İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)

Şinasi Öktem

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Mayıs 2008 · 987 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Şinasi Öktem (CHP), 21 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)); konuşma 987 kelime.

Şinasi Öktem (CHP, İstanbul). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sinasi-oktem-23-2008-05-21-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ŞİNASİ ÖKTEM (İstanbul)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye Ekli Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’mle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde her geçen yıl katlanarak artan talep, üniversite kapılarında yığılmalara neden olmaktadır. Genç nüfusun yoğunluğundan ve yükseköğretim kurumlarımızın yetersizliğinden kaynaklanan bu durum, her yıl milyonlarca gencimizin daha iyi bir gelecek umudunu bir sonraki yıla ertelemesine ya da tamamen yitirmesine yol açmaktadır.

Devlet üniversitelerinin yetersiz kaldığı noktada devreye giren vakıf üniversiteleri ise yüksek maliyetleri nedeniyle sınırlı sayıda gencimize hizmet verebilmektedir. Bu da eğitimde fırsat eşitliğini zedeleyici bir unsur olarak karşımızda durmaktadır. Sosyal devlet ilkesi gereği, bu eşitsizliği ortadan kaldırma görevi de gene devletindir.

Mevcut seksen beş devlet üniversitesinin yükseköğrenim görmek isteyen gençlerimizin talebini karşılayamadığı gerçeği karşısında yeni üniversitelere duyulan ihtiyaç inkâr edilemez bir konumdadır.

İktidarın son altı yılda üniversite açma noktasındaki gayreti gözlerden kaçmıyor. Ancak üniversite kurulacak kentlerin belirlenmesinde etkili olan kıstaslardaki çelişkiler, birçok soru işaretini de bugüne kadar birbirinin içerisinde taşımıştır. İktidarların bu noktada ortaya koyduğu uygulamalar, üniversitelerin büyük iller başta olmak üzere, belirli bölgelerde toplanması yönünde oldu hep. Kuşkusuz bu uygulama birçok soruna neden olmuştur, olmaktadır.

Yeni üniversiteler kurulurken önceliğin ekonomik anlamda hızla gelişen illere tanınması ciddi bir stratejik hataydı. Özellikle ekonomik anlamda gelişmiş illerin öncelik tercih ediliyor olması, sosyoekonomik ve kültürel açıdan bir eşitsizliği de beraberinde getirmekteydi. Yeni üniversiteler kurulurken bölgeler arası dengelerin korunması, hedeflerin bu doğrultuda belirlenmesi gerekiyordu. Üniversitelerin bulundukları kente sağladıkları ekonomik, sosyal ve kültürel katkılar dikkate alındığında üniversite dağılımındaki eşitsizliği ortadan kaldıracak adımların bir an önce atılması zorunluluğu da anlaşılacaktır. Böyle bir uygulamayla, sanayi ve tarım alanları sınırlı kentlerimizin üniversiteler aracılığıyla gelişmesi sağlanabilir. Bu da ülkemizin doğusunda yaşanan ekonomik çıkmazın batıya doğru yol açtığı göçü önleyici bir çözüm olacaktır. Bir başka ifadeyle, ülkemizde bölgeler arasındaki ekonomik dengeyi sağlamak, uçurumu kapatmak için mutlak surette gelişmemiş ve kalkınmamış bölgelere üniversiteler kurulması da bir zorunluluktur.

Doğu Karadeniz Bölgemizde yer alan Gümüşhane ilimiz de istihdam sorunları nedeniyle son otuz yılda büyük kentlere yoğun göç vermiştir. Zengin yer altı kaynaklarına rağmen tarım alanlarının yetersizliği ve sanayinin gelişememesi nedeniyle kaderine terk edilen Gümüşhane’de kurulacak bir üniversite, bölgede yaratacağı canlılık bakımından büyük önem taşımaktadır. Hâlihazırda faaliyet göstermekte olan Karadeniz Teknik Üniversitesi ile Erzincan Üniversitesine bağlı fakülte ve meslek yüksekokullarının kentte yarattığı değişim göz önüne alındığında üniversitenin gerekliliği çok daha iyi anlaşılacaktır.

Son yedi yılda 56 bin göç veren Gümüşhane’nin toplam nüfusu, 2007 adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarına göre 130.825’e gerilemiştir. Doğdukları kentte eğitim, iş, yaşama ve gelişme imkânını bulamayan insanların bu temel ihtiyaçlarını bir başka kentte karşılamak istemeleri doğal ve kaçınılmaz bir sonuçtur. Sadece İstanbul’un muhtelif ilçelerinde yaşayan Gümüşhane doğumlu seçmen sayısı ise 76.550’dir. Gümüşhane’nin merkez nüfusu köyleriyle birlikte 130.825, sadece İstanbul’da yaşayan Gümüşhane doğumlu seçmenlerin sayısı da 76.550 kişidir.

Ben, çocuklarını okutabilmek için Gümüşhane’den İstanbul’a göç eden bir ailenin çocuğuyum. Anadolu’nun yoksul illerinin üniversite ihtiyacını, toprağından kopmanın, büyük kentlerin varoşlarında tutunmanın ne demek olduğunu yaşayan, bilen bir insan olarak konuşuyorum.

Son otuz yılda göçe teslim olan Gümüşhane’nin gelişimi için öncelikle nüfusa ihtiyacı vardır, nüfusunu Gümüşhane’de tutmaya ihtiyacı vardır. Bu da ancak yaratılabilecek istihdam ve üniversite ile sağlanabilir. İstatistiki rakamlara baktığımızda oluşan tablo, Gümüşhane’ye neden üniversite kurulması gerektiğini fazlasıyla anlatmaktadır.

Millî gelir bakımından 62’nci sırada, sosyoekonomik gelişmişlik bakımından 71’inci sırada, gayrisafi millî hasıladan aldığı pay bakımından ise 74’üncü sıradadır, yani en fakir, en yoksul 10’uncu il konumundadır.

Gümüşhane Üniversitesinin kente ne katacağını görmek içinse öyle uzaklara gitmeye gerek yok. Sınır komşusu Trabzon’da 1955 yılında kurulan Karadeniz Teknik Üniversitesinde bugün öğrenci sayısı 48 bindir. Ünye’den Artvin’e kadar Doğu Karadeniz’in her ilinde ve ilçesinde fakültesi ve yüksekokulu bulunmaktadır. Bünyesinden üç üniversite doğmuştur. Ordu, Giresun ve Rize’deki üniversiteler, Karadeniz Teknik Üniversitesine bağlı fakülte ve yüksek okulların kentlerinde sağladığı büyümenin sonucu olarak zaman içinde bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu zorunluluğun sonucunda birkaç yıl önce bu üniversiteler de hayata geçirilmiştir. Üniversitelerle birlikte öğrenci sayısında yaşanan artış, bu illerimizdeki ekonomik canlılığı da artırmıştır. Üniversite kentlerinin geçmişleriyle bugünlerini kıyasladığımız zaman, okumak üzere gelen gençlerin yarattığı talep, esnafından inşaat sektörüne kadar pek çok alanda gelişimi de beraberinde getirmiştir. Biraz önce verdiğim Trabzon örneğinde olduğu gibi, küçük bir Anadolu kentinden büyük şehre dönüşen Trabzon için üniversitenin taşıdığı anlam Gümüşhane’nin gelişimi için de tek çaredir.

Bir başka örnek Eskişehir. Bir dünya kenti hâline gelen Eskişehir’in de gelişiminin altında üniversitenin yattığını inkâr etmek olanaklı değildir.

Üniversite, Gümüşhane’ye sadece “üniversite kenti” olma özelliğini katmayacak, aynı zamanda, kentin ihmal edilmiş pek çok kaynağını gün ışığına çıkartarak değerlendirilmesinde de önemli rol oynayacaktır.

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan kentin sahip olduğu doğal ve tarihî doku âdeta keşfedilmeyi beklemektedir. Gümüşhane’nin aynı zamanda turizm kenti olmasında da üniversitenin etkin rol üstleneceğine inanıyorum. Böylelikle sanayi ve ticarette geri kalan kentte hizmet sektörünün gelişmesi sağlanabilir.

Okuma yazma oranı çok yüksek olan Gümüşhane’de, yükseköğrenimde okuyan 3.217 öğrenciyle toplam öğrenci sayısının il nüfusuna oranı yüzde 21 gibi çok yüksek bir rakamdır. İl genelinde 7 bağımsız anaokulu, 171 ilköğretim millî eğitim uygulama okulu ve iş eğitim merkezi, 6 genel lise, 3 Anadolu lisesi, 2 çok programlı lise, 9 meslek lisesi, 1 fen lisesi ve 1 Anadolu öğretmen lisesi bulunmaktadır. Bu yapıyı taçlandıracak tek eksik ise bir üniversitedir. Böylelikle kentlerinde temel eğitimlerini alan gençlerimiz yükseköğrenimlerini tamamlamak için başka kentlere gitme ihtiyacını artık duymayacaklardır.

Altyapı hazırlıkları açısından da gerek Gümüşhane Belediye Başkanlığımız gerekse de Gümüşhaneli yurttaşlarımız yörenin üniversiteye kavuşturulmasına yönelik gerekli planlamaları ve hazırlıkları yapmışlardır. Gümüşhane Belediye Başkanlığı 1 milyon metrekare alanı imar planında üniversite alanı olarak hazırlamış, ayrıca Özel İdare ve Belediye Başkanlığındaki mevcut tüm arsalarını üniversiteye vermişlerdir. Bu destek ve katkılarından dolayı Gümüşhane halkının tümüne, Belediye Başkanı nezdinde teşekkür etmeyi de bir Gümüşhaneli olarak borç kabul ediyorum.

Bunun yanı sıra, yine, yatılı ilköğretim bölge okuluna ait iki bina ve yirmi dört lojman da üniversiteye verilmiştir.

Görülmektedir ki Gümüşhane Üniversitesi kurulmalıdır. Çünkü Gümüşhane üniversiteye hazırdır, çünkü Gümüşhane üniversiteyi çok eskiden beri hak etmiştir.

Bu vesileyle tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 21 Mayıs 2008

94 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook