Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 113. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Haziran 2005 · 764 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sıdıka Sarıbekir (CHP), 16 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM KANUN TASARISI (S.S. 911)); konuşma 764 kelime.
Sıdıka Sarıbekir (CHP, İstanbul). “Kentsel dönüşüm ve gelişim kanun tasarısı (s.s. 911)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sidika-saribekir-22-2005-06-16-kentsel-donusum-ve-gelisim-kanun-tasarisi-s-s-911 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA SIDIKA SARIBEKİR (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Kanunu Tasarısının 2 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yirmiiki yıllık bir hukukçu ve fiilen de hukukun içinde bulunmuş bir arkadaşınız olarak, bu yasa tasarısını anlamakta güçlük çektiğimi, çok samimî bir şekilde ifade etmek istiyorum.
İstanbul'un birkaç ilçe belediye başkanı böyle yasa istiyor diye böyle yasa çıkarılmaz ki. Yasalar, tüm toplumun ihtiyacını karşılaması için düzenlenmeli. Bu yasa tasarısı da düzenlenirken, görüyoruz ki, bundan önce kucağımızda bulduğumuz yasa tasarılarında olduğu gibi, çok kısa zamanda, alelıtlak hazırlanmış, toplumsal mutabakat sağlanmamış, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermemiş, toplumsal tepkilere sırtını dönmüş, sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanmış bir yasa tasarısıdır ve görüyoruz ki, çoğu zaman çıkardığımız yasalar, ya Cumhurbaşkanlığı makamından veto edilerek dönüyor ya Anayasaya aykırı olduğu için Anayasa Mahkemesince iptal ediliyor ya da çıkarılan yasanın yürürlüğe girmesinden çok kısa bir süre sonra değişiklik teklifleri geliyor. Bu değişiklik talepleri, yine sizden, AKP Grubundan geliyor.
Değerli arkadaşlarım, bizler bundan zül duymalıyız. Genel Kurulun yazboz tahtası haline getirilmesine asla izin vermemeliyiz. Bizler milletvekiliyiz, toplumun önünde giden insanlarız. Az önce belirttiğim hususlara dikkat edersek, dikkatli ve titiz davranırsak, bunları yaşamayız.
Bu yasa tasarısı da, komisyona ilk geldiği haliyle, tasarının isminden tutun da, maddelerinin neredeyse tümüne kadar içler acısı haldeydi. Neyse ki, medyada yazılanlar, TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezinin sert tepkileri, keza sivil toplum kuruluşlarının tepkileri, biz Cumhuriyet Halk Partililerin tepkileri sonucunda dile getirilen eleştiriler ve şikâyetler dikkate alınmış ve İçişleri Komisyonunda değişikliğe uğramıştır. Huzurunuzda, başta TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi olmak üzere, sivil toplum kuruluşlarına, İçişleri Komisyonu Başkanına ve üyelerine, altkomisyon üyelerine değerli katkılarından dolayı teşekkür ediyorum; ancak, her ne kadar olumlu birtakım değişiklikler olduysa da, üyesi bulunduğum İçişleri Komisyonunda yasa tasarısının adı "Yıpranan Tarihî ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun Tasarısı" olarak kabul edildi ise de, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna inatla ve ısrarla, "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Kanunu Tasarısı" adıyla gelmiştir.
Değerli milletvekilleri, Yine de, bu yasa tasarısına neden ihtiyaç duyulduğunu, arkasında ne gibi beklentilerin olduğunu anlayabilmiş, kavrayabilmiş değilim. Eski yapıların aslına uygun olarak yapılması yerine, kolayı tercih ederek, kolaycılığa kaçarak yeni alanların yapılması… "Yeni alan" ne demek değerli arkadaşlar?! Bu yasa tasarısının, gizli imar affı niteliği taşıdığı, birilerine rant sağlamak için hazırlandığı ve çıkarılmak istendiğiyle ilgili çıkan haberler doğruysa, bundan, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak büyük üzüntü duyarız ve kesinlikle de katkı sunmayız. Kaldı ki, halen yürürlükte bulunan 5226 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, yine yürürlükte bulunan Belediye Kanunu, Çevre Kanunu ihtiyaçlara cevap verecek durumdadır. Yeni yasa ihdas etmek yerine, şayet ihtiyaç varsa, mevcut yasada değişikliğe gitmek ya da eklentiler yapmak daha akılcı bir yaklaşım olurdu. Uzlaşmazlıklar halinde mahkemeler ne yapacak? Yürürlükteki mevcut yasalarla çelişkiler içerisinde olan bu yasa tasarısı yasalaştığı takdirde, uygulamada çok sıkıntılar yaşatacağı aşikârdır.
Kültürel ve tarihî varlıklarımızın korunmasında, bizlere, bu değerlerin muhafazası ve yaşatılması ve aslına uygun olarak canlandırılmasıyla ilgili büyük görevler düşmektedir. Kültürel ve tarihî varlıklarımızı gelecek kuşaklara aktarmak da, bizlerin görevleri arasındadır. Unutmayalım ki, sahip olduğumuz bu varlıkları, bizler, çocuklarımızdan ödünç aldık ve onlara bırakmak zorundayız.
Ne yazık ki, üzülerek söylüyorum, tarihî ve kültür varlıklarımızı yeteri kadar ve gerektiği şekilde bugüne kadar koruyamadık, yaşatamadık. Neden; hep aynı zihniyetten; yıkmak, yıkılmasına göz yummak, yakmak, yeni yapılar oluşturmak, eşe dosta yeni rant alanları yaratmak…
Ulusal ve tarihsel değerleri dikkate almadan gerçekleştirilen modern oluşumların, toplumu süratle yabancılaşmaya götürdüğü gerçeğini unutmayalım değerli arkadaşlarım.
Özellikle İstanbul için söylüyorum. İstanbul, bir Paris, bir Roma gibi korunup yaşatılabilseydi, bugün, acaba, bu yıl kaç turist gelecek, turizm gelirimiz ne olacak diye hesap peşinde koşacak mıydık; elbette koşmayacaktık, turizm geliri açısından ihya olacaktık. Biliyorsunuz, değerli arkadaşlar, Paris ve Roma, turizm gelirine o kadar doymuş ki, artık, neredeyse, turiste ihtiyacımız yok diyorlar.
İşte, değerli arkadaşlarım, işbu yasa tasarısına, İçişleri Komisyonu üyesi olarak ben ve diğer arkadaşlarım muhalefet ettik. Alt alta sıraladığım bu nedenler karşısında, yasa tasarısını savunmak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bizlerin vicdanlarını sızlatırdı.
Gelelim 2 nci maddeyle ilgili söylemlerimize. Konuşmanın başında belirttiğim üzere, yasa tasarısının tümünde olduğu gibi, 2 nci maddede de komisyonumuzda önemli değişiklikler olmuştur. İlk halindeki 10 000 metrekarelik alt sınır komisyondaki görüşmeler sırasında kaldırılmıştır. Tasarının hedefi artık değişmiş bulunduğundan, bu tür bir alt sınıra gerek kalmamıştır. Bu yasa tasarısı komisyonumuzda görüşülürken, kırsal kesimlerde de SİT alanlarının olduğu, bunların da süratle yok olduğu ve buralarda acil olarak önlem alınması gerektiği ileri sürülmüştür. Bu nedenle, yeterli kaynağa ve yapılanmaya sahip olan il özel idareleri de 2 nci maddeye dahil edilmiştir.
Görüşülmekte olan bu yasa tasarısına Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak olumlu oy vermeyeceğimizi belirtir, tekrar saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 16 Haziran 2005