Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)
Ordu Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 62. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Şubat 2011 · 596 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rıdvan Yalçın (MHP), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 596 kelime.
Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
RIDVAN YALÇIN (Ordu)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, tasarının 13’üncü maddesinin ikinci fıkrası üzerindeki önergemiz üzerinde söz almış bulunuyorum. Konuşmamın başında yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Komisyon aşamasından bu yana, Genel Kurulda da, Komisyonda da Milliyetçi Hareket Partisi olarak, ortadaki ciddi bir problemin -Yargıtayda birikmiş 2 milyona yakın dosyanın- toplumu germeden, yargıda daha büyük sorunlar açmadan çözülmesi için olumlu katkılar vermeye çalıştıysak da anlıyorum ki bir dolu bardağa tekrar su ilave etme durumunda gibi bir resme sanki konuşuyoruz. Maalesef, ne kadar haklı şeyler söylesek de çok bunları dinlemek, anlamak istemiyorsunuz.
Şimdi, değerli arkadaşlar, konunun çok da ifade edilmeyen, başka bir boyutunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Şimdi, 2 milyon dosya diyoruz, sadece Yargıtayda 2 milyon dosya. Bu dosyaların sadece 1’er tarafı olduğunu düşünürsek, 4 milyon insandan bahsediyoruz, 4 milyon taraftan. Eğer 2’şer, 3’er kişi -tarafı- olduğunu düşündüğümüzde 6-7 milyon. Taşra adliyelerindeki sayılarla bu rakamı birleştirdiğimizde, Türkiye’de belki 15-20 milyon, 25 milyon insanın adliye kapılarında hak aradığı gibi bir gerçekle yüzleşiyoruz, karşı karşıya geliyoruz.
Şimdi çıkıp, bu Hükûmet, arkadaşlar, bu Hükûmetin adalet mekanizması, Adalet Bakanı, kurumları yalnızca bu meseleye bir istatistik olarak bakabilir mi? Bakmalı mı? 50’den başlatırsak çok partili hayatımızı, altmış iki yılın sürdüğünü düşündüğümüzde sizler çok partili demokrasimizin yüzde 15’ini tek başına kullanmış bir iktidarsınız. Çıkıp 15-20 milyon insan adliye kapılarında hangi sebeple bulunmaktadır? Neyin uğraşısı içerisindedir diye düşünmeyecek misiniz? Bu davaların kaçının tarafı kamudur? Kaçı belediyelerledir? Kaçı iş mevzuatından kaynaklanmaktadır? Kaçı aslında kayıt dışı sebebiyle adliye önüne gelmiştir? Bunlara kafa yormayacak mısınız sayın milletvekilleri? Yalnızca bu meseleyi… Dosyalar birikmiş birikmiş, efendim ne yapalım? Gelip buna bir çözüm bulmalıyız gibi bir kısır anlayış içerisinde bakmak sizi kurtaracak mıdır sorumluluktan?
Bu kürsüye gelen iktidar milletvekillerini hayretler içerisinde dinliyorum. Efendim oluşmuş bu tıkanıklığın sorumlusu asla iktidar değilmiş, bu Hükûmet değilmiş, Hükûmetin politikalarıyla alakası yokmuş gibi daha çok yüksek yargı organlarını suçlar bir tarz içerisinde bir açıklama getiriyorsunuz. Arkadaşlar, bu ülkede neden acaba mala karşı suçlar bu kadar artmıştır hiç düşündünüz mü? Ya da şöyle bir soru yönelteyim size: Bugün Türkiye’deki gerçekten bütün petrol kaçakçılıkları adliyeye yansımış olsa, bütün hırsızlıklar bir şekilde adliyeye intikal etmiş olsa, bütün vergi kaçıranlar bir şekilde adliyeye intikal etmiş olsa, kaçak işçi çalıştıranlar bir şekilde adli makamlar önünde hesap veriyor olsa acaba bu sayı kaç olacaktır değerli milletvekilleri? Hiç böyle bir kaygınız var mı? Böyle bir düşünceniz var mı?
Bir soru önergeme Adalet Bakanının verdiği cevap: Son beş yılda 2011 rakamları hariç 1 milyon çiftin boşandığını gösteriyor arkadaşlar. Son beş yılda 1 milyon aile bozulmuş, 1 milyon yuva dağılmış! Sadece boşanma davaları bakımından baktığımızda, hem Türk aile yapısı bakımından ürkütücü bir rakam hem birbirinden ayrılmış 2 milyon insanın acaba kaç mağdur ettiği çocuk var, ortada bıraktığı kaç çocuk var? Hiç bu yönüyle bakmayacak mısınız? Sizler için adalet sadece bir istatistik midir? Yargıtayda şu kadar dosya var, şu dairede bu kadar dosya var, efendim, savcılıktan şu kadar dosya geldi gitti. Bütün hassasiyetiniz, bütün ilginiz bu mudur? Türk toplumunun çözülen yapısını, çürüyen yapısını, Türk toplumunun yaşanan ekonomik krizde karşılaştığı sorunları hiç düşünmeyecek misiniz, bunlarla ilgilenmeyecek misiniz? Bu konuyu yalnızca rakamsal boyutuyla ele almak ve bu şişen rakamları yargıya bir gol atmak, yargıdan bir intikam almak, bir kinci yaklaşım içerisinde ele almak bu gerçekleri değiştirmiyor değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlar.
Onun için, artık bu iktidarın zamanı kalmadı ama bu dokuz yıl içerisinde birçok ihtilafın adli makamlara intikal etmeden çözümlerini ortaya koyabilecek projeler hayata geçirilmeliydi fakat maalesef yapılamadı. Bu zamanların hepsi bir kayıkçı kavgasıyla, bir bilek güreşiyle geçildi, harcandı ve bugün de birtakım tahliyeler bahane edilerek bu düzenleme yapılıyor.
Ben, bu yasanın hayırlı olmayacağı düşüncesi içerisindeyim. Bu düşüncelerle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
79 konuşma daha · 9 Şubat 2011