İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 58. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

Sebahat Tuncel

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 58. Birleşim · 5. yasama yılı · 3 Şubat 2011 · 616 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sebahat Tuncel, 3 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 616 kelime.

Sebahat Tuncel (İstanbul). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2011-02-03-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, burada, tartışmaları yürütmeye çalışıyoruz bir şekilde muhalefet olarak. Aslında bu kadar mesai harcıyorsak, bu mesainin en azından bir anlam ifade etmesini ve halklar lehine, emekçiler lehine bazı düzenlemelerin çıkması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu madde, gerçekten çok ciddi problemleri olan bir madde. Tam da emekçilerin karşı çıktığı maddelerden birisi. Bugün Kızılay Meydanı’nda dayak yiyen emekçilerin bu konuda itiraz ettiği maddelerden birisi çünkü bu madde, esnek çalışmayı bir kanun hâline getiriyor. Uzaktan çalışma, çağrıyla çalışma, evde çalışma gibi tanımlar getirerek aslında zaten esnek olan çalışmayı yasal hâle getiriyor.

Bugüne kadar özel sektör bu işi yapıyordu. Özel sektör fason çalışıyordu, parça çalışıyordu, kadınları evde çalıştırıyordu, aile içi işçilik biraz da burada ve görünmez emek meselesi çok ciddi problemdi. Şimdi, bu, kamuda da bu hâle getirmeye çalışıyor. Kamuda aslında uzaktan çalışma… Diyelim ki evde çalışma bunun tanımlarını yerine getiriyor ve bu kanun da isteğe bağlı olarak prim ödeme meselesini gündeme getiriyor. Zaten bu insanlar yaşam için çalışmak zorundalar. Bir de siz bu prim ödemesini de bu insanların omzuna yüklüyorsunuz. Bunlar çok ciddi adaletsizlikleri beraberinde getiriyor. Şimdi, bunları biz burada tartışamazsak, emekçilerin, işçilerin sorunlarını tartışamazsak, nasıl bir noktada ele alacağız? Bu ciddi bir problem.

Tabii, siz, bugün, işçilerin, emekçilerin Kızılay’da yediği dayağı, gazı önemsemeyebilirsiniz ancak onlar İstiklal’de dayanışmak için başka bir şey söylediler. Sayın Başbakan biraz önce buradaydı. Keşke dinlese. Şöyle bir slogan atıyorlar: “Başbakan sonun mübarek olsun.” Bu, Mısır’da yaşanan olaya dikkat çekmek içindir. Sadece bir slogan değildir. Oradaki sosyal adaletsizliğin, Tunus’ta yaşanan sosyal adaletsizliğin, yoksulluğun, devletin yaptığı aslında yolsuzluğun ve rantın emekçiler lehine nasıl bir noktaya geldiğini Türkiye’nin de düşünmesi gerekir. Burada, bizlerin, sorumluluğu olan siyaset yapanların bu noktada ciddi sorumluluk üstlenmesi gerekir. Tabii, biraz önce, iktidar partisinden Sayın Canikli öyle bir şey anlattı ki “Bu şeyde şuna mı karşısınız, buna mı karşısınız?” Mesele şu. Başından beri diyoruz, Sayın Canikli’ye diyoruz ki: “Gelin, bu yasayı değiştirelim. Olumlu olan yasaları çıkartalım ama olumsuz olan, emekçinin hakkını gasbedenleri ayrıştıralım. İşçi konfederasyonlarıyla, sendikalarla, getirin bunu tartışalım. Bu, önümüzdeki dönem başka şeylere neden olacak.” Tabii bu bir politika. Seçim öncesi bazı şeyleri yapmak istiyorsunuz. Bu önemli bir nokta.

Sayın milletvekilleri, birkaç şeye dikkatinizi çekmek istiyorum, Türkiye’de istihdam konusuna. İstihdam edilen nüfus 22 milyon 972 bin. Bu, TÜİK’in verilerine göre. Şimdi, istihdam edilenlerin yüzde 44’ü, yani 10 milyon 107 bini kayıt dışı, herhangi bir sosyal güvenceden yoksun olarak çalışıyor. Yine diyelim ki iş gücünün yüzde 71’ini erkekler oluşturuyor; kadınlar ancak yüzde 29 oranında; erkeklerin nüfusu 16 milyon, kadınlarınki de 6 milyon. Erkeklerin yüzde 38’i, kadınların yüzde 60’ı kayıt dışı çalışıyor ve Türkiye’de 3 milyon 216 bin ücretsiz aile işçiliği var. Kayıt dışı çalışanların içinde en büyük grubu ücretsiz aile işçileri, onlar içinde de en büyük grubu ise kadınlar oluşturuyor ve aslında bu maddeyle birlikte bu kayıt dışı işçilik ve ev işçiliği yasal hâle getiriliyor. Kadınların “görünmez emek” diye ifade ettikleri, ev içerisinde çalıştıkları konuların hak mücadelesini verirken, aslında, biz, bir şekilde kadınları ev içerisine mahkûm ediyoruz.

Şimdi, bu konuda Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün 2010 verileri var. Aralık ayında açıklama yapmış. Burada 100 kadından sadece 12,8’i kendi işine, hesabına çalışıyor ya da işveren; 51,1’i herhangi bir ücret ya da yevmiye karşılığında çalışıyor; 34,8’i de ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor. Tabii, yine bu veriler de Türkiye’de istihdamda kadının durumunun vahametini gösteriyor. Örneğin TÜİK verilerine göre, 1990 yılında iş gücüne kadın katılımı yüzde 34,1 iken, 2002’de yüzde 26,9; 2004’te yüzde 25, 2009’da da yüzde 26 olarak değişmiş. Zaten işgücüne katılımı az olan, sınırlı olan kadınlar bu yasayla birlikte aslında daha çok ev içlerine hapsedilmekte, “esnek çalışma” adı altında da emek sömürüsüne zemin sunulmaktadır.

Umuyoruz ki İktidar da bu yasaya onay vermeyecektir diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

95 konuşma daha · 3 Şubat 2011

95 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook