Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Kasım 2004 · 912 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ufuk Özkan (CHP), 30 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGANİK TARIM KANUNU TAS. (SS. 653 )); konuşma 912 kelime.
Ufuk Özkan (CHP, Manisa). “Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2004-11-30-organik-tarim-kanunu-tas-ss-653-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA UFUK ÖZKAN (Manisa)Sayın Başkan, Meclisimizin değerli üyeleri; hepinizi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına, sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye nüfusunun yüzde 35'i kırsal alanda yaşıyor. İstihdamın yüzde 34'ü tarım sektöründe. Fakat, tarım ürünlerinin toplam ihraç içindeki payı ne yazık ki bu dönem yüzde 4'e düştü. 1980'lerin başında toplam ihraç içindeki tarım ürünleri oranımız yüzde 50'lerde idi. İhracatın sanayi ürünleri ağırlıklı olması mutlaka doğru bir gelişme. Fakat, tarımda kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biri olan ülkemiz, bugün, maalesef, kendi kendine yeten yedi ülkeden biri değildir. Tarım ürünleri ihracatından daha çok ithalat yapar olduk.
Rakamlarla ifade edecek olursak, 2002 yılında ihracatımız 2 038 000 000 dolar iken, ithalatımız 1 706 000 000 dolar olmuştur. 2003 yılında 2 467 000 000 dolar olan ihracatımız, 2 576 000 000 dolarlık ithalat karşısında 109 000 000 dolarlık eksi vermiştir. 2004 yılı ilk sekiz aylık döneminde 1 575 000 000 dolar olan ihracatımız karşısında, ithalat 1 990 000 000 dolar olmuştur; yani, aradaki fark, 415 000 000 dolardır.
Gübredeki ihracat ve ithalat rakamlarıyla ilgili de bir bilgi vermek istiyorum. Maalesef, gübrede de ithalatta artış olmuştur. Adalet ve Kalkınma Partisinin izlediği iktisadî politikalar, ülkemizi, ithal ürünleri cenneti yapmıştır. Gübre de, AKP'nin işbaşına gelmesiyle birlikte, en fazla ithal edilen tarım girdileri arasındadır. 2002 yılında 266 000 000 dolarlık gübre ithal edilirken, 2003 yılında 380 000 000 dolarlık gübre ithal edilmiştir. Kaynak, Devlet İstatistik Enstitüsünün dışticaret istatistiğidir. 2004 yılı ilk on ayında ise, ithal edilen gübreye 490 000 000 dolar para ödenmiştir. Böylece, gübre ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53 oranında artmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu, tarımda da dışticaret açığı verdiğimizin bir göstergesidir; çünkü, pirinç, ayçiçeği, mısır, pamuk gibi ürünlerde, üretim, her geçen yıl düşüyor; hiçbir konuda planlamanız olmadığı gibi, maalesef, tarımda da bir planlamanız yok; günübirlik "ben yaptım, oldu" anlayışını, tarım politikanızda da, maalesef, görüyoruz.
Tarım ürünleri tüketiminde de, tüketiciyi koruyacak gerekli tedbirleri ve düzenlemeleri, maalesef, yapamıyorsunuz. Halkımıza, en pahalı eti yedirmenize, en pahalı sütü içirmenize rağmen, hayvancılık yapan insanlarımızı da mutlu edemiyorsunuz. Geçenlerde medyaya yansıyan tavuk konusunu, hepinize sormak isterim; tavuk konusu ne oldu? Şu anda, üretici, kümes sahibi, kesimhaneci mağdur. Tavuk etinin sağlıklı olup olmadığı hakkında, Bakanlığınız ne gibi bir çalışma yaptı? Yoksa, Bakanlık yetkilileriniz ve Bakanlığınız hâlâ düşünüyor mu; kırmızı et alamayan fakir fukara beyaz eti yemeli mi yememeli mi; lütfen, çıkın açıklayın.
Tüketici sağlığını korumak için kullanılan ilaç, gübre ya da hormonun nasıl kullanılacağına dair bir eğitim söz konusu bile değil. Anadolu'da ziraî ilaç satan vatandaşlarımızın, tüccarlarımızın ziraî ilaçları nasıl verdiklerini, nasıl sattıklarını, üreticimizin ziraî ilaçları nasıl kullandığını hepimiz biliyoruz. Bunlar için mutlaka bir eğitimin söz konusu olduğunu sizlere belirtmek isterim.
Sayın Bakan, İstanbul Sanayi Odasının Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada, 2005 yılından itibaren organize tarım bölgeleri oluşturulacağını belirterek, hayvancılığa uygun olan yerlerde hayvancılık, tarıma uygun yerlerde tarımla ilgili bölgeler oluşturulacağından söz ediyor. Sayın Bakan, bu konuyu, lütfen, biraz açın, söyleyin; söyleyip geçmekle olmaz, anlatmak lazım. Bu tarım bölgeleri, organize tarım bölgeleri, köylümüz için mi çiftçimiz için mi üreticimiz için mi açılacak; lütfen, bunları çıkın anlatın. Anlatın bakalım, köylümüzü inandırabilecek misiniz, organize tarım bölgelerinin köylümüz için, çiftçimiz için faydalı şey olduğunu.
Yine, aynı toplantıda, doğrudan gelir desteği ödemelerinin kademeli olarak yüzde 75'ten yüzde 45'e çekileceğini söylüyor Sayın Bakanımız. Sayın Bakanım, 2005 yılının sonuna kadar doğrudan gelir desteğinin eksilmeden verileceğine dair, şu Yüce Meclisin şu kürsüsünden söz verdiniz; vermiş olduğunuz sözün arkasında durun ve gereğini yerine getirin.
Az önce konuşmalarımızda söz ettik; 2004 yılının doğrudan gelir desteği hangi durumda? Çiftçimiz 2004 yılının doğrudan gelir desteğiyle ilgili, şu anda nasıl bir ortam içinde; bunu, lütfen, çıkın, açıklıkla cevaplandırın.
Yine, konuşmalarında "Avrupa Birliği müzakere sürecinde sıkıntı yaşanacak; bu çok doğal" ifadesini kullanan Sayın Bakan bana şu sözü anımsatıyor: "Gözünüzü kara toprak doyursun" sözünü anımsatıyor.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Nasıl yani?!..
UFUK ÖZKAN (Devamla)Sıkıntıdan bahseden Sayın Bakanımız...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Ne alakası var?!
UFUK ÖZKAN (Devamla)Son derece alakalı Sayın Bakanım.
"Avrupa Birliği müzakere sürecinde sıkıntı yaşanacak; bu da çok doğal" sözü, sizin basına yansımış bir ifadenizdir. Bu "sıkıntı yaşanacak" ifadesini kullanan Sayın Bakan, sıkıntıyı kabul ederse, bizim çiftçimizin, bizim üreticimizin sıkıntılarını çözmek için ne kadar bir mücadele veya ne kadar bir direnç gösterebilir?! Baştan kabul ediyorsunuz sıkıntıyı.
Sayın Bakan, sanayicileri tarıma yatırım yapmaya çağırıyor ve büyük holdingler bu işe el atarlarsa sorunların kolayca halledilebileceğini düşünüyor. Sayın Bakan, bu, çiftçinin, köylünün sahipsiz olduğunun bir itirafı değil midir?! İsterseniz, gelin rakamlarla da bu itirafı ispatlayalım. İşbaşına geldiğiniz yıl, mazotun litre fiyatı 1 230 000 liraydı; şu anda mazotun litre fiyatı 1 786 000 lira. Lütfen, hiç kimse bunu dolardaki fiyat artışına ya da dolardaki hareketliliğe bağlamasın. Dolar, işbaşına geldiğiniz zaman...
HACI BİNER (Van)Ne alakası var?!
UFUK ÖZKAN (Devamla)Rakam söyleyeceğim size.
Dolar, işbaşına geldiğiniz zaman 1 563 000 liraydı.
HACI BİNER (Van)Şimdi kaç lira?
UFUK ÖZKAN (Devamla)Dolar, dün itibariyle 1 422 000 liraydı.
MEHMET SARI (Osmaniye)Petrol kaç lira?
UFUK ÖZKAN (Devamla)Petrolün de kaç lira olduğunu biliyorum; petrolcüyüm; hampetrolün de ne olduğunu biliyorum, mazottaki vergi yükünün de ne olduğunu biliyorum. Hiçbirisi, söylemiş olduğunuz hiçbir şey, Sayın Bakanın ucuz mazot konusunda söyleyeceği hiçbir şey sizin haklılığınızı ispat edemez.
FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)22 dolardan 55 dolara çıktı; bu, bir şey değil mi?
UFUK ÖZKAN (Devamla)Elbette bir şey. Ucuz mazot sözünü kim söyledi?!
AHMET YAŞAR (Aksaray)Vatandaşa para verdik.
UFUK ÖZKAN (Devamla)Evet, evet; vatandaşa, bir seferlik, fakir fukara fonundan para dağıtırmış gibi para dağıttınız.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
87 konuşma daha · 30 Kasım 2004