İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 23. BİRLEŞİM · SALI

Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )

Sami Güçlü

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Kasım 2004 · 698 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sami Güçlü (AK Parti), 30 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGANİK TARIM KANUNU TAS. (SS. 653 )); konuşma 698 kelime.

Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-11-30-organik-tarim-kanunu-tas-ss-653-11 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Teşekkür ediyorum.

Ben, bu sorulara cevap verme vesilesiyle, ilkönce, Sayın Vezir Akdemir'den önce, Sayın Mevlüt Aslanoğlu'nun dile getirdiği konulara kısaca cevap vermek istiyorum.

İlkönce, 442 sayılı Köy Kanununda yapılan değişiklikten sonra, ülkemizde meydana gelen, yabancıların toprak alımıyla ilgili konuda, 22.11.2004 tarihli, sorumlu kuruluşumuzun bir milletvekilimize verdiği cevabı okuyorum; dolayısıyla, kaygıları giderici olacağını ümit ediyorum. "Yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği 19 Temmuz 2003 tarihinden itibaren günümüze kadar yabancı gerçek kişiler tarafından 2 008 dönüm, yabancı bir ticaret şirketince 3 dönüm tarım arazisi edinilmiştir." Bilgi, bu kadardır arkadaşlar. Biraz da bunların parasal büyüklükleri hakkında da ifadeler vardır; şirketin aldığı arazinin bedeli 275 milyar liradır; 2 008 dönüm arazi için de 279 trilyon civarında bir rakam telaffuz edilmektedir. Bilgilerinize sunuyorum.

Bu ülkede, çıkarılan bu yasayla ilgili, eğer toplumumuzun endişe edeceği, insanlarımızın rahatsız olacağı, bize kaygı uyandıracak bir gelişme olursa, elbette Anamuhalefet Partimizin ikazları, uyarıları önemlidir; ama, bu ülkede, bu konuyla ilgili hassasiyet sahibi insanlar sadece Anamuhalefet Partisinde değildir, hepimiz aynı dikkat ve özeni göstermek zorundayız; ilgili kurumlarımızın varlığı da bilgi dahilindedir.

Sayın Mevlüt Aslanoğlu, Meclisimizin çok aktif bir milletvekilidir; kendi bölgesinin sorunlarıyla ilgisine biz de şahit oluyoruz ve bundan kıvanç da duyuyoruz. Elbette, bana yansıttığı sorunların o bölge açısından kıymet ifade ettiğinin farkındayım; ama, pancar kotasıyla ilgili tarif ettiği olayın ille çok olumsuz bir yönü olmasına niye bu kadar dikkat çekerek anlattığını tam anlamış değilim; yani, ortada kota sahibi bir insan varsa ve bu insan, kendi eksik kotasını diğer insanlardan alıyorsa bundan daha tabiî ne var; ama, eğer kastettiği öyle değil de, orada bir rant, bir çıkar, kurumsal, resmî ilişkiler içerisinde bir kolay kazanç yolu varsa, bunu açıklamalı; yani, bunu, bu şekilde, ortaya, belirsiz bir tereddüt ifade edecek şekilde söylemesi doğru değil; çünkü, kendisi, bunları çok iyi ifade edebilecek ve ortaya koyabilecek donanımda bir arkadaşımızdır. Benim şahsen, kendisinden beklediğim budur.

TİGEM arazileriyle ilgili konuda uyarısına teşekkür ediyorum. En az kendisi kadar hassasiyet gösteren bir insanım ve zaten, bu sebeple, bir mülk devri söz konusu değildir, kiradır, mülkiyet devlette kalmaktadır, bence kalmalıdır da; dolayısıyla, bu işletmelerin özel sektöre kullanma hakkı devredilmektedir. Projelerini hayata geçirmediği anda geri dönüşü vardır; böyle de olmalıdır. Yani, biz, toplumumuzda böyle bir endişe varken, mülkiyet hakkını niçin devredelim? Uzun vadeli kira, amacına uygun kullandığı sürece elbette doğru; ama, kullanmıyorsa da, mülkiyet hakkımızdan doğan tutumumuzu, davranışımızı sergileyebiliriz. Dolayısıyla, kendisine, bu husustaki uyarısı için teşekkür ediyorum; bilgi aktarma imkânı buldum.

Üniversite-Bakanlık ilişkisi...

Kıymetli arkadaşlarım, üniversite-sanayi ilişkisi konusunda, bu ülkede, her yıl, yüzlerce toplantı yapılır. Bir sorun vardır. Kurumlararası ilişkimizin çok iyi olmadığını biliyoruz. Tarım Bakanlığı ile üniversiteler arasındaki ilişki konusunda, evvela, bu anlayışın ortaya çıkması, hayata geçmesi konusunda sizlerle beraber aynı düşünceyi paylaşıyorum. Buna ait çok somut bir adımı da attığımızı biliyorum. Yine, Sayın Mevlüt Bey, ifadesinde, bu sebze tohumculuğu konusundaki hadiseyi anlattı ve 25 milyar diye söyledi. İşte, o projeyi hayata geçirmek için 5 üniversite, 5 araştırma enstitüsü ve 23 tohum üreticisi firmayla bir işbirliğine girdik. Bu bir başlangıç tabiî; bir adım.

Ben, bu vesileyle, sizlere, bu görüşmemizin son konularından birkaç hususa da değinmek istiyorum. Onlardan birincisi, yapılan işlerle ilgili; ama, ondan önce, sayın arkadaşımızın soru olarak yönelttiği hususlara kısaca cevap vereyim; belki, konunun kapanış kısmında değinmem gereken hususlar olabilir, oraya aktarmak üzere.

Efendim, evvela İzmir bölgesindeki domates üreticilerinin çok mağdur olduğunu söyledi.

Arkadaşlarım, bölgeye yönelik tabiî ki kaygılarımız, düşüncelerimiz çok önemli; ama düşünün bu ülkede İzmir ve havalisi tarımın, çiftçiliğin, alternatif ürün çeşitlerinin, örgütlenmenin en iyi olduğu yerlerden birisi, Türkiye'de tarımın en yüksek, verimli şekilde yapıldığı yerler; elbette içlerinde, bu bölgenin içerisinde geri kalmış bölgelerimiz var; ama lütfen bu bölgelerimizden bahsederken, kıraç arazileri, iki yılda bir ürün alınan İç Anadoluyu, doğuya doğru giden bölgemizi ve doğu bölgemizi 150 kilo dekar başına buğday alınan Kars'ı, Erzurum'u bir düşünün.

VEZİR AKDEMİR (İzmir)Sayın Bakan, orayı kapatın demedim.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Hayır, ama İzmir bölgesi dediğinizde, senede iki üç defa ürün alınan bölgelerde bu insanlarımızın bir üründen zarar ederse ikinci bir ürün ekebileceğini bir düşünelim. Yani, kalkıp ülkenin diğer tarafındaki insanları da ülkenin batısında büyük bir felaket var, yardım edelim duygusuna da kaptırmayalım; yani, o insanların ekonomik güçleri o kadar iyi değil, batı bölgemize kaynak aktaracak kadar durumları iyi değil. Yani, elbette bölgemizin sorunlarına sahip çıkalım; ama lütfen...

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

87 konuşma daha · 30 Kasım 2004

87 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook