İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 125. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

Selçuk Ayhan

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 125. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Temmuz 2008 · 542 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Selçuk Ayhan (CHP), 2 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 542 kelime.

Selçuk Ayhan (CHP, İzmir). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selcuk-ayhan-23-2008-07-02-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SELÇUK AYHAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisi olarak 7’nci maddenin içinde değişiklik yapılması için verdiğimiz kesintilerle ilgili önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, yasaları çıkarırken geçmişte zaman zaman yapıldığı gibi kişisel, yandaşsal ya da siyasi hesaplarımızla değil, ülkemizin, halkımızın çıkarlarını göz önüne alarak, bilimsel verileri dikkate alarak çıkarmak ve yasaların çıkarılması için yapılan ön çalışmalarda ciddi hazırlıklar yapmak durumundayız.

Geçenlerde yerel yönetimlerle ilgili çıkardığımız yasada, hepinizin bildiği gibi, birçok belde belediyemizi kapattık. Ve biz burada yasayla ilgili görüşürken belki nüfusu 1.999 olan bir beldede olabilen 2 veya 3 tane doğum nedeniyle bizim belediye olma hakkını iptal ettiğimiz belde, belediye sıfatını kazanıyordu ya da nüfusu 2.001 olan bir beldede olası bir trafik kazası ya da değişik nedenlerle olan ölümler nedeniyle o belediye olarak kalırken aslında o vasfını yitiriyordu. Bunlara hiç dikkat etmiyoruz.

Yeni ilçe yaptığımız belediyelerde yanlış işler yaptık. Belediye Kanunu’nun sınırlarla ilgili maddelerine dikkat etmeksizin tamamen ileriye dönük hesaplarımızı dikkate alarak ve o bölgedeki insanın kendisini nasıl hissettiğini bile düşünmeden, onun psikolojisine bile değer vermeden Belediye Yasası çıkardık. Dileğim, Anayasa Mahkemesi bunu bozar da her şey yoluna girer, yoksa bunun sıkıntılarını önümüzdeki süreçte hep birlikte yaşayacağız.

Bunun dışında, turistik beldelerimiz var, örneğin bugün İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Bozdağ beldesi hem yazın hem kışın hafta sonları nüfusunu üçe, dörde katlayan bir belde. Yani dağ turizminin olduğu, orman turizminin olduğu, kışın kış turizminin yapıldığı bir belde şimdi artık köy statüsünde. Şimdi yerel yönetimlerde amaç, vatandaşı çalışırken de dinlenirken de eğlenirken de rahat ettirmek, huzurlu yaşamasını sağlamaktır. Bu anlamda, yerel yönetim gelirlerinin artırılması, genel bütçeden yerel yönetimlere verilen payların artırılmasında o belediyelerde sağlıklı kentleşmenin olması açısından -tabii “sağlıklı kentleşme” dediğimizde imar planı içindeki yeşil alanından konut alanlarına, rekreasyon alanlarına, ulaşım planına, eğitim ve dinlenme tesislerine kadar bütünüyle ele alıyorum- yarar var. Bunu kimse yadsıyamaz. Ancak bu yapılırken kentin talan edilmesine, kent alanlarının peşkeş çekilmesine fırsat verecek davranışlardan da kaçınmamız lazım. Yani sağlıklı ve planlı kentleşme sonuç itibarıyla Türkiye’de göç nedeniyle kendi yurdunu terk eden, vatan özlemiyle tutuşan birçok insanın da yerinde kalmasını sağlayacak istihdam projeleri de oluşturacaktır, yaratacaktır. Bunların hepsini bilerek hareket etmek durumundayız.

Bir yandan Büyükşehir Belediye Yasası’nda da bazı aksaklıklar var. Örneğin, büyükşehir belediyeleri içindeki orman köylerinin kültür evi, yol gibi problemleri özel idareye aittir. Ancak aynı köylerin imar, su ve benzeri hizmetleri de büyükşehir belediyeleri tarafından verilir. Bu da şu tip sıkıntılar yaratıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Ayhan, konuşmanızı tamamlar mısınız.

SELÇUK AYHAN (Devamla)Örneğin bir büyükşehir belediyesi kendi alanındaki herhangi bir ova köyünde yaptığı yolu orman köyü statüsündeki köyün sınırında bırakıyor ya da özel idare herhangi bir orman köyüne yaptığı yolu -tersi- bırakıyor. Tüm bu yetkilerin büyükşehir alanlarında, büyükşehir belediyeleri içinde toparlanması gerekir.

Özel idareye aktarılan kaynaklardan yapılan hizmetlerde objektif olmak gibi bir zorunluluk var. Çanakkale yolu üzerinde Bergama’nın Pınarlı diye bir köyüne gittim. Köye 500 metre kala ayrılan bir yol var, köy yolu, oraya kadar gayet güzel asfalt, daha sonrası da devam ediyor ama köye asfalt girmemiş, stabilize, aşırı kumlu, tozlu bir yol. Gittiklerinde siyasi irade “20 tane oy verdiniz, hangi yüzle bu hizmeti istiyorsunuz?” demiş. Bu konuşmayı yapacağım için tekrar sordum ve bu sorunun hâlâ devam ettiğini öğrendim. Yani biz hizmet götürürken burada ne söylersek söyleyelim objektif kriterler…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 2 Temmuz 2008

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook