İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunda değişiklik (mit,emniyet, jandarma da telefon dinlenmesi) (s.s. 1070)

Yüksel Çorbacıoğlu

Artvin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 57. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Şubat 2006 · 861 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yüksel Çorbacıoğlu (CHP), 1 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK (MİT,EMNİYET, JANDARMA DA TELEFON DİNLENMESİ) (S.S. 1070)); konuşma 861 kelime.

Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunda değişiklik (mit,emniyet, jandarma da telefon dinlenmesi) (s.s. 1070)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2006-02-01-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanunda-degisiklik-mit-em (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kırşehir Milletvekilimiz Sayın Hacı Turan'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde, 1 inci maddesi üzerinde, Grup adına görüşlerimi sizlere arz edeceğim. Öncelikle, bu konunun bugüne kadarki kronolojik sürecini, diğer konuşmacı arkadaşlar dile getirdiler. Ben, bir kez daha, hatırlatmada bulunuyorum. Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde, 3 Temmuz 2005 günü Mecliste yapılan görüşmelerde, 5397 sayıyla, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kuruldu. Bu Başkanlığın kuruluşunun amacı, Türkiye'deki vatandaşın bildiği şekliyle "telekulak" veya işte teknik dinleme diyebileceğimiz telekomünikasyon sistemindeki dinlemelerin bir merkezde toplanması, denetlenmesi bu kanunla amaçlanmıştır; ancak, bunu yaparken çok büyük bir hata yapılmış, bu kurumu kurduk kadrosunu vermemişiz. Bunun üzerine, 2005 yılı sonunda görüştüğümüz ve yasalaştırdığımız; ancak, Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen 15 üniversitenin kuruluşuyla ilgili yasanın 9 uncu maddesine bu konu tekrar eklenmiş ve 9 uncu maddede "ek madde 3" olarak, ekli (V) sayılı listedeki kadrolar ihdas edilerek İletişim Başkanlığı hizmetlerinde kullanılmak üzere, bu kanunun ekli (II) sayılı listesine eklenmiştir. Kanunun da en arkasında yazıyor, 82 kişilik bir kadro oluşturulmuş. Tabiî, bunun veto edilmesi sonucu yine amaca ulaşılamamış ve bugün Sayın Kırşehir Milletvekilimizin teklifiyle yasalaştırmaya çalışıyoruz.

Şimdi, bir yasa yapıyoruz, 3 üncü kez, amacımıza ulaşmak için, Genel Kurulu çalıştırıyoruz. Ben size şunu hatırlatmak istiyorum: 3 Temmuz 2005 tarihinde muhalefet partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi bu Mecliste yoktu. Biz Mecliste olmayınca hata yapma şansınız biraz daha artıyor. Üç yılı aşkın bir süredir bu İktidar Partisi, bu Meclis çalışıyor ve üç yıldır kanun yapmayı İktidar Partisi olarak öğrenemediniz. Bizim olduğumuz dönemlerde, muhalefet olarak bizler iyi niyetle katkımızı sağlayarak bu eksiklikleri gidermeye çalışıyoruz; ama, 3 Temmuzda burada olmadığımız için haklı olarak, bu katkımızı size sağlayamadık ve ne yazık ki bu kanun yüzümüze gözümüze bulaştı; şimdi bunu düzeltmeye çalışıyoruz.

Değerli milletvekilleri, konu çok ciddî bir konu, Sayın Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay da bu konunun ciddiyetini dile getirdi. Gerçekten, bir yanda devlet güvenliği, suç ve suçlularla mücadele konusunda etkin olma, ama bir yanda da hukuk devletinin, kişi hak ve özgürlüklerin, özel hayatın korunması gibi çok ince dengelerin kurulması gereken bir konu. Bu konuda sağlıklı bir yol almanın yolu, sağlıklı sonuç almanın yolu, bu sistemin çok sağlıklı denetlenmesinden geçiyor.

Şimdi, bakıyoruz, bu kanunun kuruluşunda acaba denetim ne şekilde olacak? Biliyorsunuz, 5397 sayılı Yasanın 1 inci maddesinde, bu faaliyetlerin denetimi, sıralı kurum amirleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve ilgili bakanlığın teftiş elemanları ve Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon tarafından yapılır.

Şimdi, biz, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına -kurumlarına da ayrıca- mutlaka güveniyoruz, Başbakanına güvenmiyoruz diye bir şey söylemek durumunda değiliz; ancak, bu kadar önemli bir konunun kişiyle bağlı olmasını, kurumsallaşmamasını doğru bulmuyoruz. Yasayı neden yapıyoruz; devlet açık olacak, devlet saydam olacak, görev bilinecek, yetki bilinecek, sorumluluk bilinecek, denetim bilinecek, mekanizmalar, organlar bilinecek; yani, Başbakan çıkıp, istediği herhangi birini veya bir komisyonu kişisel olarak oluşturup bunu denetleyecekse, bunun ne kadar sağlıklı olduğunu, bunun ne kadar tartışılır olduğunu bir düşünün. Bu, hiç de sağlıklı bir şey değil. Çok hassas bir konu dedik. Bir devletin hukuk devleti olup olmamasını belirleyen önemli bir düzenleme yapıyoruz ve bu konuda sorunlar çıkmış. Mahkeme kararı olmadan dinleme yapılamaz demişiz; doğal olarak, suçla mücadele ederken, o suça ilişkin mahkeme kararı almanız gerekirken, bir bakıyoruz genel olarak dinleme kararı alıyoruz. Böyle bir şey olmaz. Bu kadar önemli bir konu. Yani, hem yasal denetimi hem yargısal denetimi hem de idarî denetimi çok ciddî, sıkı olması gereken bir konu; ama, nedense bu denetim konusunda doğru bir tercihte bulunmamış oluyoruz.

Tabiî, bu kanun çoğunluğa göre çıkacaktır. Umarım, hükümetin altı ayda yapamadığını… Ki, bundan sonraki altı ay içerisinde hükümet yapabilir. Neden yapamadığını da anlamış değilim. Sayın Bakanımız, Sayın Ulaştırma Bakanı açıklama yaptı, ama ben anlayamadım; altı ayda bu kurumu neden kuramadığımızı doğrusu algılayamadım. Umarım, bu süre içerisinde, bu kurum kurulur, demokratik bir sistemle, sağlıklı bir denetimle çalışmaya başlar.

Ancak, ben bazı konuları, günün siyasî konularıyla ilgili olan bazı şeyleri de, bu meyanda açıklamak istiyorum. Öncelikle, Meclisin, Genel Kurulun çalışma üslubu, yöntemi açısından, İktidar Partisinin Grup Başkanvekilinin, biraz önce, Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Sayın Tuncay Ercenk'in konuşmasına yaptığı müdahaleyi hiç de doğru bulmuyorum. Yani, İçtüzük, bu yetkiyi, grup başkanvekillerine vermemiş. İçtüzük, bir milletvekilinin konuyla ilgili konuşup konuşmaması konusundaki yetkiyi Başkana vermiş, Başkanlık Divanına. Olabilir, ikaz edersiniz; ama, ikazın ötesinde, o konuşmayı taciz edecek şekilde, konuşma yapmasını engelleyecek şekilde konuşmayı ve sonuçta, sanki, muhalefete de, nasıl muhalefet yapılmasını anlatan, öğreten bir şekilde davranılmasını, Grup Başkanvekilimizin bu şekildeki davranışını çok da doğru bulmadığımı… İkaz; mutlaka bu hakkımız vardır, doğaldır; ama, onun ötesinde, bu kürsünün masuniyetinin de herkes tarafından korunmasını, bu vesileyle söylemek isterim.

Ayrıca, o konuşmada, Sayın Milletvekili, Sayın Başbakanın o gün bütçe konuşmasında benim gerçekten çok üzüntüyle karşıladığım sözlerine cevaben konuşma yaptı; yani, bir Başbakana, tabiî ki hitap ederken dikkat edeceksiniz, bunu çok net olarak söylüyorum. Edepli, adaplı ve uygun lisanla hitap edeceksiniz, çok doğal, doğrudur; ama, bir Başbakan da, aynı şekilde konuşacak. Ben, o bütçe konuşmasında, bir milletvekiline, Sayın Başbakanın "ben seni takip ediyorum, komisyonda da neler yapıyorsun biliyorum" gibi, "ayağını denk al" gibi konuşmasını veya Anamuhalefet Liderine "elini kolunu sallayarak konuşma" şeklindeki konuşmasını ben de Başbakana yakıştırmadığımı buradan söylemek istiyorum. Sanıyorum, kendisi de böyle düşünüyordur. Belki olayın heyecanıyla, psikolojisiyle böyle söylemiştir; ama, nasıl, bir milletvekiline konuşma yakışmıyor deniliyorsa, ben de bunu söylemek durumundayım.

Ayrıca, Maliye Bakanımız hakkında herkes bir şey söylüyor…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 1 Şubat 2006

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook