Genel Kurul konuşması
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 111. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Temmuz 2004 · 1.126 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ufuk Özkan (CHP), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 1.126 kelime.
Ufuk Özkan (CHP, Manisa). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2004-07-07 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA UFUK ÖZKAN (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 616 sıra sayılı kanun tasarısının 41 inci maddesi üzerinde, şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; şahsım ve Grubum adına, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, Anayasaya aykırılıklar içeren Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı esas alınmış ve ona göre hazırlanmış olan bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Bu kanun tasarısının maddelerini incelediğimiz zaman, bu kanun tasarısının içinde de, maalesef, Anayasaya aykırılıklarla dolu birçok madde var.
Tasarının genel gerekçesi ile maddelerini karşılaştırdığımız zaman, genel gerekçeyi hazırlayan insanlar ile maddeleri hazırlayan insanların aynı olduğundan şüphe ediyorum. Genel gerekçeyi okuduğum zaman, genel gerekçenin içeriği ve içindeki ifadelerin birçoğunu tasarının maddelerinde görmekte zorlanıyorum ve göremediğimi ifade ediyorum. Değerli arkadaşlarım, tasarının genel gerekçesi gerçekten o kadar güzel kaleme alınmış ki, o kadar güzel anlatımlar var ki, bunlara imza atmamak, katılmamak mümkün değil; ama, bunları tasarının maddeleri içinde bulmanın da inanın imkânı yok.
Kanun tasarısının gerekçesinde, demokratik, katılımcı, saydam hale gelmekten bahsediliyor; ama, kanun tasarısının maddeleri içinde bunu görmek mümkün değil. Vatandaşlarımızın yönetime katılma talebinin karşılanacağı ifade ediliyor; bunu görmek mümkün değil. Hemşerilerimizin daha aktif ve katılımcı olacağı ifade ediliyor; bunu görmek mümkün değil. Değerli arkadaşlarım, belediye desteğiyle toplanacak kent konseylerinden bahsediliyor; kanun tasarısının maddeleri içinde bu konseyleri görebilmek veya çalışma yöntemlerini görebilmek mümkün değil.
Gerçekten, gerekçeler ile maddeleri karşılaştırdığımız zaman, çok ciddî bir çelişki görüyoruz. Çok güzel sol gösterip sağ vurmasını becerebiliyorsunuz; bu kanun tasarısında da bunu gösteriyorsunuz.
Değerli arkadaşlarım, bu kanun tasarısında da hep aklınızda olan bir şeyi yapıyorsunuz, her zaman yaptığınızı bu kanun tasarısı içinde de yapıyorsunuz; gerçekten, kadrolaşma konusunda çok profesyonelce davranıyorsunuz. Açmış olduğunuz imtihanlardan daha sonra açıklamalar yapılıyor, bunların içinden imtihanı kazanamayan arkadaşlarımızın, daha sonra, bir vesileyle, bir şekilde bu işlere girdiğini, çeşitli illerimizden, ilçelerimizden şikâyet olarak alıyoruz.
Değerli arkadaşlarım, kadrolaşma dedim; bu kadrolaşma, tasarının 49 uncu maddesinde karşımıza çıkacak. Gizli olarak ele alıyorsunuz; ama, gizli, ama, mahcup olarak, kadrolaşmayı da burada gerçekleştiriyorsunuz.
Değerli arkadaşlarım, bu kadrolaşmayla ilgili şunu ifade etmek istiyorum: Özelleştirme mağdurlarımız var, sizden önce ve sizin zamanınızda. Özelleştirme mağdurlarıyla ilgili şu ana kadar yapabildiğimiz, maalesef, hiçbir şey yok; hâlâ, insanlarımız kapıların önünde sizlerden iş bekliyorlar, umut bekliyorlar. En son yapmış olduğunuz uygulamayla et ve balık kombinalarında kapı önüne koymuş olduğunuz işçilerimiz de, bugün, ciddî bir mağduriyet içindeler ve sizlerden haklarını istiyorlar.
Değerli arkadaşlarım, kanun tasarısının genel gerekçesinin son paragrafında, tasarı kanunlaştığında, belediye idaresi ile belde halkı arasında sürekli işbirliği, dayanışma ve karşılıklı güvenin artacağından bahsediyorsunuz; gerçekten bunu bulmakta zorluk çekiyorum. Sizler, şayet bu kanun tasarısını okuyup incelediyseniz, bu karşılıklı dayanışmayı, karşılıklı güven artırıcı maddeleri burada görebiliyorsanız, lütfen, çıkın bu mikrofondan bunları anlatın da, biz de yanlış anladığımızı anlayalım, sizlere destek vermeye çalışalım; ama, buradaki hiçbir ifadenin tasarının maddeleri içinde geçmediğini, tekrar tekrar ifade ediyorum.
Gerekçede "belediyeler, idarenin bütünlüğüne uygun olarak görev yapan; güvenilir ve öngörülebilir; açık ve saydam; hesap verme yükümlülüğü olan; verimli, etkin ve kaliteli hizmet sunan" diye devam ediyorsunuz. Hangi maddede saydamlık var, hangi maddede etkinlik var; bunu çok merak ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; genel gerekçenin dışında madde gerekçelerine baktığımız zaman, 41 inci maddenin gerekçesinde "yeni kamu yönetimi anlayışı doğrultusunda belediyelerimizde stratejik yönetim uygulanmasına geçilmesi, stratejik planların seçimlerden hemen sonra yapılması ile gelecek yönelimli ve hizmetlerin sonucuna odaklı bir yönetim anlayışının oluşturulması öngörülmektedir" deniliyor. Bu öngörüyü maddenin gerekçesine koyduğunuz halde, maddenin içeriğinde bunları görmek mümkün değil. Katılımcılık ve bu katılımcılığa şehir halkının, hemşerilerin katılması, demokratik kitle örgütlerinin katılması, maddenin gerekçesinde yok; madde içinde de küçücük bir söz olarak geçiştiriyorsunuz.
Bu kanun tasarısı da, bugüne kadar hazırlamış olduğunuz kanun tasarılarının birçoğu gibi, kanun dili olarak tamamen yetersiz durumdadır; kavramlar rasgele kullanılmış. "Ben yaptım oldu" anlayışını, hem çalışma yönteminizde hem de kanun tasarılarındaki hazırlama stilinizde, burada da gösteriyorsunuz.
Şayet acil eylem planını açar ve onun önündeki tarihe bakarsanız, 3 Ocak 2003 tarihinde acil eylem planı yayımladığınızı hepiniz göreceksiniz. Bu acil eylem planında açıklamış olduğunuz yerel yönetimler yasası, altı ay ile oniki ay arasında gerçekleştirmeyi hedef aldığınız faaliyetlerden bir tanesidir. Değerli arkadaşlarım "altı ay ilâ oniki ay içinde" dediniz, bu acil eylem planı yayımlanalı tam onsekiz ay oldu; yani, çalışmak için elinizde ve önünüzde yeterli zaman da vardı; ama, o zaman dilimini de doğru dürüst kullanmayı, maalesef, beceremediniz.
Değerli arkadaşlarım, size tavsiyem, hem hükümetinizi daha iyi yönlendirebilmeniz için hem de vermiş olduğunuz sözleri takip edebilmeniz için, lütfen, acil eylem planını bir alın; bir alın ve içinde kaç tane faaliyet için söz verdiğinize bir bakın. Bu soruyu kendi kendinize bir sorun; ama, sorunun cevabını ben size vereyim -unutmuş olabilirsiniz- 205 tane faaliyet konunuz var. Bu 205 tane faaliyet konunuzun -en çoğu oniki ay içinde bitecek faaliyetlerdi- kaç tanesini gerçekleştirdiğinize, kaç tanesini halkımızın gerçek ihtiyaçları için kullandığınıza lütfen bir bakın.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 41 inci maddede stratejiden bahsediliyor. Stratejinin sözlük anlamı, bir amaca ulaşmak için önceden belirlenen yol. Şu amacınızı ve yolunuzu açık ve net bir şekilde ifade edebilseniz, belki çok daha inandırıcı olacaksınız. Hep, kafanızın arkasındaki başka bir şeyleri, başka şekillerle buradan geçirmeye çalışıyorsunuz; hiç de olmuyor.
Tasarının genel gerekçesinden ve madde gerekçelerinden söylemiş olduklarımı biliyorsunuz. Madde içinde, nüfusu 50 000'in altında olan belediyelerimiz için bahsedilen bir strateji ve performans çizelgesi var. Bununla ilgili kısaca bir bilgi vermek istiyorum, sizlerle paylaşmak istiyorum:
Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de, toplam 3 215 tane belediyemiz var; 3 215 belediyemizin 2 554 tanesi 10 000 nüfusun altında, 10 000 nüfusun üzeri belediye toplamı 661 tane, 50 000 nüfusun üzeri belediye toplamı 205 tane. Sevgili arkadaşlarım "nüfusu 50 000'in altında olan belediyelerde stratejik plan yapılması zorunlu değildir" diyorsunuz. Biz, plandan, programdan, projeden, doğru ve geleceğe yönelik projelerimizi sağlıklı bir şekilde oluşturmaktan bahsediyoruz; 205 tane belediyenin dışında geriye kalan bütün belediyelere, istediğiniz gibi yapın diyoruz. Bu yanlışı düzeltmenizi rica ediyorum; az sonra bu konuda önerge de gelecek; mümkünse, nüfusu 10 000'in altındaki belediyelerimizde bu planı uygulatmayalım ya da zorunlu kılmayalım; ama nüfusu 10 000'in üzerindeki 661 tane belediye de, hiç olmazsa, geleceğe yönelik planlarını, programlarını sağlam ve kalıcı bir şekilde yapsınlar.
Değerli arkadaşlarım, 41 inci maddede, belediye başkanının mahallî idareler seçiminde seçildikten sonra altı ay içinde program yapmasını, bu programı da belediye meclisine sunmasını ifade ediyorsunuz, hemen altında da, varsa üniversite ve meslek odalarından ve sivil toplum örgütlerinden destek almasını söylüyorsunuz; yani, bir belediye başkanı seçiyorsunuz, seçmiş olduğunuz belediye başkanına vermiş olduğunuz yetkiyle "sen programını yap, meclisine getir, meclisinden de geçir" diyorsunuz. Burada katılım konusunda ciddî bir eksiklik var. Bu katılım konusunda, şeffaflık konusunda, yöre halkının, üniversitelerin, meslek odalarının ve sivil toplum örgütlerinin daha katılımcı olabilmesi için, bu kanun tasarısında biraz daha açıklığın olması gerektiğine inanıyorum.
Her şeye rağmen, maddeler içindeki çelişkilere, gerekçeler ile maddeler üzerindeki çelişkilere rağmen, siz bu kanun tasarısını yine buradan, diğer kanunlarda olduğu gibi, geçireceksiniz; ama, elinizi vicdanınıza koyun, elinizi vicdanınıza koyarak Cumhuriyet Halk Partisinin yapmaya çalıştığı katkıları da görün. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman sizi doğruya yönlendirmeye, ülkemizi de doğru noktaya götürmeye çalışıyor; bu katkıya kulak vereceğinize inanıyorum.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
60 konuşma daha · 7 Temmuz 2004