İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 97. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Ziraat odaları ve ziraaat odaları birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair kan.tas.

Sami Güçlü

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 97. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Haziran 2004 · 1.277 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sami Güçlü (AK Parti), 3 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZİRAAT ODALARI VE ZİRAAAT ODALARI BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KAN.TAS.); konuşma 1.277 kelime.

Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Ziraat odaları ve ziraaat odaları birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair kan.tas”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-06-03-ziraat-odalari-ve-ziraaat-odalari-birligi-kanununda-degisiklik-yapilma (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; bugün görüştüğümüz, Türkiye ziraat odaları ve Ziraat Odaları Birliğinin kuruluş ve çalışma esaslarını belirleyen 6964 sayılı Yasanın -değerli katkılarınızla- değiştirilmesine konu olan yasa tasarısı vesilesiyle söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tarım sektörümüzün en önemli sorunlarından birisinin, örgütlenme olduğunu, bu konuda meslekî örgütlenme bakımından en büyük kuruluşumuzun Ziraat Odaları Birliği olduğunu ve çok sayıda çiftçimizin hizmetini karşılamaya yönelik çalışmalar içerisinde bulunması gerektiğini biliyorduk. Bugün çıkardığımız, kabul ettiğimiz tasarıda, örgütlenmede, kaynakların temininde ve hizmetlerin daha verimli bir şekilde yerine getirilmesi konusunda bütün bu düşüncelerimiz yer almış oldu. Tasarının görüşmelerinin tam bir mutabakat içerisinde geçmiş olması sevindiricidir. Ziraat Odaları Birliği ve Tarım Bakanlığımızın yapmış olduğu çalışma, komisyonlarda görüşülmüş, daha sonra gruplar arasındaki temaslarla bir mutabakat sağlanmış ve bugün, huzurunuzda yaşadığımız olayla birlikte büyük ölçüde tamamlanmıştır; hepinize teşekkür ediyorum.

Bu vesileyle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna mensup kıymetli arkadaşlarımın dile getirdiği bazı konuları da cevaplandırmak istiyorum.

Evvela, Sayın Necati Uzdil'in, gerçekten, Bakanlığımıza, AK Parti Grubuna, bu çalışmayla ilgili olarak yaptıkları iltifatlar, söyledikleri sözler için, ben de kendilerine saygıyla teşekkür ediyorum. Tabiî, kendileri olumlu oy vereceklerini belirttiler ve tutumları da bunu gösterdi. Bu konuşmasının devamında, Çukurova'da hububat hasadının başladığını; ancak, Toprak Mahsulleri Ofisinin henüz bir fiyat açıklamadığını söyledi. Ben, bu vesileyle, yine, Cumhuriyet Halk Partili Milletvekilimiz Sayın Ahmet Küçük'ün de aynı konuyu dile getirdiğini ifade ederek, birlikte cevap vermek istiyorum.

Efendim, hatırlarsanız, 2003 yılı mayıs ayının sonunda buğdayla ilgili fiyatları açıkladığımızda kamuoyuna sunduğumuz oran -hatırlanması için tekrar ediyorum- yüzde 43 idi. Aradan geçen zaman içerisinde, enflasyonun hangi seviyede gerçekleştiğini düşünürsek, biz, 2003 yılında,Türk çiftçisine, hububatta, özellikle buğdayda verdiğimiz desteğin ne kadar kıymet ifade ettiğini biliyoruz. Bundan daha önemli olan husus ise şudur: Türkiye'de, buğday üreticisi başta olmak üzere, tahıl üreticisi, 2003 yılından bugüne gelinceye kadar, bizim vermiş olduğumuz fiyatın üzerinde bir bedelle mahsulünü değerlendirdi. Bu, sonuç itibariyle, bizim daha çok arzu ettiğimiz bir gelişmedir. Dolayısıyla, 2003-2004 sezonu böyle olumlu geçti. Gerçekten, 2004 yılı tahıl hasadı güneydoğuda ve Çukurova bölgemizde başlamıştır. Bununla ilgili olarak kararnamemiz hazırlanmış, Bakanlar Kurulundan çıkmıştır ve şu anda Köşktedir.

Bununla ilgili olarak uygulayacağımız politikanın ana unsurlarını belirtmek istiyorum. Bizim, burada hedef aldığımız husus şudur: Elbette, geçen seneki kadar çok yüksek bir fiyat verilmesi imkânı yoktur, bunun ekonomik gereği de yoktur; çünkü, bu seneki hedef enflasyonu oranı yüzde 12'dir, mayıs itibariyle, mayıstan mayısa enflasyon oranı ise yüzde 9'dur. Dolayısıyla, biz, hedef enflasyonu büyük ölçüde etkileyecek bir fiyat artışını veremeyiz. Bununla ilgili, zaten, ilk gösterge açıklamamız çayla ilgili fiyat açıklamasında olmuştur. Hatırlarsanız, yüzde 16,5 civarında bir fiyat artışıyla çay fiyatları belirlenmiştir. Dolayısıyla, buradan, sizlere hitap ederken, tahıl üreticimize de iletmek istediğim mesaj, bu sene beklentinin çok yüksek olmaması gerektiğidir; ama, bundan çok daha önemli bir şeyi daha söylemek istiyorum; o da şu: Türkiye'de, şu anda, buğday fiyatları, biraz önce çerçevesini çizdiğim hedefin üzerindedir. Dolayısıyla, bizim erken bir tabanfiyat açıklamamız söz konusu olmayacaktır. Biz, piyasadaki gelişmeleri takip ediyoruz; bizim düşündüğümüz tabanfiyat seviyesine geldiği anda piyasaya alıcı olarak gireceğiz. Dolayısıyla, buğday üreticimiz çok rahat hareket etmelidir. Ben, Ziraat Odaları Birliğinin yöneticilerinin de burada olduğu bir zaman diliminde, şu kanaatimi onlara da iletmek istiyorum: Üreticilerimiz, zorunlu olmadıkça, ürettikleri, hasat ettikleri buğdayı bir anda piyasaya intikal ettirmemeliler, örgütleri aracılığıyla bunları satmayı denemeliler; Toprak Mahsulleri Ofisinden ziyade borsalara ve sanayicilere satma konusunu denemelidirler; çünkü, bunun çok önemli bir avantajı olacaktır. Bu sene, sertifikalı tohumluk temini konusunda, bu satış usulünü bir teşvik mekanizması olarak kullanacağız.

Kars Milletvekilimiz Sayın Selami Yiğit, tasarıyla ilgili açıklamalarından sonra, DGD'yle ilgili bir soru sordu; bunu, sözlü olarak sormadı; sonra, gelip, bana yazılı olarak iletti. Ben de, bu vesileyle, hem kendisinin merak ettiği soruya cevap vermek hem de sizlere bu konuyla ilgili bilgi vermek istiyorum.

Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle Sayın Başbakanın katıldığı toplantıda, doğrudan gelir desteğinin ikinci diliminin ne zaman ödeneceği ve bunun erkene alınması konusunda çiftçilerden talepler geldi. Başbakan da, bu hususu bizlere sordu. Hazineden sorumlu arkadaşımızla yapılan görüşmenin sonucunda, haziran ayından başlamak üzere iki ay öne çekildi; ağustosta başlayacak olan ödeme bu ay içinde başlayacak. Dolayısıyla, yine, en az gelişmiş ilçemizden başlamak üzere, ilçelerin gelişmişlik seviyesinden hareketle bu ödeme başlayacaktır. Bilgilerinize sunuyorum.

Bu arada belirtmek istediğim bir başka husus, Çanakkale Milletvekilimiz Sayın Ahmet Küçük birçok konuya değindi; ama, özellikle, cevap vermek istediğim husus, tarım ürünleri sigortası konusu. Bununla ilgili gelişmeleri, bütün gayretimize rağmen arzu ettiğimiz hıza intikal ettiremedik. Yalnız, Bakanlığımızın, Meclis tatile girmeden önce çıkarılması gereken yasalar görüşülürken, yine, Devlet Bakanımızla birlikte, bu dönem içerisinde çıkarılması konusunda düşüncemizi ilettik; tabiî ki, Başbakanımız tarafından da olumlu karşılandı; inşallah, bu dönem içerisinde çıkarmayı önemsiyorum.

Sinop Milletvekili Sayın Engin Altay'ın söyledikleri hususlarda, özellikle tarım kredi kooperatifleriyle ilgili konularda birkaç cümle söylemek istiyorum. Tarım kredi kooperatiflerinin, gerçekten, malî yönden çok iyi durumda olmadığını biliyoruz. Yalnız, yeniden bir yapılanmaya girdi, hem küçülme hem de istihdam politikasında değişiklikler yapıyor ve bu ara, daha etkin çalışma şartlarının arayışı içerisinde; kaynak arayışı da buna dahil.

Engin Beyin ifade ettiği başka bir husus var; o da şudur: Tarım sektörünün, özellikle içerisinde bulunduğumuz dönemdeki durumunu çok dramatize etti; bunu ifade ederken de, sigara yakmakla ilgi kurdu, espriler kattı konuşmasına ve ampulün pilinin bittiğinden bahsetti, sönebileceğini söyledi.

ENGİN ALTAY (Sinop)"Bitebilir" dedim; sizi uyardım.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Ben de onu ifade etmek istedim "bitebilir" diye yazmışım zaten.

Yalnız, ben, Engin Beyin bu düşüncesine, şöyle bir kanaatimi ifade ederek cevap vermek istiyorum: Arkadaşlar, 28 Mart seçimlerinin üzerinden çok uzun bir zaman geçmedi. Bu 28 Mart seçimlerinde, belediye olan yerler hariç, 15 ilin -biz, ilk anda tespit ettik- sadece köylerinden aldığımız oy oranı yüzde 47'dir. Bence, bu konuda büyük gücü, daha büyük gücü biz kırsal kesimden almaya devam ediyoruz.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Sayın Bakanım, öyleyse, biraz daha ezin onları!

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Hayır, onları biraz daha ezmiyoruz; sadece, yaptığım bazı şeyleri söylemek istiyorum.

Tarım Bakanı olarak, elbette, çok kısa bir süre içerisinde, tarım sektörünün bütün sorunlarını çözeceğim diye bir ifadeyi hiçbir zaman kullanmadım; ama, sizin dikkatinize bir şey sunmak istiyorum: Ben, bugün neyle uğraşıyorum -dikkatinizi bir noktaya toplayarak söylemek istiyorum- şu anda, güneydoğuda, süne mücadelesi konusunda çalışmamız bitmek üzere. Çok büyük bir sevinç ve moralle söylüyorum, ilk defa, yer aletleriyle güneydoğuda mücadele yaptık; alacağımız sonuçları takip edin; çok büyük bir gelişme ortaya çıkacak. İç Anadoluda, 35 ilde, şu anda, süne mücadelesiyle ilgili bütün hazırlıklar bitmiş durumda. Tarım Bakanlığı, ilk defa, bu mücadelede, bu büyük problemin belini kırabilir. Bunu takip ederseniz, ortaya çıkacak sonucun hepimiz açısından çok sevindirici olacağını söylüyorum.

Türkiye'de, bu sene, rekolte çok iyi gidiyor, mevsim yağışları iyi; ama, bu mücadelede de arzu ettiğimiz başarıyı elde edebilirsek, Türkiye, ihtiyaç duyduğu vasıflı buğdayı da temin edecek ve dolayısıyla, ithal etme ihtiyacı kalmayacak. Onun dışında bu sene, çiftçilerimize, mahsul fiyatında tohumluk satışı uygulayacağız. Size, yine çok sevineceğiniz bir hedef söylemek istiyorum: Türkiye'de buğday tohumu ihtiyacının yüzde 50'sini, bu sene, sadece sattığı fiyatın yüzde 10'u üzerinden çiftçiye vereceğiz. Çok iddialı bir şekilde söylüyorum, bu sene yetiştireceğiz bunu.

Şimdi, bu ikisi, Türkiye'deki çiftçilerin yüzde 40'ına hitap eden bir geniş kesimdir ve bunların ekonomik hayatında çok büyük bir gelişme olacak.

Onun dışında, Gıda Yasasıyla bir konu geçti, biliyorsunuz, kısa bir süre önce; çok önemli bir sorumluluk alıyoruz; ama, ondan daha önemlisini söyleyeyim: F1 hibrit tohumculuğu konusunda bir proje başlattık; hepimizin canını sıkan, üzen bir olayı iyileştirmeye yönelik bir çalışma.

5 Haziranda "doğal arıtma" diye bir projeyi başlatıyoruz; Türkiye'nin 5 600 köyünde doğal arıtma hedefimiz var; Türkiye'nin arazilerini sulama amaçlı kullandığımız derelerin kirletilmesini önlemeye yönelik bir çalışma. Tarım Bakanlığı olarak da, Dünya Çevre Gününde rolümüzü yerine getirmeye çalışacağız.

Yine, eminim, hepinizin çok memnun olacağı bir gelişmeden bahsetmek istiyorum! 26 Haziranda, Anadolu alacası projesini hayata geçirmek için start vereceğiz; Türkiye ıslah ettiğim bir hayvanım var diyebilecek.

Arkadaşlar, çalıştığımız konular çok temel konular; ama, hâlâ yapacak çok iş var.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

13 konuşma daha · 3 Haziran 2004

13 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook