Narenciye üreticilerinin sorunları konusunda
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 53. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Şubat 2005 · 912 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sami Güçlü (AK Parti), 2 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NARENCİYE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI KONUSUNDA); konuşma 912 kelime.
Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Narenciye üreticilerinin sorunları konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-02-02-narenciye-ureticilerinin-sorunlari-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Adana Milletvekilimiz Sayın Kemal Sağ'ın turunçgil üreticilerinin sorunları hakkındaki gündemdışı konuşmasına kısaca cevap vermek istiyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Evvela sonundan başlamak istiyorum. Sayın Milletvekilimiz pamuk üreticilerinin durumundan bahsettiler. Gerçekten, 2004 yılı itibariyle, pamuk üreticimiz maliyetler, dünya fiyatlarındaki gelişmelerden dolayı çok endişe içerisinde, bir bekleyiş içerisindeydiler; ancak, Hükümetimizin bu hususta almış olduğu kararı 18 Ocakta duyurduk, bugün kendileriyle ilgili açıklamayı daha geniş kapsamlı olarak yaptık.Yüzde 111 oranında pamuk priminde bir artış, normalde; sertifikalı tohumluk kullananlarda ise yüzde 130... Toplam prim miktarının 600 trilyonluk bir değere ulaştığını, bunun yüzde 68'inin pamuk üreticisine intikal ettiğini, dolayısıyla, pamuk üreticilerinin bu yıl verilen primlerle üretimi sürdürebilecek bir duruma geldiklerini, bununla ilgili aldığımız bilgilerin, prim miktarını çok olumlu olarak değerlendirdiklerini, nitekim, 18 Ocaktaki toplantıya Ege Bölgemizden çok sayıda ziraat odası başkanımızın katılarak bu husustaki düşüncelerini bizzat kendilerine ilettiğine şahidim. Dolayısıyla, bilgilerinize sunuyorum. Üreticilerimiz adına bu gelişmeden duyduğumuz memnuniyeti de sizlerle paylaşıyorum.
Narenciyeye gelince; bu yıl narenciye üreticilerimizin -başka bazı ürünlerde olduğu gibi- zor bir yıl yaşadığını biliyoruz. Dolayısıyla, fiyatlarla ilgili konularda bir sorunumuz vardır. Bu konuda, gerek iç üretimdeki artış gerekse rakiplerimizin dünya piyasalarına sürdüğü ürünlerdeki fiyat rekabeti, bizim ürünlerimizin kalitesi, üreticilerimizin bu konudaki örgütsüzlüğü, tarım sanayii entegrasyonunun arzu edilen seviyede olmaması gibi, bir kısmı yapısal, bir kısmı da piyasada meydana gelen değişmelerden etkilenerek bu olumsuz tablolar çıkıyor; ancak, tarım sektöründe, hepinizin bildiği gibi, bu, zaman zaman bazı ürünlerde karşılaştığımız bir durumdur. Nitekim, elimdeki bilgiler, 2002, 2003, 2004 yılları ürünleri itibariyle, narenciyedeki fiyat dalgalanmalarının 2003 yılında nispeten iyi olduğunu, ama, 2004'teki fiyatlar, 2003'ün de belki biraz daha altına inen ürünler olduğunu gösteriyor.
Dolayısıyla, bu yıl, biraz önce arkadaşımızın saydığı, primler açıklanmadan önceki ürün olan pamukta, kuruüzümde ve patateste yaşanan olumsuz durumun narenciye üreticilerini de kapsadığını söyleyebiliriz. Evvela, bunun en temel sebebi şudur: Türkiye'de, narenciye üretiminde önemli bir artış vardır. 2000 ile 2004 yılları arasındaki üretim artışı 1 800 000 tondan 2 500 000 tona çıkmıştır ve Türkiye'nin, yaklaşık 500 000 ilâ 800 000 ton ihracatı vardır ve bunun karşılığında da yılda 200 000 000 ilâ 250 000 000 dolarlık bir ihracat geliri söz konusu olmaktadır. Miktardaki değişmeyle de ihracat geliri paralel değildir; yani, dolayısıyla, zaman zaman daha az ihraç ederek daha çok, bazen de çok ihraç ettiğimiz halde daha düşük bir ihracat değeri elde etmekteyiz.
Bununla ilgili olarak, bir üretici örgütlenmesiyle ilgili konuda bir sorunumuz olduğunu biliyorum. Bunun dışında, daha nitelikli, daha pazarın kabul ettiği ürünlerin üretilmesi konusunda eksikliğimiz var. Bununla ilgili bir iyileştirmeye şiddetle ihtiyaç var.
Esas üzerinde durulması gereken konu, kısa vadede, genellikle ihracat desteği konusunda karşımıza çıkmaktadır. Bununla ilgili uygulamalar... 1998'den itibaren belli ölçüde ihracat teşvik edilmektedir. Nitekim, bu konuda verilmiş olan teşvikler üreticilerimiz tarafından çok memnuniyetle karşılanmamış; ancak, ocak ayı içerisinde, yani geçtiğimiz ay içerisinde bu konuda nispeten bir iyileştirme olduğunu biliyoruz, üreticilerimiz de biliyor bu konudaki gelişmeyi. Dolayısıyla, şu anda, ihracat desteğiyle ilgili konularda, sandığımızın aksine, bir ümit, bir iyileşme vardır. Herhalde Kemal Bey kendisi de bu konudaki gelişmeyi biliyordur; ama, çok daha detaylı şekilde izah etmek gereği yoktur. Dolayısıyla, üreticilerimizin "bugün eğer bir dışpazar imkânı olursa, bu, iç piyasayı da müspet etkiler" düşüncesi için bir zemin oluşturulmuştur. Dolayısıyla, Hükümetimizin hadiseyle doğrudan ilgili bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığımızın bu husustaki katkılarına ben de, üreticilerimiz adına, teşekkür ediyorum.
Bu arada, esas değerlendirmemiz gereken husus şudur: Türkiye'de üretimi hızla artan, yurtiçi tüketimi belli bir seviyede artık artma imkânı olmayan bu ürünün ihracat şansını artırabilmemiz, kısa vadede, çok kolay değildir; çünkü, rakiplerimiz, bu hususta tüketici taleplerine çok uygun çeşitler ve kalitesi oldukça yüksek ürünler üretmeyi başarmışlardır. Bununla ilgili konuda, gerek üniversitelerimiz gerek tarımsal araştırma birimlerimiz gerekse üreticilerimizin kendileri, üzerine düşen görevi çok dikkatli bir şekilde yaptığını söyleyemeyiz. Yani, bizim sorunumuz, bu coğrafyası, iklimi, bu ürüne çok elverişli olan alanlarda dünyanın talep ettiği ürünü üretememekten kaynaklanmaktadır. Yani, bu hadisenin geri kalan kısmı, sorunu çözmeye yetmez. Dolayısıyla, bizim, bu yönde bir adım atmamız lazım. Bu konuyla ilgili bölge milletvekillerimizin de çok büyük bir hassasiyeti var, Sayın Kemal Beyin olduğu gibi. Bu arkadaşlarımızla dün bir değerlendirme yaptık. Bu değerlendirmede, narenciye üreticilerinin, üretiminin sorunlarını konuşmak üzere geniş kapsamlı bir toplantı yapılmasına karar verildi. Başta, Mersin Milletvekilimiz Ömer İnan Bey olmak üzere, bu görüşme tamamlandı, birlikte bir değerlendirme yaptık. Dolayısıyla, önümüzdeki nisan ayı sonu veya mayıs ayı veya mayıs ayının başında... Başta Akdeniz İhracatçılar Birliği olmak üzere bu sektörle ilgili üretici örgütleri, ihracatçılar, araştırma merkezleri ve Tarım Bakanlığının konuyla ilgili uzmanları bu sektörün geleceğe yönelik durumunu değerlendirmek ve uzun vadeli politikaları belirlemekten başka, bunu objektif ölçüler içerisinde tespit etmek ve üreticileri bu yöne yönlendirmek gerektiği kanaatine vardı. Dolayısıyla, bu konuda üreticilerin sorunlarını dile getiren, başta Kemal Sağ olmak üzere, muhalefet partimize mensup milletvekili arkadaşlarımızın ve onların içerisinde doğrudan doğruya sektörle ilgili olanların da katkısını almayı arzu ederiz.
Dolayısıyla, bu sektörümüzle ilgili sorunların çözümü, kısa vadede bazı müdahaleler değil, uzun vadede ihracat imkânı olan kaliteli ürünlerin üretimine yönelik kalıcı politikaların tespitidir.
Bu düşüncemi ifade ederek, hepinizi saygıyla selamlıyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
N. GAYE ERBATUR (Adana)Sayın Bakan, bu sene ne olacak?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)O cümleyi söyledim, herhalde dikkatinizden kaçtı. Ocak ayı içerisinde, üreticilerimizin beklediği ek destek konusunda çalışmanın tamamlandığını; bunun Sayın Kemal Sağ tarafından da bilindiğini söyledim.
N. GAYE ERBATUR (Adana)Sayın Bakan, mandalina da bu destek içerisinde mi?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Bunun anlamı dış piyasalarda artan bir talebin iç piyasalarda da bir iyileştirmeye yol açabileceği ümididir. Üreticilerimizin şu andaki durum değerlendirmesinin oldukça iyimser ve pozitif olduğunu ifade ediyorum.
Tespitlerimiz bu şekildedir; bilgilerinize sunuyorum.
Teşekkür ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 2 Şubat 2005