Türk ticaret kan.değ.yap.dair kan.tas. (ss. 674 )
Adana Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 29. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Aralık 2004 · 811 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tacidar Seyhan (CHP), 8 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.TAS. (SS. 674 )); konuşma 811 kelime.
Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Türk ticaret kan.değ.yap.dair kan.tas. (ss. 674 )”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-12-08-turk-ticaret-kan-deg-yap-dair-kan-tas-ss-674 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün maç var, biraz da günün yorgunluğu var. Arkadaşlar hazırlanmışlar; ama, dikkat gösterirlerse, çok sevinirim; konuşmamı çok kısa tutmaya çalışacağım.
Değerli arkadaşlarım, anonim şirketlerin hisse senetlerinin miktarı, yani, itibarî kıymeti 500 lira idi. Biz, YTL'ye geçişte 6 sıfır attığımız zaman, bu itibarî kıymet 0,05 kuruşa düşüyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığımız, 1 kuruşun altındaki hisse senetlerini 1 kuruşa tamamlamak arzusundaydı. Bu nedenle, bu durumun intibakını sağlamak için böyle bir kanun çıkarmak gerekiyordu. Biz, bu tasarıyla, sadece bununla ilgili düzenlemeleri yapıyoruz; yani, bir zorunluluğu yerine getiriyoruz.
Bunun dışında, çok ayrıntılı bir işlem yok bu tasarıda; ancak, ben, çok kısa da olsa, size, YTL'yle ilgili bazı bilgiler vermek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, YTL konusunda, sıfır atan tek ülke biz değiliz; bizden önce, her dönemde sıfır atılmış. Bakın, sıfır atan ülkeler arasında, özellikle, Almanya, Romanya, Yugoslavya, Bulgaristan gibi ülkeler var. Değerli arkadaşlarım, önümdeki notlarda, bu ülkelerin sayısı 60'ın üzerinde.
Değerli arkadaşlar, 1923'te Almanya 12 sıfır atmış, 1993'te Sırbistan Karadağ, yani Yugoslavya 6 sıfır atmış, 1994'te, hemen arkasından 9 sıfır atmış, sıfır atmakla kalmamış bir de bölü 3 demiş uyarlayabilmek için. Ancak, biz bu YTL Kanununu çıkarırken şunu da hesap etmişti değerli yetkililer: İstikrarın olduğu, enflasyonun kontrole alındığı ekonomilerde sıfır atılarak bu şekilde mevcut yapının devam etmesi amaçlanır, ki, bu doğru bir yöntemdir. Yalnız, bunu yaparken, sıfır atıldıktan sonra ülkelerin bir kısmının çok ciddî sorunlar yaşadığını görüyoruz. Elimdeki bu listede -saymak istemiyorum- üst üste her iki yılda bir 3 sıfır atmak zorunda kalan 6 tane ülke var. Bu, ekonominin istikrarını kontrol altına alamayan ülkelerde görülmüştür. Ancak, 6 sıfır atan 6 ülkede de büyük bir istikrar görülmüş; ama, bu şu anlama gelmemeli: 6 sıfırın uğuru değil bu. İnsanın uğuru aklında gizlidir. Eğer, biz, ortak aklı kullanarak gerekli tedbirleri alabilirsek, bu istikrar programı başarıya ulaşır.
Değerli arkadaşlarım, bununla da kalmamış, bakın, bizim banknotlarımızda en büyük sıkıntılarımız neydi; birincisi yüksek enflasyon; ikincisi, daha çok vezne işlemi. Vezne işleminden dolayı, her yıl, kullandığımız paraların yüzde 90'ı imha ediliyordu; imha ediliyor, yeniden basılıyor kirlenme ve yıpranma nedeniyle. Bunun dışında, veznelerde daha çok veri işlemi oluyordu. Bunlardan kaynaklanan zaman kaybı ve ekonomik kayıp da bunun içindeydi; yani, bu bir zaruretti. Bununla da kalmadı, bilgiişlem programlarında, taksimetrelerde ve bunun gibi işlem hacminin büyük olduğu bütün ortamlarda bizim önümüzde bu sıfırlar ciddî engel teşkil ediyordu. Amenna, biz bunu programa koyduk; ama, değerli arkadaşlar, programa koyduktan sonra uygulamada ne gibi sıkıntılar çekeceğimizi pek konuşmadık.
Bakın, bir zaruret de şurada: Türkiye, paranın banknot kupürleri açısından en büyük olduğu ülke. Bizde 20 000 000 lira var, bizim arkamızdan Romanya geliyor, en büyük para sadece 1 000 000, onun arkasından Vietnam geliyor, 500 000; durum, bu kadar açık. Biz, bu duruma yeniden gelmemek arzusundayız. TL'den sıfır atılması, piyasa açısından, ülke ekonomisi açısından bir anlam teşkil etmez. Para, yine aynı, geçim sıkıntısı açısından vatandaşlarımıza çok bir şey getirmeyecek. Elbette ki, ülkenin dışarıda itibarını koruyacak, paranın emisyon hacmi açısından çok ciddî değişiklikler getirecek; ama, yoksul, yine yoksul. Biz, bunu, popülist bir politika için değil, ülkenin itibarını ve işlem hacmini geliştirmek, paranın değerini korumak için yapıyoruz.
Değerli arkadaşlarım, ancak, şu gözlemlerimi sizinle paylaşıp, bitirmek istiyorum: Biz, istikrar programının bir parçası olarak gördük. Enflasyonun düşmesi çok olumlu bir şey; ama, bu, bu ülkede çok sıfırlı paralar kullanmayıp, liraya, kuruşa geçtiğimizde her şeyin düzeleceği anlamına gelmez.
Birincisi şu; enflasyonda başarılı olduk; ama, son iki yıldır kamu açıklarını kapatmada pek başarılı olamadık. Hâlâ memur maaşları borçla ödeniyor; kimse bunun aksini iddia edemez. İçborç, dışborç stoku artış gösteriyor. Bir önemli sıkıntım daha var; carî açık gittikçe büyüyor. 2004 yılında, Maliye Bakanlığının beyanlarına baktığımızda, bizim gözlemlerimize baktığımızda, bu carî açığı karşılayacak bir finansman var; ama, 2005'e baktığımızda, ortaya çıkacak carî açığı portföy yatırımlarıyla veya yurtdışı borçlanmalarla, vadeli borçlanmalarla kapatmak mümkün değil. Bu, mümkün görünmüyor. Ülkenin önünde, enflasyonist açıdan en büyük tehditlerden biri budur. Sadece, bizi endişelendiren, sıfırların atılmasından dolayı yuvarlamada meydana çıkacak enflasyon değil, ülkede istikrar yoksa beraberinde enflasyon gelecektir.
Önemli olan bir husus da şudur: Biz, Avrupa Birliği yolunda 17 Aralığa endekslendik. Ne çıkacağını burada tartışmak istemiyorum; ama, bunun hemen arkasına sıfır atma geliyor. Biz, elbette ki, aynı yıl içerisinde hem TL'yi hem YTL'yi birlikte kullanacağız. Merkez Bankası da on yıl süreyle TL'yi kabul edecek, YTL'ye çevirecek, buna da amenna; ama, biz, enflasyonist anlamda, ülke ekonomisinin istikrarı anlamında hem 17 Aralıktan etkilenirsek hem de bu carî açıkların kapanması konusunda yeterli ekonomik tedbirleri almazsak, İsrail'de üst üste üç defa yaşanan paradaki sıfır atmayı, Yugoslavya'yı, Romanya'yı bir daha, bir daha yaşarız değerli arkadaşlarım. Bunun için ne tedbir almak gerekiyorsa, getirin, bugün olduğu gibi, ekonomideki nihaî tedbirleri birlikte alalım. Bu ülke hepimizin, biz, olumlu olan tüm kanunlara varız; ama, güllük gülistanlık değildir; YTL, hiç birimizin kamuoyuna reklam aracı olarak kullandığı bir sunum da değildir; YTL, toplumun bugün geldiği konumda ihtiyacı haline gelmiştir. Ben, bu istikrarın sürdürülmesini arzu ediyorum.
Kanun tasarısı üzerinde çalışan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum değerli arkadaşlarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 8 Aralık 2004