Alevilerin demokratik toplumsal talepleri hakkında
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 15. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Kasım 2008 · 513 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şerafettin Halis, 11 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ALEVİLERİN DEMOKRATİK TOPLUMSAL TALEPLERİ HAKKINDA); konuşma 513 kelime.
Şerafettin Halis (Tunceli). “Alevilerin demokratik toplumsal talepleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 11 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serafettin-halis-23-2008-11-11-alevilerin-demokratik-toplumsal-talepleri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ŞERAFETTİN HALİS (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Alevilerin toplumsal talepleri üzerine söz almış bulunuyorum, sizleri saygıyla selamlıyorum.
Tabii, Türkiye’nin biriken sorunları karşısında ne yazık ki AKP İktidarı yöneticileri, kendilerine, yöneticiliklerine denk düşen görev ve sorumluluklarını unutur bir şekilde farklı söylemler geliştirmeye başladılar. Son günlerde Sayın Başbakanımızın söylemiş oldukları epeyce yazıldı, çizildi. Bunlar bir yana, daha iki gün önce, Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya akan on binlerce Alevi yurttaşımız, kendi demokratik taleplerini, bugüne kadar kendilerine verilmemiş olan haklarını dillendirmek için Ankara’ya geldiler -ki sayısı yüz bini aşan bir topluluktu- ancak daha miting alanında Aleviler dağılmamıştı ki, hâlâ miting alanında türküler söylenip sazlar çalınıyordu ki buna dahi, bitmesine dahi tahammül edemeyen konuyla ilgili Bakan Sayın Yazıcıoğlu “Bunlar uç fikirlerdir, bunlara itibar etmiyoruz.” diye açıklama yaptı.
Değerli arkadaşlar, şimdi, siz tutacaksınız, cemevlerini “cümbüş evi” olarak adlandıran ya da değerlendiren bir anlayışı içinize sindireceksiniz, bu uç olmayacak ama “Cemevleri ibadethane olarak açılsın.” dendiği zaman uç olacak.
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Kim söylemiş?
ŞERAFETTİN HALİS (Devamla)Söyleyeceğiz.
ASIM AYKAN (Trabzon)Kim söylemiş? Birilerine mesaj verme, kim söylemiş onu söyle.
ŞERAFETTİN HALİS (Devamla)Yine, Türkiye'de ayrımsız bir şekilde bütün yurttaşlardan almış olduğunuz vergilerle beslediğiniz Diyanet İşleri Başkanlığının…
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Ne demek beslemek? Görev yapıyor onlar.
ŞERAFETTİN HALİS (Devamla)O anlamda…
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Sayın Başkan, sözünü geriye alsın lütfen. Devletin aleyhine konuşuyor.
MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul)Sonra cevap verirsiniz.
ŞERAFETTİN HALİS (Devamla)Beslemekteki kastım… Kastımı aşmış olabilirim.
RECEP YILDIRIM (Sakarya)Aşmayacaksın.
ŞERAFETTİN HALİS (Devamla)“Besleme” yerine, kurumsal olarak vergilerle varlığını sürdüren Diyanet eğer bugün vergisini almış olduğu Alevi yurttaşlara eşit hizmet götürmüyorsa ve Alevi yurttaşlar da Diyanet İşleri Başkanlığının demokratik, özerk bir yapıya kavuşturulması talebi içindelerse bunun neresi uç oluyor?
Yine, AİHM’den de dönmüş olan -bozulmuş olan daha doğrusu- zorunlu din derslerinin, Sünni içerikli zorunlu din derslerinin Alevilere okutulmasından vazgeçilmesini talep etmenin neresi suç oluyor, uç oluyor? Okullarda ya da kütüphanelerde bulunan kitaplardan Alevilere hakaret eden, iftira eden bir yığın kitap hâlâ bu iftiralardan arındırılmadı. Bunlardan arındırılmasını talep etmenin neresi suç oluyor? Tabii her şeyden önce bu talepler demokratik, insani taleplerdir. Bunların uç olarak gösterilmesini de hâlâ anlamış değiliz. Bu, AKP’nin Alevi sorununu çözmeye yönelik bir anlayışının ifadesi olarak kendisini dışa vuruyor. Tabii yüzyıllardır baskı gören Alevilerin hâlâ sorunları çözülmüş değil. Biz Alevilerin tarihte yaşadığı zulümden bahsetmek istemiyoruz. Zaten Sayın Yazıcıoğlu da bunu itiraf ediyor, “Alevi kökenli vatandaşların birtakım sıkıntıları var. Bu sıkıntılar konusunda onlarla görüşüyoruz, diyalog içindeyiz.” diyor. Peki, yüz bin insan buraya aktı. Onlarca Alevi temsilcisi vardı. Onlarca Alevi derneği vardı. Yine bir o kadar Alevi vakfı vardı. Bunlarla diyalog içinde değilseniz kiminle diyalog içindesiniz? Yani bu sorunun cevabını da hâlâ bekliyoruz, almış değiliz. Eğer gerçekten bu konuda bir samimiyet varsa öncelikle Alevilerin kurumlarıyla, kuruluşlarıyla, kanaat önderleriyle, siyasetçileriyle bir diyalog başlatılması gerekir diye düşünüyoruz. Tabii bu yetmiyormuş gibi “Bu ülkenin menfaatine değil.” deniliyor. Peki, “Hak aramak bir ülkenin menfaatine değil.” demek nedir? Yani 12 Eylül koşullarının sessiz, suskun dönemini mi arıyorsunuz? Gene bu aşamadan sonra, dünyanın gelmiş olduğu, konjonktürün getirmiş olduğu bu aşamadan sonra Türkiye’de insanları susturmanın, hak arayışı içine girmenin…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 11 Kasım 2008