Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 117. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Haziran 2010 · 532 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sırrı Sakik, 15 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE 3 MİLLETVEKİLİNİN BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI, EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; KONYA MİLLETVEKİLİ MUSTAFA KALAYCI VE 3 MİLLETVEKİLİNİN; KIRŞEHİR MİLLETVEKİLİ ABDULLAH ÇALIŞKAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ İLE (S.S.: 508)); konuşma 532 kelime.
Sırrı Sakik (Muş). “Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-06-15-kahramanmaras-milletvekili-veysi-kaynak-ve-3-milletvekilinin-bazi-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SIRRI SAKIK (Muş)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; biraz önce ne oldu Allah aşkına? Hiç mi uzlaşmayacağız? Yani burada bekçiler dâhil edilmiş olsaydı, sizin hanenize eksiler mi yazılırdı, ne olurdu? Peki, hep uzlaşıdan bahsediyorsunuz ama üç muhalefet partisi ortak bir şeyle, sayıları da yetiyor… Koşuyorsunuz, koşuşturuyorsunuz ve ne olur yani bekçiler de bu haktan, hukuktan faydalansa kıyamet mi kopar? Demek ki siz, hak, hukuk, adalet yok…
Şimdi, bizim, bekçiyle de polisle de sorunumuz var, ama ne yazık ki bekçi, polis sokakta sizi savunur, bize saldırır, ama biz de burada onların hakkını, hukukunu yerli yerine oturtmak için çırpınıyoruz.
Şimdi, sevgili arkadaşlar, yani polise sadece silah ve fiziksel eğitim vererek polisi eğitemezsiniz. Ben bizden örnekler vermek istiyorum: Polisin sistemle sorunu var ama bizim de polisle sorunumuz var. Çünkü sistemi cansiparane bir şekilde savunuyor. Bu sistem hem onlara zulmediyor hem bize zulmediyor.
Şimdi, Samsun’da saldırıya maruz kaldık, saldırganı etkisiz hâle getirdiğimizde, ilk, polis, elindeki telsizle devletin aracının camını kırdı. Şimdi, bu, nasıl bir ruh hâli?
Yine, İzmir’de, en demokratik hakkımızı kullanmak üzere, bu kan, bu şiddet bitsin, polis de ölmesin, asker de ölmesin, yani bu ülkenin vatandaşlarının hiçbiri ölmesin diye alanlardayız, üç buçuk saat polis ve polis şefleri bizi alıkoydular. Aslında bu polis ve polis şeflerinin orada barışa, demokrasiye katkı sunmaları gerekirdi, çünkü en çok ölenler onlar, en çok mağdur olanlar onlar, onların nasıl yaşadıklarını biliyoruz, nasıl geçim sıkıntısı çektiklerini de biliyoruz. Onun için, bu savaş bitmediği müddetçe onlar bu sıkıntılarla hep karşı karşıya kalacaklar ve ben İzmir’de gözlerimle gördüm, öyle bir hınç var ki elindeki silahla devletin aracını çizmeye çalışıyor. Şimdi düşünebiliyor musunuz bu ruh hâli nasıl bizim hukukumuzu oluşturabilir? Bu ruh hâli nasıl bizim birlikteliğimizi sağlayabilir? Bu ruh hâli nasıl Barış ve Demokrasi Partisini koruyabilir, nasıl Kürtleri koruyabilir? Şimdi polisi bu hâle getirdiniz. Bütün siyasal iktidarlar polisi kendi himayesinde eriterek muhalif güçlere karşı acımasızca saldırttı. En çok da muhalif kim? Kürtler. Kimler? Türkiye demokrasi güçleri ve bunlar sürekli bunların saldırısına maruz kaldı.
Yine, 2008 yılında bizim partimiz Sakarya’da bir etkinlik düzenledi ve bundan İçişleri Bakanlığının haberi var, Valinin var, Emniyet Müdürünün var, Genel Müdürün haberi var ve gece ablukaya alındı bizim arkadaşlarımız ve şölen alanı. Orada polis şefi öncülük ediyor ve faşist odaklar orayı kuşatıyorlar. Bir arkadaşımız yaşamını yitirdi. Geç saatlere kadar o ablukayı kıramadık ve sonra döndük geldik, buradan İçişleri Bakanlığına müracaatımız oldu. İçişleri Bakanlığı, gönderdiği müfettişlere bakın, ne diyor? Sakarya’ya giden İçişleri Bakanlığı müfettişleri -orada bir araştırma yapmışlar- diyor ki: “Sakarya’ya gelen vatandaşlarımız Karadeniz’den gelenlerdir.” diyor. Dinine bağlı olduklarını, devletçi olduklarını söylüyorlar. Onun için, yapılacak çok bir şey de yok. Peki, sevgili Hükûmet, bu ülkede dinine bağlı olmayan, ülkesini sevmeyen kim var? Muhalif olan herkes sizin düşmanınız mı olmalı? İşte, failleri soruşturanlar da ve tetikleyenler de aynı olunca failler ortaya çıkmıyor yani dönüp buna uygun yüzlerce örnek verebiliriz yani Kızıltepe’nin göbeğinde nasıl ki on iki yaşındaki çocuğun bedenine on üç kurşun sıkan polisler gidip Eskişehir’de yargılanıp da aklandıysa, Uğur Kaymaz olayında olduğu gibi, buna benzer onlarca olay… Dursun Baran’ın olayında da aynı şeyler oldu.
Onun için, adaletsiz bir yürek, katı bir yürek adalet sağlayamaz. O vesileyle, polisin bir bütün olarak bir rehabiliteden geçmesi gerekir yani bu ülkede vatandaşlar arasında ayrımcılık yapmayacak, hukuka bağlı olacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 15 Haziran 2010