Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 54. Birleşim · 5. yasama yılı · 27 Ocak 2011 · 612 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sebahat Tuncel, 27 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 612 kelime.
Sebahat Tuncel (İstanbul). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2011-01-27-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SEBAHAT TUNCEL (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 606 sıra sayılı kanunun 16’ncı maddesi üzerine verdiğimiz değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gerçekten bu torba yasada çok ciddi eşitsizlikler ve adaletsizlikler var. Kısmen daha olumlu sayabileceğimiz düzenlemelerle işçilerin ve emekçilerin hak ve özgürlüğünü gasbeden düzenlemeler bir arada. Dolayısıyla bu adaletsizliği gidermek Hükûmetin temel görevidir.
Sayın Bakana önerimiz, en azından işçilerin, emekçilerin, çiftçilerin talep ettiği, yasaların yeniden düzenlenmesi konusunda bu torba yasanın geri çekilip ayrıştırılmasıdır. Biz bazı kısmi düzenlemeler ile toplumun geniş kesimlerine ciddi anlamda adaletsizliği sürdürecek bir yasayı birlikte görüşmek ciddi anlamda problemdir. Bakın, KESK, DİSK, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası, Türk Tabipler Birliği seksen bir ilden Ankara’ya yürüyecekler bu torba yasadaki hak ihlallerine, işçilerin, emekçilerin hak gasplarına dikkat çekmek, esnek çalışmaya yönelik sorunlara dikkat çekmek için Ankara’ya yürüyecekler, 3 Şubatta burada olacaklar. Muhtemel ki, siz onu gazınızla, devletin güvenlik güçleriyle karşılayacaksınız ama bizim önerimiz, Bakanımızın gidip bu işçileri karşılaması ve bu işçi sendikalarının başkanlarıyla toplanarak “Biz bu yasayı gerçekten demokrasiden yana, emekten yana bir yaklaşımla düzenlemek istiyoruz, o zaman sizi dinleyelim ve yeniden düzenleyelim.” demesini bekliyoruz. Tabii, bu ne kadar gerçekçi bilemiyorum ama Türkiye’de toplumların beklentisi bu.
Diğer bir konu, bu maddede önemli bir değişiklik var ve gerçekten toplumun geniş kesimleri bekliyor, ancak bize göre yeterli değil. Bu, çiftçilerimizin sorunlarını sözde dikkate alıyormuş gibi, onların prim borçlarını öderken yeniden yapılandırırken aslında pozitif bir şey yapılıyormuş gibi ama Türkiye’de tarım işçilerinin sorunlarını hepimiz biliyoruz. Daha dün Beypazarı’nda tarım işçileri kaza yaptı ve 11 yurttaşımız yaşamını yitirdi, 5’i ağır yaralandı; biz buradan Allah’tan rahmet diyoruz, yaralı arkadaşlarımıza da geçmiş olsun diyoruz ama ne kadar Hükûmetin gündeminde? Tabii, bu ilk değil, umarız son olur, ancak son olmayacağını da biliyoruz. Ölenler, bu ülkenin yoksul emekçi çocukları, yoksul emekçi insanları. Ta Mardin’den bir parça ekmek bulabilmek için yollara düşüyorlar, Karadeniz’e gidiyorlar, İç Anadolu’ya geliyorlar. Şimdi, bu ne kadar Hükûmetin gündeminde? Yani mevsimlik işçilerin sorunlarını ne kadar çözecekler? Ya da insanca yaşama konusunda mevsimlik işçilerin insanca yaşam koşullarını, insanca çalışma koşullarını yaratma konusunda ne kadar hevesli? Üç buçuk yıldır buradayız, üç buçuk yıldır en azından on defa kürsüyü bunun için kullandık ama herhangi bir gelişme yok. Hâlâ mevsimlik işçiler kamyonetlerin arkasında taşınıyorlar, hâlâ trafik kazasına kurban gidiyorlar, herhangi bir değişiklik yok.
Yine, çiftçiler açısından da öyle. AKP Hükûmeti neoliberal politikaları her alanda olduğu gibi çiftçiler açısından da tarım sektöründe de kullanmaktadır. Tarım sektöründekilerin durumu çok iyi değil, tarım sektörü gerçekten artık kendi kendini geçindiremeyecek durumda. Şimdi, bunun için bir düzenleme yapılıyor, “Evet, iyi, prim borçlarını yeniden düzenleyelim, işte emekli olma hakkı tanıyalım.” Bunun için de beş ay gibi kısa bir süre tanınıyor! Peki, bu beş ayda, zaten yoksul olan, zaten emeğinin karşılığını alamayan, ürünlerini tarlada bırakan insanlar nasıl olacak da bu kadar parayı toplayacak, bu para karşılığında kendi primini ödeyecek ve emekli olacak? Şimdi, Türkiye'de buna gülerler. Bugüne kadar Sayın Başbakan “Ekonomik kriz Türkiye’yi teğet geçti, bizi etkilemedi.” diye ifade ederken, neyse ki iki gündür, iktidara mensup milletvekilleri aslında teğet geçmediğini ifade ediyorlar, bu tasarının, torba yasanın şeyinde de bu var. Evet, ekonomik kriz tam da çiftçileri, emekçileri, köylüleri vurdu. Siz gelip bunda diyorsunuz ki: “Borçlandıralım, yeniden borcunu ödesin.” Bu mümkün değil. Madem bir düzenleme yapıyorsunuz, o zaman, gelin, önergemizi dikkate alın, borçlanma süresini artıralım yani insanlar daha rahat koşulda ödeyebilsinler.
Diğeri: Bu insanlar nereden para alıp ödeyecek? Zaten gelirleri yok. O zaman, devlet bankaları bu insanlara kredi versin ve ödeme koşullarında kolaylık sağlasın. Madem bir düzenleme yapıyoruz, çiftçimize, serbest çalışanlara iyilik yapacağız, o zaman, gelin, bunları da beraber yapalım, diyelim ki: “Bu seçim yatırımı değil, gerçekten işçiyi düşünüyor, esnafı düşünüyor, gerçekten insanca yaşam koşullarını tanıyor.” Böyle olmadığı sürece bu bir seçim yatırımı dışına çıkmayacaktır, anlaşılan da odur.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 27 Ocak 2011