İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 95. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kan.tas.(ss.646)

Taner Yıldız

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 95. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Mayıs 2005 · 500 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Taner Yıldız (AK Parti), 5 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KAN.TAS.(SS.646)); konuşma 500 kelime.

Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kan.tas.(ss.646)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2005-05-05-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TANER YILDIZ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; iktidarıyla muhalefetiyle bütün partilerin mutabık olduğu bir kanun tasarısı üzerinde görüşüyoruz. Bu, Meclis adına, aslında, çok sevindirici bir şey. Ülke menfaatlarının önplanda tutulduğu önemli kanun tasarılarından bir tanesi.

Tabiî, geneli üzerinde konuşulurken, çok ciddî katkılar koydu arkadaşlar. Özellikle, doğalgazla alakalı konular, mutlaka, enerjiyle alakalı her konu, burada, tabiî ki, gündeme gelebilecek; ister sorular safhasında ister konuşmalar safhasında; ama, zannediyorum, yine, şu anda, Meclis Genel Kurul gündeminde olan, 4646 ve 4628 sayılı Kanunlarla alakalı yapılacak değişiklikler şu anda Meclis gündeminde. Bu, aslında, doğalgazla alakalı detaylı konuların, o kanun tasarısında bütün yönleriyle, burada hem Enerji Bakanımız açısından hem de diğer arkadaşlar açısından rahatlıkla gündeme getirilebilecek bir yasa tasarısı. Zannediyorum önümüzdeki haftalarda görüşülecek.

Şimdi, özel sektör, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarıyla alakalı yatırım yaparken, bir yatırım süresi var, bir de işletme süresi var. Bizim, Bakanlık olarak, hükümet olarak sübvanse edeceğimiz rakam, yatırım süresince yapacakları harcamalarla alakalı, amortisman sürelerini, amortisman miktarlarını itfa edecekleri süreyle alakalı kısımdır; yani, hem ürettikleri malı, enerjiyi hazır pazara satabilecekleri ve alım garantisinin olduğu, aynı zamanda fiyat garantisiyle beraber olduğu bir noktadır.

Şimdi, burada şunu çok iyi ayırt etmemiz lazım arkadaşlar: Özel sektör ile devletin makul oranda kâr paylaşımıyla alakalı bir konudur dedik. Makul oranda paylaşmak ne demek dediğimizde; TETAŞ'ın ortalama satış fiyatından bahsediyoruz.

Şimdi, yatırım süresince finanse ettiğiniz bir yatırımcı, işletme süresinde ne yapıyor diye merak edenler için şu tabloyu öne sürmek zorundayız: Takribi yedi yıl içerisinde, yapılan yatırımı geri aldığını düşünelim. Şu anki rakamlarla 5,40 sent civarında ürettiği enerjiyi satıyor ve devlet de bunu alıyor. Peki, yedi yıl sonra ne oluyor; yatırımcılar, hemen hemen -gerek rüzgârda gerek hidroda gerek jeotermalde- yaptıkları yatırımların 1,5 sent civarında maliyetiyle beraber baş başa kalıyor. Niye peki bunu devlet paylaşmıyor? Yani, özel sektör tabiî ki desteklenecek. Bakın, altını çizerek söylüyorum, bizim, yenilenebilir enerji kaynaklarını sonuna kadar desteklememiz lazım, kendi öz kaynaklarımızdır burada. Hem yatırım açısından hem istihdam açısından hem ülke dışına çıkan para açısından; burada herhangi bir sıkıntı yok, hepimiz mutabıkız; ama, özel sektör yedinci yılın sonunda 1,5 sente mal ettiği elektriği 4,5 sente satarken, devlet onun kârına ortak olmuyor. Bunları da açık yüreklilikle konuşabilmemiz lazım. Bu, külfet, zahmet ve kâr bölüşümü ise, bu yatırımcının bir un değirmeni yapıcısıyla bir enerji sektörünün içerisindeki yatırımcının bir farkının olması lazım. Yani, yatırımcı, seçtiği sektör üzerinde risk alacak; şu anda bütün sektörlerde, tekstilde risk alan yatırımcı gibi. O yüzden, fiyatlar üzerinde niçin daha fazla olmuyordur sorusunun cevabıdır diye düşünüyorum. Devlet, özel sektörün yaptığı yatırımların kârına ortak olmuyor; ama, yaptığı yatırımların riskine ortak oluyorsa, bu, bence, yatırımcının adına çok büyük şanstır diye düşünüyorum.

Tabiî, Sayın Seyhan, CHP Grubu adına yaptığı konuşmada çok güzel noktalara değindi, birçoğuna da katılıyoruz, bunda herhangi bir şüphemiz yok; ancak, ülke riski olarak gördüğü, artı eksi yüzde 20 fiyatın finanse edilmesiyle alakalı rakamı bir ülke riski olarak tanımladı. Hayır arkadaşlar, bunun kesinlikle ülke riskiyle alakası yok. Ülke riski, dört yıl öncesine göre düşürülmüştür. Bunu, kredibilitesinin yükselmesinden, çok rahat anlıyoruz, uluslararası para fonlarının, bizi, her ülkede olduğu gibi, derecelendirmesinden çok rahat anlıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 5 Mayıs 2005

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook