Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)
Ardahan Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Mayıs 2008 · 619 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Saffet Kaya (AK Parti), 21 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)); konuşma 619 kelime.
Saffet Kaya (AK Parti, Ardahan). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/saffet-kaya-23-2008-05-21-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SAFFET KAYA (Ardahan)Değerli Başkanım, gecenin bu geç saatinde yüce heyetinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Tunceli ilimiz seksen bir ilimizin gerçekten güzide illerinden bir tanesi. Hırçın coğrafyası var, güzel insanı var. Çok değerli milletvekillerimiz de Tunceli’yle ilgili güzel görüşlerini serdettiler hiç şüphesiz. Tunceli ilimize iktidarımızın -burası çok çok önemli- seksen bir ilin sekseninde AK Partinin milletvekili olmasına rağmen Tunceli’yi de üniversite bağlamında ayrı tutmaması Hükûmetimizin, partimizin seksen bir ile de eşit davranması anlamına geldiği çok açık bir gerçektir. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bu anlamda burada, tabii, iktidarıyla, muhalefetiyle hiç şüphesiz ki gerçekten tarihî bir süreci konuşurken Tunceli ilimizin de üniversiteye kavuşmasını hepimiz kadar bizler de, bir Ardahan Milletvekili olarak ben de, iktidar mensubu bir milletvekili olarak özellikle ben de gerçekten kutluyorum, tebrik ediyorum. Biliyorum ki, Tunceli gerçekten bu üniversiteyi kazanmakla, altyapısını en ciddi bir şekilde kısa bir zamanda bitirmekle hiç şüphesiz ki hak ettiği noktaya gelecektir.
Şimdi, geçmişte, değerli arkadaşlarım, hükûmetlerin bir yanlışı vardı, o yanlışı şuydu: Tunceli’de, Ardahan’da, Şırnak’ta, Hakkâri’de göç varsa, o göçü oranın sorunu olarak görürdük. Terör varsa, o terörü oranın sorunu olarak görürdük. Lokal mesele olarak görürdük. Aslında o meselenin, Türkiye meselesi olduğunu AK Parti hükûmetleri döneminde görmeye başladık. (AK Parti sıralarından alkışlar) Evet, onun içindir ki, kesinlikle, Türkiye’nin her noktasında, AK Parti iktidarları büyük bir vizyonla, özellikle üniversitede olduğu gibi, cumhuriyet tarihinde ilk kez kırk bire yakın üniversitenin kurulmasına imza atan AK Parti Hükûmetini herhâlde Türkiye’nin 70 milyonu alkışlıyordur diye düşünüyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar) Yani bu çok ciddi bir gerçektir.
Onun için, inşallah Türkiye’de terör olmaz, inşallah Türkiye’de göç olmaz. İşte bu üniversiteler de bunların emniyet supabı olarak inşallah Türkiye’nin, illerimizin gündemine girecektir ve Tunceli’mize de bu üniversitemiz hayırlı olsun.
Ben burada fazla vaktinizi almadan, CHP milletvekili arkadaşımızın, yüksek müsaadelerinizle, burada üzülerek söylüyorum, yanlış isnatlarıyla ilgili, geçmişte, benim, Ardahan üniversitesi noktasında kanun teklifi vermediğimi yüce Parlamentonun yüzüne baka baka, burada tutanakları da göz önüne almayarak, görsel basını da göz önüne almayarak çok ciddi bir yalan söyledi arkadaşlar. Tutanaklar elimde. Değerli arkadaşlar, tutanak burada.
Şimdi, geçmişte, bir fıkra aklıma geldi, müsaade ederseniz, onu bu gecenin geç saatinde anlatayım. Osmanlıların döneminde kahvelerde nargile içilirmiş. Nargilenin kömüründen sigara yakmak nargileyi içene çok büyük bir hakaretmiş. Birisi geliyor, zayıf, sıska bir adam, nargile içenin kömüründen sigara içmek istiyor, kulağına da bir şeyler söylüyor filan falan. Tabii, bu büyük bir hakaret sayıldığı için, sigarayı yaktıktan sonra çekip gidiyor. Etrafındaki insanlar soruyor, diyor ki: “Ya, nargilenin kömüründen sigara içmesine nasıl izin verdin?” Diyor ki: “Adam bana geldi, kulağıma söyledi ‘ya ben yalancıyım, ben üç kâğıtçıyım, şu sigaramı yakabilir miyim?’ dedi.”
Şimdi, arkadaşlar, bu kürsüde konuşulan her şey çok önemlidir. Yani çıkıp da geçmişte kanun teklifi vermediğimi söylemek son derece utanç verici bir olaydır.
Kaldı ki, muhalefetin buradaki tutumu gerçekten çok ciddi bir tutumdur. Muhalefet üniversitelerin kurulmasına karşı değil, olmadı da, elbette ki takdirlik bir olaydır, kutluyoruz da ama Tunceli Milletvekili arkadaşımız diyor ki: “Üniversite kurulacak, güzel bir şey ama sorunları da olacak.” Elbette ki olacak arkadaşlar. Yeni doğmuş bir insanın sorunları olmayacak mı? Olacak. Elbette ki, bunlar çözülsün diye bu problemleri Hükûmetimiz ciddi bir şekilde masaya yatırdı. Tarihî bir süreçten geçiyor ve bu tarihî süreçte de inşallah Türkiye nitelikli topluma kavuşmanın, bilim toplumuna kavuşmasının en ciddi yolu; Hükûmetimizin koyduğu bilimde, eğitimdeki bu projeksiyondur, bu ufkiyettir, bu çıkıştır. Bu, hayırlı uğurlu olsun memleketimize diye ifade ediyorum.
Yine, bu konuyla ilgili, kanun teklifimin kabul edilmemesinden sonra, arkadan 2002 yılının Haziran ayında Mecliste üniversite kurulması konusunda yine bir teklifim daha var, ikinci bir kanun teklifim daha var. Burada, tutanaklar burada. Başkanım, size verebilirim bunları, yazıyorsunuz, burada hemen size vereceğim…
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Evet, tutanakları istiyoruz.
SAFFET KAYA (Devamla)Hemen size vereceğim, hemen vereceğim efendim size, tutanaklar burada. Dolayısıyla, bilgisiz, belgesiz, gereksiz bir şekilde ifade edip... Bende sizin…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 21 Mayıs 2008