İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 24. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)

Ufuk Özkan

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 24. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Aralık 2003 · 1.108 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ufuk Özkan (CHP), 4 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PETROL PİYASASI KANUNU (S.SAYI:288)); konuşma 1.108 kelime.

Ufuk Özkan (CHP, Manisa). “Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2003-12-04-petrol-piyasasi-kanunu-s-sayi-288 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA UFUK ÖZKAN (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 288 sıra sayılı Kanun Tasarısının bayilerle ilgili bölümü olan 8 inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; Grubum adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, sektörümüzde 24 tane ana dağıtım firması, yaklaşık 12 000 tane de bayii olan dev bir kuruluş, dev bir sektör. Sektörü, hiç anlatmadık, hiç konuşmadık. Sektörün hamallığını yapan, sektörün eziyetini çeken 12 000 tane bayiin yapmış olduğu işlerden hiç bahsetmedik; kısaca bahsetmek istiyorum.

Bir kere, akaryakıt bayii olan bayimiz, teminat mektubunu vermiş, intifa hakkını vermiş, kendisiyle nikahını kıymış, teslim olmuş bir bayidir. Bayimiz, çekiyle ya da otomatik ödeme talimatıyla günü gününe çeklerini, borçlarını ödemeye çalışan bir sektördür; şayet gününde çekini ödeyemezse, ya bankadan faizle para alan ya da şirketine faiziyle parasını ödeyen bir sektördür. Kredi kartlarıyla sıkıştırılmış -bugün akaryakıt satışının yüzde 60'ı kredi kartıyla yapılmaktadır- vergisini gününde yatıran, devleti için vergi tahsil eden, çiftçisini finanse eden, nakliyecisini finanse eden, hatta, zaman zaman, Ankara'dan para gelmediği için kamunun resmî kurumlarını da finanse eden bir sektördür. Sanayicilerimizi de finanse ederiz, az önce söylediğim gibi, resmî kurum ve kuruluşlarımızı da finanse ederiz. Yolda kaza yapan vatandaşımıza da ilk koşan benzincilerdir -halk tabiriyle- aracı arıza yapan vatandaşımıza da ilk koşan benzincilerdir; aynı zamanda yolun bekçisidir. Gece, o yolda ışığı yanan yer, bir benzin istasyonudur, bir benzincidir; aynı zamanda, yolun emniyetini sağlar; 365 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren bir sektördür.

Böyle güzide bir sektörü, basınımızın da son günlerde yoğun bir eleştiri altına aldığı bu sektörü, kaçakçı muamelesi yaptığımız, vasıfsız akaryakıt sattığını varsaydığımız bu sektörü, bu sektörde hizmet eden insanları bu derece rencide etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu yasa tasarısıyla, sektörümüzün hak ettiği noktaya gelmesi için de, mutlaka, çalışmaların yapılması gerekir.

Değerli arkadaşlarım, yıllardır üretilen yanlış politika, maalesef, sektörümüzü, çok yerde benzin istasyonlarını kapatma noktasına, batma noktasına gelmiş hale getirmiştir.

Kilometre tahdidinin yönetmeliklerde delinmesinden dolayı, alabildiğine birbirini kıran bir rekabet ortamını da, maalesef, yaşatmışız. Birinci sınıf tarım arazilerini bundan dolayı heder etmişiz, yok etmişiz, hepsini birer beton tarlasına dönüştürmüşüz. Eski teknolojiyi, göz yumarak, bu istasyon sahiplerimize, bu yatırım sahiplerimize getirtmiş, buralara eski teknolojiyi koydurtmuş; bugün yenileme çalışmasının ezikliğini, ciddî bir şekilde, petrolcülerimiz, benzincilerimiz yaşamaktadırlar.

3 000 tonun altında mal satan bir benzin istasyonu rantabl benzin istasyonu değildir. 3 000 tonun altında mal satan bir benzin istasyonu zarar eden bir benzin istasyonudur. Bugün, sektörün, çok büyük kısmı zarar içindedir ve zarar etmektedir.

Çıkarmaya çalıştığımız bu yasayla ana dağıtım firmalarına perakendeciliği sağlar isek -ki, bugün bu yasa tasarısı sağlıyor- değerli arkadaşlarım, bir rakam vermek istiyorum size: Kanun tasarısı, bir ana dağıtım firmasının, yurt içindeki pazar payının yüzde 15'ine kadar perakende satış yapabilmesini sağlıyor, bu olanağı sağlıyor.

Değerli arkadaşlarım, 2002 yılında, ülkemizde, 16 941 713 ton akaryakıt satıldı. Bu satılan akaryakıtımızın 14 000 000 tonu, sadece 5 büyük firma tarafından satıldı; 14 000 000 ton... Yani, geriye kalan diğer firmaların, irili ufaklı 19 tane dağıtım firmasının satmış olduğu akaryakıtın toplamı da 2 940 000 ton. Sevgili arkadaşlarım, 14 000 000 tonun yüzde 15'i 2 100 000 ton yapıyor. Yani, siz, bu 2 100 000 tonluk kısma da göz dikiyorsunuz ve 2 100 000 tonluk satışı yapabilecek, sektöre yeni girmiş, marka olmaya çalışan, büyümeye çalışan, bu ülkedeki vatandaşlarına hizmet etmeye, onlara ürün sunmaya çalışan insanların da önünü kesiyorsunuz.

Peki, bunu yaparken, bu satışın kaç ilde yapıldığını, kaç ilde ne kadar montantta satış yapıldığını da söylemek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, Adana, Ankara, Bursa, Denizli, İçel, İstanbul, İzmir; Kocaeli, Konya ve Manisa'da, toplam 10 ilimizde satış miktarı 10 467 000 ton; böyle bir satışımız var. Yani, ana dağıtım firmaları, bu 5 büyük firma, 2 100 000 tonluk bir rezervi eline alır ise, bu 10 yere gider yatırımını yapar ise, zaten Anadolu'ya gidip de yatırım yapmasına gerek yok; Anadolu'da zaten satılan bir mal yok.

Değerli dostlarım, değerli arkadaşlarım; dikey büyüme, şirketler için son derece önemli; ama, dikey büyümeyle birlikte yatay büyümeyi bu şirketlerimiz yapamazsa, o yatay büyümeyi yapamayan şirketlerin halkımızla barışık olması da mümkün değil. Belgesi, menşei, markırına uygun bir akaryakıtı, ana dağıtım firmalarının kontrolünden alacaksın, devlete vereceksin, kurumumuz gidecek buradaki istasyonlarda markır kontrollerini yapacak, menşe kontrollerini yapacak.

Değerli arkadaşlarım, (A) firmasının deposundaki akaryakıta, (B) firmasının akaryakıtı mı diye bakmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Devletin, böyle bir düzenlemenin içine girmesi mümkün değildir. Markırına uymuyor ise, menşei belli değil ise, kaynağı belli değil ise ve vasıfsız ise, kaçak yollardan geldi ise, en ağır cezaî müeyyideyi uygulayacaksın; ancak, başka bir firmanın malını başka bir firmada bulmanın cezasını kanunlarla tespit etmemiz mümkün değildir; bunun araştırmasını özel şirketlerimiz yapar, ana dağıtım firmalarımız yapar.

Değerli arkadaşlarım, anadağıtım firmaları -bu konuşmalarımla, bayiler ile ana dağıtım firmalarını karşı karşıya getirmiş gibi olmayayım- bayii olmadan olamaz; bayiler de, anadağıtım firması olmadan olamaz. Bunların ikisi, birbirinin ortağıdır. Bu ortaklıkları düzenlemek, bu ortakların arasındaki ilişkileri düzenlemek, doğru bir noktaya getirmek de elbette bizim görevimizdir; ama, intifalarıyla, anlaşmalarıyla, sözleşmeleriyle sabit olan bir şeyi de devlet olarak kontrol etmemizi pek doğru bulmuyorum.

Bu yasa tasarısıyla kaçak ve vasıfsız petrolün önüne geçebileceğimize de pek inanmıyorum. Bu sektörün içinde çalışan 12 000 petrolcü, gerçekten, kaçak ve vasıfsız akaryakıttan son derece ciddî çileler çektiler, son derece ciddî, haksız rekabetler gördüler, batma noktasına gelen çok benzin istasyonu oldu. Bugün gönül arzu eder ki, bu yasa tasarısı, bizim önümüze gelen kaçak ve vasıfsız akaryakıtı, hem tüketiciyi koruyabilmek için hem de mal ve can emniyeti için engelleyebilsin, önüne geçebilsin.

Rafinerilerimizden çıkan, kimyevi madde diye, yağ diye, boya diye, akaryakıtın yan ürünlerinin kullanıldığı sektörlere giden malların neler olduğunu biliyoruz; önemli olan, bunların akaryakıt sektörüne girmemesi, bunlar için gerekli tedbirlerin alınması.

Bir şeye değinmeden de geçemeyeceğim; şu anda, son birkaç gündür, pompalara yazarkasa takılmasıyla ilgili bir program var.

Değerli arkadaşlarım, EPDK'yı konuşuyoruz, akaryakıt sektörünü konuşuyoruz, akaryakıt sektörünü konuşan Enerji Bakanlığı bünyesi içinde vergi kaçırmanın önüne geçebilmenin yollarını arıyoruz; vergi kaçırmanın yollarını, verginin sağlıklı toplanabilmesinin yollarını Maliye Bakanı bulsun. Her akaryakıt sektöründe çalışan insanı bir vergi kaçakçısı gibi görmek, bu sektörde çalışan insanlara hakaret etmektir.

Bu yasa tasarısıyla şuna da dikkatinizi çekmek istiyorum: "Baba baba satarım" diyen bir bakanınız var; Türk Petrolleri Anonim Ortaklığında ve TÜPRAŞ konusunda bu bakanınızın eline biraz daha serbestiyet veriyorsunuz, biraz daha kuvvetlendiriyorsunuz... Evet, Sayın Bakan da buradaymış.

Değerli arkadaşlarım, Türk Petrolleri Anonim Ortaklığının, bu ülkede en stratejik bir noktada olduğunu, kamu yararını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, 1 dakika eksüre veriyorum.

UFUK ÖZKAN (Devamla)Teşekkür ederim, toparlıyorum Başkanım.

Kamusal alanda ve ulusal alanda bunların özelleştirilmesi doğru değildir. Buna vesile olarak, bunun gözden geçirilmesinin ve sağlıklı karar vermemizin gerektiğine inanıyorum.

Geçmiş hükümetler tarafından çalışılan bu kanun tasarısı, 5 Nisandan bugüne kadar, mutlaka, değerli katılımcıların son derece ciddî çalışmalarıyla belli bir noktaya gelmiş. Yaklaşık 600 saatlik bir çalışma sonucunda, eksiğiyle noksanıyla çıkarılacak olan bu kanunun, ülkemize ve sektörümüze barış getirmesini ve bol kazanç getirmesini temenni ediyorum, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 4 Aralık 2003

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook