Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 57. Birleşim · 5. yasama yılı · 2 Şubat 2011 · 603 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sebahat Tuncel, 2 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 603 kelime.
Sebahat Tuncel (İstanbul). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sebahat-tuncel-23-2011-02-02-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SEBAHAT TUNCEL (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; madde üzerine verdiğimiz değişiklikle ilgili söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu maddeye ilişkin yaptığımız önergeyle birlikte, en azından her zaman için İktidarın “Emeklilere müjde veriyoruz.” diye toplumu, özellikle emeklileri beklentiye soktuğu bir dönemde gerçekten emeklilere müjde değerinde bir düzenlemenin yapılmasını, en azından bu torba yasa içerisinde emekliler lehine bir düzenleme yapılmasını önerdik çünkü Türkiye’de gerçekten emeklilerin durumu da en az işçilerin durumu kadar vahim bir durumda. Özellikle hem emekliler arasındaki maaş farkının çok olması hem de aynı zamanda emeklilerin yaşam standartlarının altında, özellikle açlık sınırından daha düşük maaş alması ciddi bir problem. Yani TÜRK-İŞ’in açıkladığı verilere göre bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 2.835 TL, açlık sınırı 870 TL. Böyle bir durumda, düşünün… Yani Türkiye’de, gerçekten emeklilerin hak ettiği yaşam standardını, toplumda var olabilmesini sağlayacak bir düzenleme yapılması önemli. O açıdan, biz, 400 TL önerdik, en azından bunun üzerinden bir düzenleme yapılırsa, bunun üzerinden yapılacak bir zammın, Türkiye’de, emeklilerin -diyelim ki- daha adil, daha eşit yaşaması konusunda önemli olacak.
Yine, öngörülen yüzde 4 zammın -diyelim ki- bu emekçilerin, emeklilerin haklarını doğru değerlendirmediğini… O açıdan da bunu yüzde 80 gibi önerdik. Şimdi burada çokmuş gibi, yüzde 80 büyük bir değermiş gibi görünüyor ama bugüne kadarki adaletsizlikleri, bugüne kadar emeklilerin yaşam mücadelesini en azından belli bir noktaya taşımak ve yaşam refahını, sosyal adaleti sağlamak açısından bu önergeyi sunuyoruz.
Bu önerge dikkate alınacak mı? Tabii alınmayacak. Şimdi, bakıyorum iktidar milletvekillerine, hepsi ya kendi arasında konuşuyor ya telefonla konuşuyor ya da zaten bu işle ilgilenmiyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Yani “torba yasa” gibi bir yasayla biz burada tartışırken, bari, bu kadar -diyelim ki- Türkiye kamuoyunun gündemini alan, emekçileri sokağa döken, Türkiye’de çok ciddi tartışmalara neden olan şeyleri sadece karar yeter sayısı ya da toplantı yeter sayısı için değil, bu sorunu tartışmak için burada olsanız daha anlamlı olur diye düşünüyoruz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Aksi takdirde, sadece planlanmış şeylere “Evet.” ya da “Hayır.” demek çok gerçekçi bir durum değil.
Diğer bir konu sayın milletvekilleri: Tabii, Parlamento dönemini bitirmek üzere, oysa Türkiye'nin çok daha ciddi sorunları var. Yani bu ülkenin “barış” gibi bir sorunu var, bu ülkenin “demokrasi” gibi bir sorunu var. Evet, seçime gidiyor olabiliriz. Seçim -diyelim ki- dört beş ay sonra sandıklar kurulacak, burada, muhtemelen yeni yüzler gelecek ya da eski denge bozulmayacak. Buna, tabii ki halkımız karar verecek. Ancak, bu ülkede değişmeyen şeyler olacak yani. Bu ülkede hâlâ yoksullar yoksul, işsizler işsiz, bu ülkede hâlâ bir barış problemi, bir demokrasi problemi olacak.
Biz yaklaşık -diyelim ki- bu Parlamentoya geldiğimiz günden beri bu kürsüde yeni demokratik bir Anayasa tartışmasını hep yürüttük. Bu ülkenin demokratik bir Anayasa’ya ihtiyacı var. Dolayısıyla bu Anayasa yapma konusunda mesaimizi buna harcasaydık aslında, bugüne kadar yaptığımız, eğer sabahlara kadar çalışıyorsak Türkiye’nin geleceği için çalışsaydık, diyelim ki Türkiye’de bütün bu yasal düzenlemeleri de demokratik, sivil, çağdaş bir Anayasa’ya göre yapsaydık daha hayırlı olacaktı. Şimdi Türkiye’nin bu temel ihtiyaçlarını, temel problem alanlarını görmezden gelen, sadece seçim öncesi bir torbaya bütün maddeleri biriktiren ve bu maddelerde sosyal adaletsizliği derinleştiren; kadınlar lehine, işçiler, emekçiler lehine hiçbir düzenlemesi olmayan tartışmalar için burada mesai sarf ediyoruz. Tabii ki Parlamentoya gelmişsek bunun mesaisini sarf edeceğiz ama bu halklarımız lehine, emekçiler lehine, Türkiye demokrasisi lehine ne geliştirecek bu önemli bir nokta. Burada bunun şeyi var mı bilmiyoruz ama demokrasinin olmadığı yerde, adaletsizliklerin, eşitsizliklerin derinleştiği yerde işte yanı başımızda Mısır’da yaşananlar var, Tunus’ta yaşananlar var. Bunlar bize örnek olmalıdır. Biz Türkiye’de demokrasiyi eğer inşa edemezsek Türkiye açısından da kriz ve kaosun, çatışmaların yaşanması hiç de öyle uzak bir ihtimal değildir. O açıdan da AKP İktidarının yapması gereken şey aslında burada demokratik Anayasa’yı tartışmaktır ama ne yazık ki bize torbayı tartıştırıyorsunuz.
İyi akşamlar. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
83 konuşma daha · 2 Şubat 2011