2090 sayılı tabii afetlerden zarar gören çiftçilere yapılacak yardımlar hk.(2/282)
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 46. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Ocak 2005 · 464 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sami Güçlü (AK Parti), 4 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2090 SAYILI TABİİ AFETLERDEN ZARAR GÖREN ÇİFTÇİLERE YAPILACAK YARDIMLAR HK.(2/282)); konuşma 464 kelime.
Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “2090 sayılı tabii afetlerden zarar gören çiftçilere yapılacak yardımlar hk.(2/282)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 4 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-01-04-2090-sayili-tabii-afetlerden-zarar-goren-ciftcilere-yapilacak-yardimla (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Iğdır Milletvekilimiz Sayın Dursun Akdemir, 2090 sayılı Kanunun değiştirilmesi hakkında vermiş olduğu teklifle ilgili düşüncelerini biraz önce ifade ettiler; Şanlıurfa Milletvekilimiz Sayın Vedat Melik de, bu düşünceye katıldığını ve kanunun kendi içinde bir kısım belirsizliklerin, tutarsızlıkların olduğunu söyledi.
Efendim, hepinizin bildiği gibi, ülkemiz, bulunduğu coğrafya itibariyle, tabiî afetlere çok açık ve sık rastlanan bir durumla karşı karşıyadır ve çiftçilerimiz, özellikle geçen yıl içerisinde, bunun çok olumsuz sonuçlarıyla karşılaşmışlardır. İşte, bu hadise, artan önemi ve ekonomik boyutu dolayısıyla, 2090 sayılı Kanun kapsamına giren illerimizin içerisinde, ancak belli oranda bir ödeme yaparak bu çiftçilerimizin zararlarını bir ölçüde telafi etmeye çalıştık; ancak, kendilerinin de belirttiği gibi, Gaziantep, Malatya dahil olmak üzere bazı illerimizde hiçbir çiftçimize ödeme yapamadık. Çünkü, gerçekten, bu kanunun aradığı şartlar çok ağır ve bütün hususlarına özenle dikkat edildiği takdirde de ürünün, üretim araçlarının ve diğer mal varlıklarının yüzde 40'ının zarar görmüş olması çok kolaylıkla gerçekleşecek bir husus değil ve dolayısıyla, bir destek imkânı da genellikle bulunamamaktadır. Buna ilaveten, 2001 yılından itibaren bütçeye bu amaçla ayrılmış olan kaynağın miktarı da çok düşük bir rakamdır ve dolayısıyla, herhangi bir yerde zarar olduğu takdirde, bu kapsama girse bile, çiftçilerimize son dört yılda bir ödeme yapılamamıştır. Bu yıl yaşadığımız olaydan dolayı 50 trilyonluk bir kaynak aktarılmış; ama, biraz önce bahsettiğim gibi, yine, bazı illerde belki bir çiftçiye, bazı illerde ise hiçbir çiftçiye ödeme yapılamamıştır; bunu biliyoruz.
Esas büyük problem, tarımda bu riskin dağıtılması ve daha modern, işleyen bir mekanizmayla çiftçilerimizin karşılaştığı bu sorunlara çözüm üretmektir. Bu konuda Hükümetimizin baştan beri söylediği, savunduğu husus, tarım ürünleri sigorta yasasıdır. Nihayet, bununla ilgili konu, muhalefetimiz, AK Parti Grubuna mensup milletvekili arkadaşlarımızın desteğiyle, gayretiyle, Meclise intikal etmiştir; Tarım Komisyonunda görüşülerek altkomisyona gönderilerek, detaylandırılmış ve komisyondan geçmiş ve şu anda, Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilmiş durumdadır. Dolayısıyla, sistemi yenileştirecek, yaygınlaştıracak ve kamu desteğini de bir yasa çerçevesi içerisinde prim desteği olarak hayata geçirecek bu sistemi en kısa sürede yasalaştırabilecek durumdayız.
Dolayısıyla, iki saygıdeğer arkadaşımızın ifade ettikleri 2090 sayılı Kanundaki eksikliklerle ilgili olarak düşüncem şudur: Tarım ürünleri sigorta yasasını çıkarıp, daha yaygın bir şekilde çiftçilerimize hizmet verir hale getirdikten sonra... Büyük çapta afetlerin, bir bakıma, kamu tarafından, devlet tarafından karşılanabilmesi için, 2090'a da ihtiyaç vardır; ama, uygulamadan sonra alacağı şekli dikkate alarak 2090'ı değiştirmemizi daha mantıklı ve doğru buluyoruz. Dolayısıyla, iki arkadaşımızın ifade ettiği hususlara prensip olarak katılıyorum; değerlendirmesini yapmamız lazım; ancak, tarım ürünleri sigorta yasasından önce biz bu kanunu getirecek olursak, o zaman, bir taraftan yürüyen bir 2090, öbür taraftan da bir tarım ürünleri sigorta yasası... Arzu ettiğimiz etkinliği sigorta yasasında sağlayamayız. Dolayısıyla, ben, Yüce Meclisin, bu hususta tarım ürünleri sigorta yasasına öncelik vermesinin, sigorta sistemi dışında kalıp da karşılanamayan kısmının ise, 2090'la yeniden tanzim edilmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum.
Düşüncelerimi bu şekilde ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum efendim. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 4 Ocak 2005