İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · SALI

Bayındırlık eski bakanı koray aydın hakkında soruşturma ( 9/8)

Salih Gün

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 38. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Ocak 2004 · 927 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Salih Gün (CHP), 6 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAYINDIRLIK ESKİ BAKANI KORAY AYDIN HAKKINDA SORUŞTURMA ( 9/8)); konuşma 927 kelime.

Salih Gün (CHP, Kocaeli). “Bayındırlık eski bakanı koray aydın hakkında soruşturma ( 9/8)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-gun-22-2004-01-06-bayindirlik-eski-bakani-koray-aydin-hakkinda-sorusturma-9-8 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SALİH GÜN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2004 yılının, ülkemiz ve tüm dünya milletleri için sağlıklı, huzurlu ve doğal afetlerin olmadığı, barış ve kardeşlik dolu bir yıl olmasını diliyorum.

Sözlerime başlamadan önce, değerli arkadaşımız Mersin Milletvekili Sayın Hüseyin Güler'e, kaybettiği eşi ve kayınvalidesi için başsağlığı, çocukları ve kendisi için acil şifalar diliyorum. Bu tür kazaların bir daha tekrarlanmamasını temenni ediyorum.

Türkiye Cumhuriyetinin 57 nci hükümetinin Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Sayın Koray Aydın hakkında, Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, sözlerime girmeden, bir şeyi, beni rahatsız ettiği için, bu kürsüden dile getireceğim. Türk Milleti de bizi izlemekte. Çok ciddî bir konu. Türkiye Cumhuriyetinde bakanlık yapmış bir arkadaşı, suçlamalardan dolayı soruşturma önergesi oylanacak ve belki de Yüce Divana gidecek. Şöyle bakıyorum, Büyük Millet Meclisindeki 550 arkadaşımızdan, 50'si bile yok. Yarın bu oylanırken, en az 400 kişinin parmağı kalkacak. Bu 350 arkadaşımız neyi dinledi de, neyi oylamış olacaklar?! Bu kadar vurdumduymazlık, şahsım adına, beni rahatsız ediyor. Ben, dışarıdaki arkadaşlardan da özür diliyorum. Ben, kendi düşüncelerimi dile getirdim; haklı olup olmadığımı da Türk Halkı, yarın, muhakkak belirtir.

Değerli arkadaşlar, Parlamentonun en önemli görevi, kanun yapmaktır; ama, en az onun kadar önemli bir görevi de, denetim görevini yerine getirmektir. Bu görevimizi yerine getirmek üzere huzurlarınızdayız.

Değerli arkadaşlar, ülkemiz, yıllardır, halkımızın feryatlarına rağmen, ahbap çavuş ilişkileriyle, partizanca yönetilmiştir. Normal hizmetlerin ve yatırımların dışında, afetlerde, felaketlerde bile bir lokma ekmeğini afete uğrayan vatandaşlara ulaştırmaya çalışan ülke insanımızdan bu yüce çatı altında örnek alması gerekenler, zamanında bütün örneksizlikleri ortaya sermişlerdir.

Ülkemizde, 1999 yılında asrın felaketi oldu. Arkadaşım uzun uzun anlattı. Marmara depremiydi bunun adı. Halkımız ve devletimiz el ele vererek yaralar sarılmaya gayret edildi. Bayındırlık ve İskân Bakanımıza, Bakanlığın talebi üzerine ve sorumluluğu gereği, tespit edebildiğim kadarıyla, 20.7.1999, 8.10.1999, 12.1.2000, 8.7.2001 tarihlerinde, Bakanlar Kurulunda, tabiî afet nedeniyle gelir kaybı ve altyapı hasarlarına uğrayan belediyelere yapılacak yardımlara dair ek kararlar çıkarılmış. Bunlar, depreme, su baskınına, heyelana, çığ düşmesine, fırtınaya, sel felaketine uğramış yerlere yapılacak yardımları kapsıyor. Buraya kadar her şey normal; çünkü, devletin aslî görevi, buralara anında yardım etmektir; ama, gel gör ki, bu işte, partizanlık, adam kayırmacılık yapılmış, müteahhit tespit etme ve fiyat belirlemede yetkili bakan ve zincirin halkalarına fırsat çıkmıştır.

Deprem bölgesi, Kocaeli, İstanbul, Sakarya, Yalova, Bolu, Düzce illeridir. Gölcük, depremin merkez üssüdür. Bunu şeye almıyorum. Başta Bayındırlık Bakanının Partisi olan MHP'li, ANAP'lı ve DSP'li belediyeler, afetten hiç etkilenmeseler bile, her ay, paylarını, 5 katı, partizanca almışlardır. Bu, bir yerde depremzedeler varken, depremzadeleri üretmiştir; depremi rant haline getirmişlerdir, depremzedelerin sırtından depremzade olmuşlardır. Asıl tabiî afete uğramış belediyeler iktidar partilerinden olmadıkları için, göstermelik tutanaklarla tespit yapılmış; ama, bu belediyelere hiçbir afet yardımı yapılmamıştır. Örnek: 15.12.2000 tarihinde, Bilecik Merkezde, İstasyon ve Soğuksu Mahallelerinde sel felaketi yaşanmıştır; İller Bankası Eskişehir 4 üncü Bölge Müdürlüğünün devletin imza atma yetkisi verdiği 5 teknik elemanı, yani 5 mühendisi, burada 105 milyar liralık hasar tespit etmiştir. Yine, Bilecik'te, Karasu Deresinin taşması sonucunda, burada da 62 milyar liralık hasar tespit edilmiştir. Bilecik Merkeze afet yardımı hiç verilmemiştir; ama, MHP'li Bozüyük ve MHP'li Söğüt Belediyelerine, Bakanlar Kurulu da yanıltılarak, 5 katı, aylarca, İller Bankası yardım payı olarak verilmiştir. Türkiye'de, 46 tane MHP'li belediye, hiç afet olmadan para almıştır. Türkiye, inim inim inleyen halkının vergilerini toplayarak, buralara, afet var diye yardım etmiştir. Sayın Bakanlar Kurulu yanıltılmış ve Türkiye'de, fırsattan istifade, bilhassa MHP'li belediyelere, afete uğramamış 6 ile, MHP'li oldukları için, çok kayırmacılık yapılmıştır. Antalya'da, MHP'li 4 belediyeye 1,3 trilyon lira para verilmiştir; Tokat'ta, MHP'li 4 belediyeye 760 milyar lira para gönderilmiştir; Mersin'de, MHP'li 2 belediyeye 840 milyar lira para gönderilmiştir. Kırıkkale, Yozgat, Osmaniye diye sıralayabilirim; ama, vaktim yok, biraz sonra Başkan ikaz eder. MHP'li belediyeler, Ordu İlimizde de, Erzurum'da da, her tarafta korunmuştur. Bunlardan haberi olmayan siyaset yapmaz zaten, hepinizin de haberi var.

Şimdi, kendi ilimden -arkadaş anlattı- bir örnek vereceğim. Gölcük, Refah Partili ve deprem üssü olduğu için 5 katı veriliyor. Değirmendere'nin Gölcük'le sınır olduğunu bilmeyen var mı?! Cumhuriyet Halk Partili diye, yıllarca, üç sefer gündeme gelmiş, 2 katıyla ödüllendirilmiş. Değirmendere de yerle bir, Gölcük de yerle bir. Burada, yolsuzluk değil belki; ama, adam kayırmacılık, had safhada önplana çıkmıştır. Değirmendere'nin buradaki kaybı da, 1 trilyon 196 milyar lira civarındadır.

Prefabrike konutların ihaleleri de, yeterlik belgesi olmayan, inşaatla ilgisi olmayan, devletle mahkemelik olan, iflas edenlere verilmiştir. Bir inşaat ihalesini alan müteahhit, taşerona vermiş, taşeron taşerona vermiş ve kâr bölündüğü için, binalar kalitesiz olmaya başlamıştır. Şu anda yapılan deprem konutlarının yüzde 70'i, yüzde 80'i, çatıları akan, merdivenleri kayan, duvarları su alan, bodrumları su dolan, yolları kayan şekliyle, ehil olmayanlarca yapımı tamamlanmadan Kocaeli'ne teslim edilmiştir.

Sayın Bayındırlık ve İskân Bakanına, sanıyorum bir hafta önce şu ulaşmıştır -yüzlerce imza, binlerce kişiyi temsilen- İzmit'te deprem konutlarının içerisinde oturulmamaktadır, oturulamamaktadır. Neden; ihaleyi alan müteahhit, taşerona; taşeron, diğer taşerona vermiştir; kalite düşmüştür. Bunlar muhakkak ki komisyon tarafından incelenecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim, sözlerinizi tamamlayın.

SALİH GÜN (Devamla)Teşekkür ederim Başkanım.

Ben de, o günlerde Kocaeli'nin Tavşancıl Beldesinin Belediye Başkanıydım. Afete uğramamış belediyelere partizanca yardım edildiği, babalarının çiftliği gibi paraların dağıtıldığı, MHP'li, ANAP'lı, DSP'lilere paraların verildiğinde, bunun haksızlık olduğuna kanaat getirdim. Burayı dikkatlice dinlerseniz bir kanaate varırsınız.

O gün, Türkiye'nin Başbakanı Bülent Ecevit'i, Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın'ı ve İller Bankasını mahkemeye vermiştim. Danıştay 6. Dairesinin, Danıştay 11. Dairesinin ve Danıştay İdarî Dava Daireleri Genel Kurulunun nihaî kararlarıyla, adı geçen makamın temsilcilerinin, payları partizanca dağıttıkları tespit edilmiş ve bundan dolayı devletin, Kocaeli Belediyesine 405 milyar lira tazminat ödemesi, Tavşancıl Belediyesi adına açılan davayla tescil edilmiştir.

Şimdi, arkadaşlar, ben, 1999'da, suçlanan Bakanı, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını mahkemeye vererek... Dosya burada, bu dosyayı da komisyona vereceğim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

12 konuşma daha · 6 Ocak 2004

12 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook