Çalışma saatleri ve konuları hk.
Malatya Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Mart 2006 · 324 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi), 21 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 324 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi, Malatya). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-03-21-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; biraz önce okunan Danışma Kurulu önerisi lehinde Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlarken, bu ayın 10'unda Edirne'de meydana gelen sel felaketi nedeniyle zarara uğrayan vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum, Allah yardımcıları olsun diyorum; çünkü, öyle anlaşılıyor ki "şunu yapacağız, bunu yapacağız" sözleriyle bu iş yine, Allah'a kaldı.
Değerli arkadaşlar, geçen haftalarda, burada, bir Sayın Bakan, bugün için tarımda çiftçilerimizden icraya verilen kimsenin olmadığını, bu hükümet tarafından hiçbir çiftçi vatandaşımızın icraya verilmediğini bu kürsüden söylemiş ve tutanaklara geçmişti. Önümde -dosyada birsürü var; ama- iki tane haciz tutanağı var. Bu haciz tutanağı, Ardahan'da, tarım krediye olan borçlarından dolayı müteselsil kefalet sıfatıyla üç ayrı köyümüzdeki bütün vatandaşların icraya verildiğinden dolayı. Benim seçim bölgem Malatya'da da tarım kredi kooperatifi bütün çiftçilerimizi iki aydan beri icra takibiyle sürüm sürüm süründürmekte.
Aslında, bu icra takibine uğrayanlar borçlu da değiller. Ben, olayın özünü anlatayım. Tarım kredi kooperatifinin değişik müdürleri, bir köyde, hiçbir şeyi olmayan birine diyorlar ki: "Al şuradan 50 ton, 100 ton gübre, git sat; neyini alacaklar?! "Ama, bir usulleri var, bütün köyü müteselsil kefil yapıyorlar. Seneler geçiyor, işte yapılandırmalar oluyor falan... Zaten bunların bir şeyi yok. Bunlar yapılandırmaya falan da gitmiyorlar. Bunlar kayıp, kim oldukları da belli olmuyor; ama, bir müddet sonra kredi alan bütün köylüler, kendi borçlarını ödedikleri halde, müteselsil kefil sıfatıyla icralık oluyor.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'de tarım, çiftçi, hakikaten kan ağlamakta. Sayın Başbakan burada izah etti açık açık; dedi ki:"Efendim, bu sene, 2005 yılında Türkiye'de 30 000 traktör satıldı." Yani, burada şunu demek istedi: Köylünün durumu iyi, traktör alabilecek durumda. Değil arkadaşlar, değil, vallahi değil. Köylümüz, elindeki traktörü geçen sene borçlu kaldığı... Kaldırdığı hasat tarım krediye olan borcunu, Ziraat Bankasına olan borcunu, mazotçuya olan borcunu, gübreciye olan borcunu, ödeyemedi, elindeki traktörü götürdü, haraç mezat sattı, bu açığını, bu pozisyon açığını kapattı, sonra da tuttu, beş yıllığına..
ZAFER HIDIROĞLU (Bursa)Traktör…
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Sen anlamazsın o işlerden canım, sen anlamazsın.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 21 Mart 2006