İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 24. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)

Süleyman Bölünmez

Mardin Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 24. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Aralık 2003 · 609 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Süleyman Bölünmez (Bağımsız), 4 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PETROL PİYASASI KANUNU (S.SAYI:288)); konuşma 609 kelime.

Süleyman Bölünmez (Bağımsız, Mardin). “Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-bolunmez-22-2003-12-04-petrol-piyasasi-kanunu-s-sayi-288 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SÜLEYMAN BÖLÜNMEZ (Mardin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Petrol Piyasası Kanunu Tasarısının görüşüldüğü bugünde şahsım adına söz almış bulunuyorum; tüm Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli üyeler, ben, Petrol Kanunu Tasarısını, özelleştirmek üzere düşündüğümüz Tüpraş rafinerisinin özelleştirilebilmesi için hazırlanmış bir tasarı olarak görmekteyim.

Değerli üyeler, petrol piyasası kanunu, Türkiye'de yapılması gereken ve geç kalmış bir kanundur ve sektörün kayıt altına alınması, sektörün disipline edilmesi için şart olan bir kanundur. Bu itibarla, hazırlanan tasarı, komisyonda verilen önergeler doğrultusunda Meclis Genel Kuruluna getirilmiştir. Şahsım adına, bu tasarıda mevcut olan eksik ve hakikaten faydalı olan maddeleri sizlere arz etmek istiyorum.

Birinci konuşmacı Sayın Seyhan'ın değindiği gibi, ben, önce bir bayii olarak, sonra ikinci bacağı olan petrol ürünleri dağıtım sektörüyle ilgili bir kuruluşun yönetim kurulu başkanı olarak, her iki taraf açısından, bu tasarıyla ilgili görüşlerimi sizlere açıklamaya çalışacağım.

Dağıtım bacağından baktığımız zaman, tasarıda, bayilerin kontrol altına alınması, disipline edilmesi için gerekli olan lisansların konulması ve o maddenin şart olduğu vurgulanmıştır. Şu anda kontrol altında olmayan ve yine hiçbir şirkete bağlı olmayan, beyaz bayraklı diye hitap ettiğimiz, neredeyse mevcut bayi adedinin üçte 1'ine tekabül eden sayıdaki bu bayilerin, menşei ve kalitesi belli olmayan, tüketiciye hiçbir sosyal hizmet vermeden çok ucuz maliyetle hizmet veren; ama, yine tekrar ediyorum, menşei belli olmayan, araçlarımıza zarar veren akaryakıtların -hepsini demesek bile- birkısmını sattığını görmekteyiz. Buna benzer akaryakıtların, bu arkadaşlarımızın çalıştırdığı istasyonlar vasıtasıyla satılmış olması, bu yasa tasarısıyla konulacak olan lisans gereğini şart kılmaktadır.

Yine, Sayın Seyhan'ın da belirttiği gibi "bayiler köle durumuna düşürülecek" denilmektedir. Evet, yine diyorum, her iki tarafa doğru, eğer, teraziye koyacak olursak, bir bayi olarak, eski bir bayi olarak, mevcut, şu anda bayilik yapan arkadaşların, rekabet ortamından, çoklu dağıtım şirketlerinin verdikleri avantajlardan dolayı ve oradan elde ettikleri avantajları tüketiciye yansıtmaları açısından, mutlaka ki, faydaları vardır; ama, öbür taraftan, birçok yatırım yapmış, o istasyonun müşteri cezbedecek şekle gelmesini sağlayan ve size büyük katkılarda bulunan, o bayie büyük katkıda bulunan dağıtım şirketinin yatırımına karşılık, kendisinin o günkü masrafları, giderleri karşılığında yapmış olduğu, ancak, kâr marjı içindeki ticarî kârını da göz önüne alarak yapmış olduğu dağıtım satış fiyatını beğenmeyerek, o şirketin bayrağı altında bir başka şirketten mal alması, sizce uygun mudur; tabiî ki, uygun değildir. Dağıtım şirketi, kendine TÜPRAŞ rafinerisi bağlantılı olarak yıllık verdiği alım programı dahilindeki akaryakıtı eğer almadığı takdirde, ödediği yüzbinlerce dolarlık cezayı bayie yansıtmamaktadır, programını ona göre yapmaktadır, o program çerçevesinde, akaryakıtını TÜPRAŞ'tan alması gerekmektedir. Bu nedenle, TÜPRAŞ'ta yapacağınız şudur: TÜPRAŞ'ın üreteceği akaryakıtı, sizin dağıtım şirketi olarak yaptığınız bu program çerçevesinde, bayinizin bir yılda sizden almayı taahhüt ettiği akaryakıtı satmanız gerekmektedir.

Maddenin birinde, TÜPRAŞ'ın, 90 günlük ulusal depolama için, maliyet hesabından yola çıkarak talep ettiği, ton başına yansıtmak istediği 10 dolarlık miktar vardır. Bu, her ne kadar, öncelikle, komisyondan 2 dolar olarak geçirilmek istense de, daha sonra, komisyondaki iktidara mensup üye arkadaşlarımız tarafından verilen önergelerle 10 dolara çıkarılmıştır.

Değerli AK Partili arkadaşlara söylüyorum; 59 uncu hükümetin akaryakıt sektöründe yakalamış olduğu çok güzel bir fiyat istikrarı var ve tüketiciye vermiş olduğunuz bu güvenin devamı için üç şık var: Bir tanesi, bunu aşağıya çekmek; ikincisi -eğer bu şekilde bırakırsanız- hükümetin, Maliye Bakanlığının tahsil ettiği verginin bir kısmını aşağıya çekerek, kendi bütçesini ona göre hazırlaması; esas üçüncüsü, tüketiciyi ilgilendiren ve tüketicinin cebinden çıkacak olan kaçınılmaz zamdır. Bir tarafta, yapmış olduğunuz şu başarılı çalışmanın karşılığında, öbür tarafta da, buna gölge düşürecek bir karar almaktasınız.

Değerli üyeler, bir başka maddede, EPDK'nın üye sayısı, 2 üye artışla, 9'a çıkarılmakta ve bu 2 üyenin, yine, eskiden olduğu gibi, belli kriterlere, tahsil, tecrübe ve teknik bilgiye sahip kişiler arasından atanacağı belirtilmektedir. Ben, bu 2 üyenin, sektörün içindeki her iki kesim de göz önüne alınarak, her iki kesimi temsil eden -yine, bu bilgilerle yoğrulmuş- kişiler arasından atanmasının uygun olacağı düşüncesindeyim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 4 Aralık 2003

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook