Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 63. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Şubat 2011 · 592 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sebahat Tuncel, 10 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 592 kelime.
Sebahat Tuncel (İstanbul). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2011-02-10-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SEBAHAT TUNCEL (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Doğrusu, bu torba yasa görüşüldüğü günden bugüne bu torba yasaya ilişkin itirazlarımızı hep ifade ettik. Burada görüşmemiz gereken aslında bu torba yasa değil, Türkiye’nin demokratikleşmesi, Türkiye’nin temel sorunları olan Kürt sorunu, demokrasi sorunu, kadın sorunu, işçilerin, emekçilerin sorununa çözüm bulabilecek köklü bir demokrasi sözleşmesi olacak yeni bir Anayasa’yı tartışsaydık. Şimdi, biz burada bu kadar mesai harcıyoruz. Doğal olarak, önümüzdeki dönem AKP de söz verdi, diğer siyasi gruplar da artık 12 Eylül Anayasası’yla yönetilemeyeceğimizi, yeni bir Anayasa’ya ihtiyacımız olduğunu söyledi. Dolayısıyla eğer bir yeni Anayasa yapacaksak, eğer bu Anayasa’da eşitlik, adalet olacaksa, demokrasi olacaksa, emeğin özgürlüğü olacaksa, kadın özgürlüğü olacaksa bu çıkarttığımız yasalara yeni baştan mesai harcamak zorunda kalacağız çünkü bunların hiçbirine uygun değil. Eşitsizlik temel sorun bu maddede. Dolayısıyla torba olunca eşitlik de olmuyor, ölçemiyorsunuz bu torbada ne kadar eşit, ne kadar adil düzenlemeler oluyor.
Şimdi, biz bu yasa tasarısında Sermaye Piyasası Kurulunun merkezinin Ankara’dan İstanbul’a taşınmasının uygun olmadığını düşünüyoruz. Bizim meselemiz, sadece, ekonomik olarak bunun İstanbul’a taşınmasına itirazımız değil. Biz öncelikle demokrasiyi yerellere taşıyalım diyoruz. Gelin, madem, işte önümüzdeki dönem demokratik şekilde tartışacağız, sadece ekonomiyi yerellere taşımayalım, aynı zamanda demokrasiyi yerele taşıyalım, halkın yönetimini oluşturalım. Bunun için de başından beri söylediğimiz ama buradaki milletvekillerinin ya da siyasi gruplarının tartışmak istemediği demokratik özerklik temelinde bir çözüm projesi sunduk. Bizim çözüm projemizde, evet, Sermaye Piyasası Kurulu gibi kurulları da bölgelere taşıyalım, İstanbul’u başka bir merkez yapalım, Diyarbakır’ı başka bir merkez, işte, Antalya başka bir merkez olsun ama bu merkezler arasında başka bir eşgüdüm olsun. Mesele, Ankara’nın başkent olması ya da İstanbul’un başkent olması meselesi değil. Mesele, gerçekten, artık merkezîleşen politikaların, ne ekonomik olarak ne sosyal olarak ne kültürel olarak ne de eğitim alanında sorunlarımızı çözmediğidir. Eğer bunu görüyorsak ve bunun için çözüm arıyorsak, ki öyle görünüyor...
Sayın Başbakan mesela başkanlık sistemini tartışıyor, yine, diğer kurumlar bu meselenin çözülmeyeceğini tartışıyor. Demek ki burada bir sistem tıkanıklığı var, “Bu sistemi nasıl aşacağız?” diye tartışıyoruz, biz de tartışıyoruz. Biz, kendi cephemizden bir çözüm önerisi sunduk. Yani sadece ekonomik olarak bazı merkezleri önemsemek yetmiyor. Gelin... Diyelim ki yeni bir yönetim anlayışıyla bunu gerçekleştirelim. Aksi takdirde, bazı yerleri merkez yaptık, bazı yerleri yapmadık, ne olacak? Kaldı ki AKP İktidarının sadece ekonomi üzerinden, sadece elit bir kesimi Türkiye’yi yönetenlerin, işte, ekonomik olarak elinde tutanların bir kesimin hakkını koruması, işte tam da eşitsizliğin temel nedenidir. Eğer bunu yapmaya devam ederseniz, Türkiye’de eşitlik duygularını zedelerseniz, gerçek anlamda ciddi sorunlara da davetiye çıkarmış olursunuz.
Daha önce bu kürsüde söyledik. İşte, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin tam da nedeni bu. Bu, eşitsizliktir. Zenginlerin daha çok zengin olması, yoksulların daha da çok yoksullaşmasıdır. Bu kanun tasarısı zenginleri daha çok zengin yapmak ve o zenginliği işte zenginlerin olduğu bir merkeze taşımak amaçlanıyor. Oysa yoksulların gerçekten eğer adaletini sağlamazsanız, yarın burada diyelim ki Tunus’ta yaşanan, Mısır’da yaşanan sosyal hareketler gibi bir hareketin olmayacağını nereden biliyorsunuz? Evet, şimdi, polisinizle, copunuzla, gaz bombanızla emekçileri bastırabilirsiniz, Meclisin etrafına yakınlaştırmayabilirsiniz ama bu emekçilerin geniş bir çevreyle buluşması ve bunun çok daha geniş noktalara yayılmasını nasıl engelleyeceksiniz? Gerçek anlamda adaletsizlik ve eşitsizlik o kadar fazla ki… Bilmiyorum, tabii, Ankara’da oturunca iktidar partisinin milletvekilleri galiba sokakları görmüyorlar. İşte İstanbul’da yaşanan yoksulluğu, açlığı görmüyorlar, sınıflar arasındaki çatışmayı görmüyorlar. Biz bunun görülmesi gerektiğini düşünüyoruz, aksi takdirde gerçekten Türkiye’yi de iyi bir gelecek beklemiyor.
Sonuç olarak şunu ifade etmek istiyorum sayın milletvekilleri: Biz sadece Ankara başkenttir, ekonomiyi burada merkezleştirelim, burada denetim altına alalım değil, evet, ekonomiyi de yerellere taşıyalım ama demokrasiyi de, sorunların çözümünü de yerele taşıyalım, demokrasi ancak böyle mümkün olur diyoruz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 10 Şubat 2011