Kamu denetçiliği kurumu kanunu tasarısı (s.s 1206)
Malatya Milletvekili ·
Genel Kurul, 115. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Haziran 2006 · 616 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş, 14 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI (S.S 1206)); konuşma 616 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Malatya). “Kamu denetçiliği kurumu kanunu tasarısı (s.s 1206)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-06-14-kamu-denetciligi-kurumu-kanunu-tasarisi-s-s-1206 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Denetçiliği Yasa Tasarısı üzerinde Anavatan Partisi Grubu adına Birinci Bölüm için söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, avukatlığımda başımdan geçen iki olayla başlamak istiyorum. Vatandaşın su saati bozulmuş. 300 küsur metreküp su yazmış. Belediyeye, ASKİ'ye müracaat etmiş. ASKİ gelmiş, saatin bozuk olduğunu tespit etmiş, 700 küsur milyon lira da su parası tahakkuk ettirmiş. Saatin bozuk raporunu yapanlar kendileri. Peki, ne yapacak? Vatandaşın geçmişten beri ödediği su, aylık 21-22 metreküp. O ay 200 küsur metreküp; çünkü, saat bozuk; saat dönmüş ve yazmış. "Bizim yapacağımız bir şey yok, tüketici mahkemesine dava açacaksın. Saatin bozukluğunu biz tespit ettik, biz sana raporu da veriyoruz, bizim tahakkuk ettirdiğimiz şeyi iptal ettireceksin." Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar?! Yani, suyu satan kurum, suyu dağıtan kurum, o saatin bozuk olduğunu, vatandaşın da on yıllık süreçte ay itibariyle 21-22 metreküp kullandığını kendisi tespit ettiğine göre -yönetim kurulu var ASKİ'nin, başka kurulları da var- kendi kurulunda idarî işlemle düzeltmesi mümkünken, vatandaşa gösterilen yer mahkemenin kapısı. "Davalar neden çoğalıyor" dediniz de, onun için anlatıyorum. Bunu bir örnek olarak anlatıyorum.
Bir başka şey vardı. Bir otomobil firması otomobil ithal etmiş. İlk ithalde 10 000 otomobil ithal etmiş. Ağırlığı 1 160 kilo teknik belgesinde. 1 160 kilo üzerinden otomobiller kara taşıt vergisine tabi olarak satılmış. Bir altı ay sonra depolar dolu olarak 1 210 kilo üzerinden tahakkuk yapmış Maliye Bakanlığı ve 10 000 araca -alıcının hiçbir günahı yok, aldığı günü teknik belge belli, bir tahakkuk yapmış Maliye, o parayı ödemiş- demiş ki: "Size, her bir araca 1'er milyar lira -o günün parasıyla- ek bir tahakkuk ve ceza!" Üç beş vatandaş gitmiş dava açmışlar, mahkeme haklı görmüş, demiş ki: "Araç, depo dolu, teknik belge olmaz, depo boş olarak 1 160 kilodur. 1 160 kilodan da yatmıştır, bu tahakkuk eden ekvergi ve cezası yasaya uygun değildir." Onlarca karar gelmiş; ama, buna rağmen dava açmayanlara bu tahakkuk devam ettirilmiş; yani, bir uygulama netleştirilmemiş.
Şimdi, işte, idare kendini niye denetletmiyor? İdare denetlettiriyor aslında, idarenin denetlenmeyen bir tarafı yok; ancak, bürokraside bir şey var. Bürokrasi, bürokrat, kendinden tek bir kuruşun hesabı sorulmasın diye vatandaşı, maalesef, perişan etmekte mahirdir. Hiç bu kurumları falan kurmanıza gerek yok, sadece bir hüküm koyun, deyin ki: "Dava açılıp devletin davayı kaybetmesine vesile olan bürokrat o davanın avukatlık ücretlerini ve masraflarını şahsen ödemekle mükelleftir." Bir madde. Bu kanundan sağlayacağınız yarardan çok daha fazlasını sağlarsınız. Niye; çünkü, bürokrat haksız olduğunu biliyor, zaten vatandaşın o işlemini yapmadığı için, direndiği için, vatandaşın dava açtığında kazanacağını da biliyor; ama, kendine kimse bir şey sormasın diye vatandaşın mahkeme kapısına gitmesini, dava açmasını, vatandaşın sürüm sürüm sürünmesini layık görüyor vatandaşa. Siz deyin ki: "Dava açtığında vatandaşın avukatlık ücretini, dava masraflarını, aradan geçen faizi, eğer paraya tahakkuk ediyorsa faizi, uğradığı zararları, bu davanın açılmasına sebebiyet veren bürokrat şahsen ödemekle mükelleftir." Bakın bakayım, bürokrat, dava aç diyebiliyor mu. Kendi hukukî yönden hallediyor mu etmiyor mu.
Değerli arkadaşlar, bu…
(Kürsü üzerindeki su dolu bardak devrildi) Çok özür diliyorum. Bu, hep oluyor. Nedense?.. Pek heyecanlı da değilim ama… Pek heyecanlı da değilim ama…
SALİH KAPUSUZ (Ankara)İnşallah hayır olur.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Değilim, inan ki değilim. İnşallah cihaza bir şey vermiyordur Sayın Başkan.
Şimdi, değerli arkadaşlar, elbette, ombudsmanlık sistemi, yani, kamu denetçiliği sistemi önemli bir kanun tasarı; Avrupa Birliğinde, Avrupa ülkelerinde uygulanan bir tasarı. Ancak, bu tasarıya baktığımız zaman, yani, hele bir kuralım, başta bir kuralım, bir bakalım. Yani, Avrupa Birliğine "ya tamam, kurduk işte…" İşler mi işlemez mi… Hele bir getirelim diye, günü savmaya yönelik bir tasarı. Çünkü, görülüyor ki, bu tasarıyla hâsıl olması istenilen amacı devletin 10 000 - 11 000 müfettişiyle hâsıl edememişsiniz de, 10 tane denetçiyle hâsıl etmeniz mümkün değil. Çünkü, gerek Dilekçe Komisyonu Başkanlarımız…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 14 Haziran 2006