2003 mali yılı bütçe kanunu ile bağlı cetvellerinde değ.yap.dair.kanun.ss.280
Kayseri Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 20. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Kasım 2003 · 1.077 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Taner Yıldız (AK Parti), 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇE KANUNU İLE BAĞLI CETVELLERİNDE DEĞ.YAP.DAİR.KANUN.SS.280); konuşma 1.077 kelime.
Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “2003 mali yılı bütçe kanunu ile bağlı cetvellerinde değ.yap.dair.kanun.ss.280”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2003-11-19-2003-mali-yili-butce-kanunu-ile-bagli-cetvellerinde-deg-yap-dair-kanun (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA TANER YILDIZ (Kayseri)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 2003 Malî Yılı Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, kısaca ekbütçe hakkında AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi şahsım ve AK Parti adına saygıyla selamlıyorum.
Tabiî, gecenin mana ve önemine uygun olarak da biraz sözlerimizi daraltmak, kısaltmak durumundayız. Ben, bunun için, dağılan dikkatlerimizi de biraz toparlamak ve Sayın Hamzaçebi'nin söyledikleri açısından da tekrara düşmemek bakımından bazı konuları hatırlatmak istiyorum.
Çok değil, bir yıl, yani, 3 Kasım seçimlerinden önce, bu ülkede, ülkeyi terk etmek isteyenlerin oranının yüzde 68'lere ulaştığı, dövizin 2 000 000 TL mi yoksa 3 000 000 TL mi olacağının tartışıldığı, TEFE'nin yüzde 36'lar, TÜFE'nin yüzde 33'ler civarında gezdiği, borç ötelemenin dahi sevindirici bir durum arz ettiği, en kötüsü de, insanların ümitlerini hızla kaybettiği bir ortam vardı; yani, Türkiye, böyle sıkıntılı bir ortam yaşadı. Sonra, AK Parti geldi, 3 Kasım seçimleri kazanıldı ve hükümet, yaptığı tespitleri, teşhisleri bir kararlılık içerisinde, terminlerini, zamanlarını belirterek ve hatta kendi programlarında kendisini bağlayarak çözüm önerilerinde bulundu. Bu sözlere şüpheyle bakanlar oldu, birkısım insanlar ümit duymak istedi, bir kısmı inandı, bir kısmı da hükümete ömür biçti; ama, sonunda gördük ki, ekonomik göstergeler, biraz sonra, belli temel göstergelerinden bahsedeceğim temel rakamlar, ülkenin çok ciddî bir noktaya gelmesini sağladı. Bunlardan, gayri safî yurtiçi hâsılada yüzde 5,8'ler civarında artış sağlanması, ihracatta aylık 5 milyar dolar gibi, seksen yıllık cumhuriyet tarihinin maksimum zirvesini zorlaması, sanayi üretiminde yüzde 8,4'lük bir artış kaydedilmesi ve yüzde 84'lere varan kapasite kullanım oranlarının bulunması -ki, bu, son altı yılın rekorudur- yüzde 16 ilâ 20'lik TEFE ve TÜFE rakamlarının son otuzüç yılın en düşük rakamlarına ulaşması, dövizde üslup değişikliği "aman, daha fazla düşmesin" dememiz -ki, bunun son kaç yılın rekoru olduğunu bilmiyorum- turizmde 8,5 milyar dolarlık bir rakama ulaşılması ve yanı başımızda Irak olaylarına, Irak savaşına rağmen bu rakamlara ulaşılması, borçların çevrilemez ithamından, döviz rezervlerinin kısa vadeli borçlara oranının yüzde 180'lerine ulaşması, kamu kesiminin borçlanma gereğinin iki yılda yarı yarıya azalarak yüzde 8,7'lere düşmesi, Merkez Bankası döviz rezervlerinin, yine, son seksen yıllık cumhuriyet tarihinde 32 milyar dolarlık bir rakama ulaşması ve hatta, işçi dövizleri girdilerinin 11 milyar euroluk rakamın belki de stok maliyeti oluşturacağının konuşulması gibi birçok rakam var.
Bu ekonomik göstergelerin siyasî yansımaları ise, kısaca, toplam olarak şöyle olmuştur: Birinci yılın başında ülkemizdeki her 3 vatandaşımızdan 1'inin "AK Parti ve hükümet" dediği, ikinci yılın başında da her 2 vatandaşımızdan 1'inin "AK Parti" dediği bir siyasî tabloya gelmişizdir.
Tabiî, Sayın Hamzaçebi'nin dediği ve sırf tespitlerini yaptığı, teşhislerini koyduğu, ama, çözüm önerilerinde Türkiye'nin şartlarını da gözönünde bulundurarak söylediği sözlerin bir kısmına katılmamak mümkün değil. Evet, bu ülkede bir sosyal denge problemi vardır; bunun, hızla toparlanması lazımdır. Yatırımlarla alakalı bir sıkıntı vardır; doğru, hızla toparlanması lazımdır. Biraz sonra vereceğim rakamlar bunların çözüm önerilerini de içinde taşımaktadır.
2003 yılı dokuz aylık gerçekleşen bütçe rakamları dikkate alındığında, ödeneklerin bir kısmının iptal edilmesi, bir kısmının da yetersiz tertiplere eködenek konulmasıyla alakalı gündemimiz vardır. Bu, bütçede bir istisnadır. Uzun yıllardır ödenek iptali yoktu, ödenek artırımı konuşuluyordu, 2003 yılı ekbütçe tasarısı bu açıdan ilginç bir ekbütçe olmuştur. Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüldüğü üzere de, 4,5 katrilyon liralık eködenek teklifi konulmuş, yaklaşık 7 katrilyon liralık da ödenek iptali yapılmıştır. Rakamlara çok fazla girmek istemiyorum. Bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi, sosyal içerikli nedenlerle getirilen eködenek ihtiyacı, temel olarak ihracatın beklenenin üzerinde olması, vergi barışından dolayı vergi iadelerinin artan miktarı, sosyal güvenlik kurumlarında tahsilat yetersizliğinin ve buna bağlı sağlık alanındaki tedbirlerin zamanlama açısından gecikmesinin telafisi, memur ve işçilere yapılan zammın fonlanma ihtiyacı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonuna aktarım gereği ve çiftçilere mazot desteği olarak sıralanabilir.
Sosyal içerikli kalemlerden, kaynak olarak -yine, 2003 yılının ilk dokuz aylık verilerine baktığımızda- yaklaşık 7 katrilyon liralık ödenek iptal edilmiştir; son derece isabetlidir ve tümü transfer harcamalarındandır. Bu nominal ve reel faizin düşmesiyle alakalı kaynağın oluşmasında en önemli kalemi 6,2 katrilyon liralık kalem oluşturmaktadır. Bu ise, AK Partinin, AK Parti Hükümetinin piyasalara verdiği güvenin, siyasî ve ekonomik istikrarın, kararlılığın önemli bir kanıtıdır. Özellikle 2 katrilyon liraya kadar olan kısmının iptali konusunda, gerek cari harcamalarda gerekse yatırımlarla alakalı olan kalemlerde Bakanlığa yetki verilmiştir. Bu da, son derece isabetlidir; çünkü, burada, birkısım kırtasiyelerden ve teknik güçlüklerden arındırılma çabası gözetilmiştir.
Özellikle elimizde bulunan yatırım portföyüne baktığımızda ve 2004 yılında yaklaşık 60 katrilyon liralık ödeyeceğimiz faizi dikkate aldığımızda şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır: İktidar veya muhalefet tarafından bu konuda konulan teşhisler, tespitler, aslında, hemen hemen birbirine çok yakındır; ancak, bunun çözümü konusunda sağlam bir irade hükümetimiz tarafından ortaya konulmaktadır. O da şudur: 2002 yılında 4 414 adet olan proje sayısı, 2003 yılında 3 851 adede düşürülmüştür. 2002'de 8,5 yıl olan ortalama tamamlanma süreleri ise, 2003 yılında 7,6 yıla düşürülmüştür.
Bu rasyonelleşme çalışması kapsamında, 2001 yılında cari fiyatlarla 12,5 katrilyon liralık 1 002 tane proje, 2002 yılında ise -yine, cari fiyatlarıyla söylüyorum- 4,9 katrilyon liralık 600 proje yatırım programından çıkarılmıştır. Türkiye'nin, yatırıma ihtiyacı vardır; ancak, borçları da vardır. Cebinize bakarsınız, bütçenizi ona göre ayarlarsınız, yatırımlarınızı da, çok istemenize rağmen, yeri geldiğinde kısmak zorundasınızdır; şu anki AK Parti Hükümeti de bunu yapmaktadır. 2001 ve 2002 yıllarındaki yatırım programından çıkarılan projelerin bedeli 2003 yılı fiyatlarıyla 30 katrilyon liradır. 2003 yılı yatırım programı itibariyle mahallî idare yatırımları hariç olmak üzere, 3 851 projenin toplam tutarı 187 katrilyon liradır ve 2002 yılının sonuna kadar, bunun, ancak 80 katrilyon lirası ödenmiştir. 2003 yılında ayrılan ödenek ise, 12,5 katrilyon liradır. Hal böyle olunca, 3 334 adedi için de, iz bedeli konularak -bunların toplam tutarı da 20 katrilyon liradır- diğer projelerden öncelikli olarak yeterli ödenek tahsisi yapılmıştır.
Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 2003 malî yılı, bütçe tarihinde istisna bir yıldır demiştik. Zira, verilen eködenekler ve ödenek iptalleri hesaba katıldığında, kamu harcamaları, başlangıç ödeneklerinin yaklaşık 4,4 katrilyon lira altında gerçekleştirilecektir; bu durumda, başlangıç ödenekleri 141,5 katrilyon lira düzeyinde kalacaktır.
Tabiî, analitik bütçe sınıflandırmasına geçiş nedeniyle, 2003 Yılı Bütçe Kanununda yer alan ve diğer cari ve kamulaştırma ödeneklerinden yıl içerisinde kullanılmayan kısımların bir sonraki malî yıla devrine imkân veren hüküm iptal edilmiştir.
Emlak Bankasının, Ziraat Bankası ve Halk Bankasının devri kapsamında oluşan görev zararları ile tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin görev zararlarının karşılanması amacıyla özel tertip devlet içborçlanma senedi çıkarılması konusunda Bütçe Kanununun yüzde 1 olarak öngördüğü limit, ihtiyaç nedeniyle yüzde 2'ye çıkarılmıştır.
Ben, sözlerime, 2003 Malî Yılı Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısında emeği geçen tüm bürokratlarımıza, Maliye Bakanımızın şahsında Maliye Bakanlığına, ilgili komisyonda çalışan iktidar ve muhalefet temsilcilerine ve hükümetimize teşekkür ederek son veriyorum.
Görüşülmekte olan ekbütçe tasarısını AK Parti Grubu olarak desteklediğimizi bildirir, kanunun ülkemize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ederim.
Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 19 Kasım 2003