İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)

Rıdvan Yalçın

Ordu Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Şubat 2011 · 576 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Rıdvan Yalçın (MHP), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 576 kelime.

Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RIDVAN YALÇIN (Ordu)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; tasarının 7’nci maddesi üzerindeki önergemiz hakkında söz aldım. Konuşmamın başında yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, dün bu kürsüde birinci bölümle ilgili yaptığım konuşma bazı yayın organlarında 2 milyon Yargıtayda bekleyen dosya olduğunu ifade etmiş olmam hasebiyle bu tasarıya destek gibi takdim edildi. Sözlerimi çarpıtanları Allah’a havale ediyorum. Bir kez daha söylüyorum: Ben bu Parlamento çatısı altında olan hiçbir milletvekilinin Yargıtaydaki 2 milyona yakın dosya devam etsin, insanlar hakkına hukukuna ulaşamasın arzusu içerisinde olduğunu zannetmiyorum, düşünmüyorum, buna inanmıyorum. Aslında bu Parlamentoda, bu çatı altında, kamuoyunda, bütün hukuk çevrelerinde Yargıtayda bir dosya yığılması olduğu ve bunun eritilmesi gerektiği hususu bir ortak kanaate dönüşmüştür arkadaşlar. Problem burada değildir, bu bir ortak objektif tespittir. Bütün problem bu yığılmanın ne şekilde eritileceği, bunun çözüm yolunun ne olacağı noktasında ortaya çıkmaktadır. Orada siz, biraz ideolojik bir kavganın geçmişe dönük bir intikam aracı olarak bu meseleyi kullanma arzusu içerisinde, dün düşüncenizin tam tersi olarak bir üye artırımı peşinde koşuyorsunuz. Yani aslında burada iktidar ve ana muhalefetin bir mevzi yarışına sahne oluyor bu Meclis ne yazık ki. Oysa biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak çok net, açık, samimi bir öneride bulunuyoruz. Biraz önce Komisyon Başkanımız burada geldi, bu tasarının bir reform olmadığını, bir geçici soruna geçici çözüm ürettiğini söyledi. Aslında tam da bu bizim tezimizi doğrulayan bir şey. Evet, doğrudur, bu bir reform değildir. Ortada bir geçici yığılma vardır; o hâlde, bu geçici yığılmanın çözümü de bir geçici yöntemle olabilmelidir.

Sayın İyimaya, Sayın Bakan; tam da burada, biz bir öneride bulunuyoruz: Gelin, yargının, yüksek yargının yapısını değiştirmeden, bu meseleyi yeni bir ideolojik kavganın içerisine yargıyı atmadan çözelim. Bunun yolu geçici daire kurulmasıyla olabilir, geçici görevlendirmeyle olabilir. Bunun yolunu, yöntemini konuşabiliriz değerli milletvekilleri ama bu dayatmadan ortaya çıkacak sonuç hayırlı olmayacaktır.

Şimdi, Sayın Bakan, değerli arkadaşlar; buradaki esas problem, ana problemi sizlerle daha belki vatandaşımızın anlayabileceği çerçevede paylaşmak istiyorum. Bakın, bir kanun vesilesiyle Sayın Adalet Bakanı Adalet Komisyonunda aynen şu cümleyi ya da bu anlama gelecek bir cümleyi kullandı: Anayasa paketinin Anayasa Mahkemesinde kısmen iptalinden sonra, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun seçim usulünün değişmesi sebebiyle, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulundaki yapının tek sesli olduğunu ifade etti Sayın Bakan. Bu tek sesliliğin sorumluluğunun da kendilerinde olmadığını ifade etti.

Şimdi, aslında Sayın Bakan, ortada böyle bir itiraf varken, yani siz bizatihi Adalet Bakanı olarak, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun tek sesli… Aslında o tek ses de kimin sesi diye baktığımızda, elbette ki o Kurulun oluşumunda ana rol oynayan iktidarın sesi olarak bunu kabul ettiğimizde, işte, bütün problemin ana kaynağının burası olduğunu anlıyoruz. Bu tek sesli yapının seçeceği, oluşturacağı bir yeni üyelik sisteminin yargıda huzur getirmeyeceği kanaatindeyiz.

Değerli milletvekilleri, bu kanun geçsin, hayata geçsin uygulanmaya başlansın, göreceksiniz, yeni seçilecek arkadaşlar, hiç hak etmedikleri hâlde gidip göreve başlayacakları kurum içerisinde daha baştan “iktidarın adamları”, “iktidarın hâkimleri” diye bir töhmet altında göreve başlayacaklar. Siz, nasıl geçmişte yargının birtakım siyasi refleksle kararlar verdiği iddiasında iseniz, bu sebeple yargıya olan güvencenizde bir eksilme olmuşsa bugün Türk toplumunun öteki yarısı benzer kaygılar taşıyacak, hiç siyasi yönü olmayan davalarda bile insanlar, bu kaygıyı, adil yargılanmadığı kaygısını taşıyacak.

Arkadaşlar, bu toplumda insanlar adalete olan inancını kaybederse, işte, herkes o gün kendi hakkını kendi arama peşine düşer ki bunun sonu kaostur, bunun sonu kamu otoritesinin bozulmasıdır. Onun için, bir kez daha samimiyetle söylüyorum, gelin, Türk toplumunun önemli bir kısmı tarafından paylaşılan bu endişelere karşı bir ortak çözüm üretelim, ortak model üretelim. Toplumumuzda yeni bir ayrışma çalışmalarını oluşturmayalım diyor yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

79 konuşma daha · 9 Şubat 2011

79 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook