelir Politikaları Genel Müdürlüğünün kurulma sebepleri bunlar. Bu doğrultuda kurulmuş olan Gelirler Müdürlüğüyle ilgili çok önemli maddeleri görüştük ve sona geldik. Avrupa Birliği gibi, uluslararası kuruluşlar gibi, diğer devletlerle ilgili bir sürü anlaşmaların altına imza koyuyor, kendi alanına giren konularda bu ülkelerle, Avrupa Birliği ülkeleriyle, diğer devletlerle, mutlak surette işbirliği yapıyor, anlaşmalar yapıyor. Dolayısıyla, Türk Ulusunun, kendi coğrafyamızın o duruşunu dünya devletleriyle ilgili duruşla özdeşleştirebilecek, belli denklemleri oturtabilecek ekonomik ve malî gelişmeleri ortaya koymak için çalışmalar yapıyoruz. Devlet gelirleriyle ilgili istatistikleri değerlendiriyor ve bu alanda politikalar üretmeye devam ediyor.
Elbette ki, ülkelerin kalkınmasında en önemli planlamalardan birisidir gelir politikaları; sosyal politikaları açısından bu önem arz ediyor, toplumsal kalkınma açısından önem arz ediyor. Yani, başından itibaren konuşmuş olduğumuz bütün bunlar, gerçekten, Gelirler Müdürlüğüyle ilgili yaptığımız bu çalışmalarda, Gelirler Müdürlüğü, aynı zamanda, bize, orta vadeli, uzun vadeli malî stratejiler üretmeye devam ediyor. Dün, nasıl ki, ulusun genel durumuyla ilgili ekonomik yapılanmaları, yatırımları planlıyorsa, bundan sonraki süreçte, Türkiye'nin dünya devletleri içerisindeki gelecekte yer alması gereken konuma katkılarda bulunmak için elinden gelen bütün çalışmaları sürdürüyor ve sürdürmeye devam edecek. Dolayısıyla, toplumsal kalkınmaya ,ihtiyaca yönelik yatırımların yapılmasının stratejilerini de bu şekliyle hazırlamaya devam ediyoruz.
Değerli arkadaşlar, şimdi, burada, başından itibaren konuştuğumuz bir iki konuyla sözümü noktalamak istiyorum. Görüştüğümüz, Gelir Politikaları Genel Müdürlüğünün bu yasal çalışması içerisinde öyle şeyler söylemek lazım, doğru şeyler söylemek lazım anlamında söze getirmek istiyorum. Başından itibaren, bütün konularda, muhalefet partilerinin elbette ki doğru şeyler söylediğini söylemek lazım, doğru tespitlerine katılmak lazım; ama, ben inanıyorum ki, onlar sözü söylerken ustaca söylemeliler. Sözü nasıl söylerseniz, karşı taraftaki muhataplarınız sözü öyle alıyorlar. O zaman, siz, nasıl söz söylediğinize, nasıl ifadeler kullandığınıza, mutlak surette geriye dönüp bir bakmalısınız diye düşünüyorum. Usulünü, üslubunu ayarlayarak, ulusumuzun anlayışlarına, ifadelerine, onların aklıselimine sunarak, ifadeyi düzgün kullanmak gerektiğini düşünmekteyim. Dolayısıyla, sözü güzel söylemek lazım; sözü ustaca söylemek lazım. Hangi konuyu konuşursak konuşalım, ülkemizin beraberliğini sağlamış olduğumuz bu noktada, isterseniz, gelin, şöyle bitirelim. "Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola zehirli aşı, yağ ile bal ede bir söz."
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 1 Şubat 2006