İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kıbrıs'taki son gelişmelerle ilgili

Remzi Çetin

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 110. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Haziran 2006 · 621 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Remzi Çetin (AK Parti), 1 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KIBRIS'TAKİ SON GELİŞMELERLE İLGİLİ); konuşma 621 kelime.

Remzi Çetin (AK Parti, Konya). “Kıbrıs'taki son gelişmelerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/remzi-cetin-22-2006-06-01-kibris-taki-son-gelismelerle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

REMZİ ÇETİN (Konya)Muhterem Başkan, muhterem milletvekilleri; Doğu Akdeniz'e açılan kapımız olan Kıbrıs, her açıdan hayatî öneme sahip bir adadır. Geride kalan çeşitli tarihî gelişmelerden sonra bugünkü duruma gelinmiştir.

Sayın Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımızın yüksek gayretleri sonucu kayda değer kazanımlar elde edilmiştir. 24 Nisan 2004'te eşzamanlı yapılan Annan Planı referandumunu, Rumlar, kahir ekseriyetle reddetmişlerdir. Barış temelinde hareket eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, önemli bir çoğunlukla planı kabul etmiştir. Böylece, bütün dünya, Rum propagandasının aksine, anlaşmaz tarafın Rumlar olduğunu açık seçik görmüştür. Ayrıca, referandumun akabinde uluslararası camiada şu müspet gelişmeler cereyan etmiştir:

Annan, uluslararası camiaya "izolasyonları kaldırın" çağrısı yapmıştır. Güvenlik Konseyi henüz bir karar almamıştır. AB Konseyi de izolasyonların kaldırılması yönünde komisyona görev vermiştir. Yeşil Hat Tüzüğü çıkmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Devleti adamları uluslararası her zeminde siyasî eşdeğerlik çerçevesinde kabul görmeye başlamışlardır.

Amerika Birleşik Devletleri yönetimi de ciddî adımlar atmıştır. Bir Kongre heyeti KKTC'yi ziyaret etmiştir. KKTC'de büyükelçilik şartları iyileştirilmiştir. Vize kolaylığı getirilmiştir. Sayın Powell ve Rice, Sayın Talat'la görüşmüştür.

İslam Konferansı Örgütü, Kıbrıs Türk Devleti isimlendirmesini kabul etmiştir, izolasyonlara son verilmesi çağrısını yinelemiştir. Sierra Leone Dışişleri Bakanı, Oman ticaret heyeti , bir Kazak spor kafilesi, Kırgız meclis heyeti doğrudan ziyaret gerçekleştirmişlerdir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uçağı Pakistan'a ve Azerbaycan'a gitmiştir. Bunlara benzer pek çok müspet gelişmeler olmuş ve olmaya devam etmektedir.

Ekonomik alanda da ciddî iyileştirmeler görülmektedir. Büyüme hızı 2002'de yüzde 7'yken, 2005'te yüzde 11 seviyesine çıkmıştır. Kişi başına millî gelir 2001'de 4 300 dolar iken, 2005'te 11 000 dolar seviyesine yaklaşmıştır. Sanayi, tarım ve hizmetler sektöründe ciddî artışlar söz konusudur. Dışticaret hacmi 1 milyar doları geçmiştir. Turizmdeki yatak sayısı 12 000 olup, üç yıl içinde 20 000'e çıkması hedeflenmiştir. Üniversitelerde 42 000 öğrenci okumaktadır. İnşaat sektöründe de yüzde 30'u aşan büyüme söz konusudur. Araç, telefon ve beyaz eşya ürünlerindeki artış son derece kayda değerdir.

Kıbrıs Türk Devletinde refaha, barışa, huzura yönelik bu gelişmeler kaydedilirken, Rum tarafında oldukça farklı bir durum söz konusudur. Kıbrıs Rum tarafında 21 Mayıs 2006 tarihinde yapılan genel seçimlerde, Kıbrıs meselesinin çözümünü reddedenler galip çıkmıştır. Anketlerde 18-25 yaş arası Rumların Türklerle yaşamayı reddettikleri görülmektedir.

Rumların Birleşmiş Milletler çerçevesinde bir çözüme yanaşmayacakları ve Türklerle eşitlik temelinde yetki paylaşımına gitme niyetinde olmadıkları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye tarafından önemle ele alınmalıdır.

Rumlar, 1 Nisan 1955'te EOKA terör örgütünü kurmuşlardır. Bu örgüt Ada'da sayısız katliamlar yapmıştır. Rumlar, 2005'i EOKA yılı ilan etmişlerdir. Tasos Papadopulos'a ve diğer EOKA'cılara onur madalyası verilmiştir. Makarios "Ada'da bir tek Türk kalmayıncaya kadar EOKA'nın görevi bitmiş sayılmaz" diyerek, niyetlerini açıklamıştır.

Nitekim, 1974 yılı ağustos ayına kadar Ayvasıl, Geçitkale, Muratağa, Atlılar, Taşkent gibi Türk yerleşim yerlerinde toplu katliamlar gerçekleştirilir. Bu soykırım tarihe kara bir leke olarak geçmiştir.

Bugünlerde Limasol yakınlarında Palodya Köyünde bir EOKA sarayı açma kararı alınmıştır. RIK-1 Kanalında halka duyurulmuş, yardım toplanmaya başlanmıştır. Burada terör örgütü mensupları kalacaktır.

Bu gelişmelerin ışığı altında, Türk Barış Harekâtının ne kadar önemli olduğu ve aradan geçen zaman içinde Ada'da var olan barış ve huzurun bu sayede sağlandığı görülmektedir.

Rumlar, boş durmamaktadırlar. Son yirmibeş yılda 5 milyar Kıbrıs Lirasını savunma için harcamışlardır. Türkiye'nin ve KKTC'nin, soydaşlarımızı ve millî menfaatlarımızı Rumların insafına terk etmeyeceği kesindir. Rumlar hiçbir zaman iyi niyetli olmamışlardır.

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Birleşmiş Milletlerin bütün çabalarına destek vermiştir. 8 Mayıs-31 Temmuz 1975'te, Kurt Waldheim'in gözetiminde nüfus mübadelesi imzalanır. Buna göre, Türkler kuzeyde, Rumlar güneyde yerleşir. 1977 ve 1979 yıllarında Birleşmiş Milletler himayesinde iki önemli anlaşma imzalanır. Buna göre, iki kesimlilik önşart olarak belirtilir. 1990'lı yıllarda Butros Gali Fikirler Dizisi gündeme gelir; fakat, Rumlarca reddedilir. Beş kez revize edilen Annan Planının da reddi hepimizin malumudur. Rum Yönetimi Enosis'i kafasından bir türlü çıkaramamıştır. Rum lider, Eylül 2005'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda, bütün dünyanın gözünün içine baka baka "osmosis"den bahsedebilmiştir; yani, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini zaman içinde Rum yönetimi içinde eriteceklerini söylemiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

25 konuşma daha · 1 Haziran 2006

25 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook