Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 81. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Mart 2006 · 1.113 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ufuk Özkan (CHP), 29 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 1.113 kelime.
Ufuk Özkan (CHP, Manisa). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 29 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2006-03-29-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA UFUK ÖZKAN (Manisa)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1081 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 6183 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 4 üncü maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerimin başında hemen belirtmeliyim ki, vergi gibi teknik konularda yapılması gereken ve istenen değişikliklerin hükümet görüşü olması gerekir. Toplumun büyük bir bölümünü, hatta tamamını ilgilendirecek vergi gibi teknik bir konuda, konuya ilişkin, getirilen teklifte hükümetin maalesef görüşü yok. Bunu, doğru bir yaklaşım olarak kabul etmemiz mümkün değildir; ancak, sizi artık anlıyoruz. Bu şekildeki bir davranış, sorumluluktan kaçmak için "ne yapalım bir milletvekili teklif getirdi, Meclis kabul etti, biz de uyguladık" söyleminin bir yolu olsa gerek. Bu durumu kabul etmediğimizi peşinen belirtmek istiyorum.
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 4 üncü maddesiyle, 6183 sayılı Kanunun 21 inci maddesi, değişiklik yapılmak suretiyle yeniden düzenlenmektedir. Getirilen yeni düzenlemeyle, amme alacağı durumunda olan ve genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim, harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizlerin, İcra İflas Kanunu ve vergi kanunları kapsamında gerçekleştirilecek haciz işlemleri sırasında korunması istenmektedir. Kanaatimizce, sadece 6183 sayılı Kanunda değişiklik yapmak yeterli olmayacaktır. Yapılan bu değişikliğe paralel bir düzenlemenin, İcra İflas Kanununun 206 ncı ve 268 inci maddelerinde de yapılması yerinde olacaktır ve bu, teknik olarak gereklidir.
Yaptığım bu değerlendirmeyi, teknik bir eksiklik olarak ifade etmenin ötesinde, amme alacağının korunması bakımından da gerekli buluyorum. İçerik olarak doğru ya da yanlış olması bir yana, bütün vergi mevzuatımız kırk yamalı bohçaya dönmüştür. Hangi yasanın hangi maddesine bakarsanız bakınız, mutlaka bir kanunla değişikliğe uğramıştır; muhatabı da, uygulayıcısı da sıkıntıdadır. Bu konuların takibi, neredeyse artık imkânsız hale gelmiştir. Bunun asıl nedeni, yapıldıkları dönemdeki ülkemizin ekonomik şartları ile günümüzdeki ekonomik şartların değişmiş olmasıdır. Bu nedenle, Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki, geliniz, tüm vergi mevzuatını gözden geçirelim ve yeniden yazalım. Vergi mevzuatını tümüyle gözden geçirirken, ilgili diğer mevzuatı da gözden geçirerek yasalararası uyumu da sağlayalım, toplumsal uzlaşı ve sosyal adaleti sağlayalım, vergi kaçağını önleyecek kanunları birlikte konuşalım; kayıtdışı sizin zamanınızda had safhaya ulaştı, kayıtdışını önleyecek ve kanun marifetiyle vergi kaçağını teşvik edecek kanunları bu kanun tasarısından ayıklayalım; istihdamdaki vergi oranlarını süratle, söz vermiş olduğunuz gibi, azaltalım.
Değerli arkadaşlarım, tabiî ki bunlar sizin işinize pek gelmiyor. Bunu çok iyi anlıyor ve biliyoruz; çünkü, siz artık bu konularda sabıkalısınız. Ne zaman bir yasa değişikliği yapsanız, ya yakınlarınıza ya da yandaşlarınıza yeni yeni çıkarlar ve ayrıcalıklar sağlıyorsunuz. Örnek mi istiyorsunuz; işte örnek: Katma Değer Vergisi Kanununda değişiklik yaparak likit yumurtada yüzde 18 olan Katma Değer Vergisini bir çırpıda yüzde 8'e düşürerek normal yumurtadaki Katma Değer Vergisi oranına getirdiniz. Neden mi? Artık nedenini söylemeyeceğim; çünkü, bunun nedenini sağır sultan bile duydu. Sağır sultan duymasına duydu da, her nedense, siz bir türlü duymuyorsunuz. Aslında siz de duyuyorsunuz da, duymazlığı tercih ediyorsunuz.
Değerli arkadaşlarım, sadece yumurtada mı çelişki var; tabiî ki değil. Pırlantada durum ne dersiniz?! Pırlantanın dışında getireceğiniz her türlü problemli şeyin altında nedense hep bunlar çıkıyor. Gelin, bu problemlerden kurtulmanın yolunu size bir tavsiye edeyim. 3 maddelik bir kanun tasarısı hazırlayın. Bu 3 maddelik kanun tasarısı nasıl olsa sizlerin oylarıyla buradan geçiyor. Kanunun gerekçesini de şu yapın: "Maliye Bakanıyla ilgili ve Maliyeyle ilgili yapılacak düzenlemelerin Mecliste görüşülmeden geçmesi, Cumhuriyet Halk Partisinin dikkati ile kamuoyunun dikkatinden kaçırılması" diye gerekçe gösterin. 1 inci maddesini de şu yapın: "Vergiyi, Maliye Bakanının belirlediği oranda, belirlediği kişiler öder" diye düzenleyin. 2 nci maddede de "yürürlük tarihi ihtiyaca ve duruma göre değişir" deyin; 3 üncü maddede de "bu kanun hükümlerini Maliye Bakanıyla birlikte Başbakan yürütür" deyin, siz sağ biz salim, bu işlerden kurtulalım.
Değerli arkadaşlarım, bütün bu olanları nasıl içinize sindiriyorsunuz, anlamıyorum. Hiç mi gazete okumuyor, hiç mi haber dinlemiyorsunuz?! Bugün sabah yine gazetede çıkan bir habere göre, bir işadamımız, bir sanayicimiz feryadını dile getiriyor. Aynen aktarıyorum size: "Bordrolu ve SSK'lı 14 000 işçi çalıştırıyorum. Ayrıca, Bursa'da fason olarak 20 000 kişiye iş veriyorum. 34 000 kişi ekmeğini benden sağlıyor. Son üç yıldır zarara çalışıyorum ve hayatımda ilk kez işçilerimin SSK primlerini ödeyemiyorum. Kullandığımız doğalgaza bir yılda yüzde 46 zam yapıldı. Ucuz elektrik vermiyorlar. Bu maliyetlerle biz batmak üzereyiz. Bu fabrikaları benden alın, ne yaparsanız yapın diye rica ediyorum; ses yok. Dayanma gücüm kalmadı. Bir sanayici böyle açık konuşur mu? Ben konuşuyorum; çünkü, ben durursam Bursa çökecek, tekstil sektörü büyük yara alacak.
3 500 işçiye cumartesi gününe kadar ücretsiz izin verdik. Üretimi durduruyoruz. 7 Nisan günü mart ayı ücretlerini ödeyeceğiz. İçim kan ağlıyor; ama, başka çare kalmamıştı. Sesimizi kimse duymak istemedi."
Değerli arkadaşlarım, bu yakınma devam ediyor ve aynen şu şekilde ifade ediliyor: "Bugünkü koşullar aynen devam ederse, enerji ve doğalgaz fiyatı düşürülmezse, 49 il için verilen teşvik kararları bize de uygulanmazsa, ne yazık ki, bu iş bitmiştir. Bunları söylerken içim kan ağlıyor; ama, yapacak hiçbir şey yok."
Değerli arkadaşlarım, Bursalı arkadaşlarım bu sanayicinin kim olduğunu bilirler. "Tekstil sektörüne cansuyu verdik" dediniz; ama, veremediğinizi bu sektörün içindeki ciddî işadamlarından bir tanesi ifade ediyor.
FARUK ÇELİK (Bursa)Kim?.. Söyleyin ismini.
UFUK ÖZKAN (Devamla)Cavit Çağlar.
FARUK ÇELİK (Bursa)Niye söylemiyorsun?
UFUK ÖZKAN (Devamla)Söylüyorum. Sizler zaten biliyorsunuz Sayın Başkan. Aslında çok iyi biliyorsunuz ve siz de içinize sindiremiyorsunuz; ama, ne yaparsınız, eliniz kolunuz bağlı, emir büyük yerden, emirlere uymak zorundasınız, bu nedenle de tepki gösteremiyorsunuz. Eğer tepkinizi gösterme cesaretiniz olsaydı, geçenlerde Maliye Bakanı hakkında vermiş olduğumuz gensoruya hayır demezdiniz.
Değerli Adalet ve Kalkınma Partililer, siz şimdilik tepkisiz ve sessiz kalmaya devam edin, sessiz ve tepkisiz kalın ki, seçim zamanı gelip, vatandaşın önüne seçim sandığı konduğunda size hak ettiğiniz dersi versin. İşte o zaman ne yapmışız diyeceksiniz; ama, iş işten geçmiş olacak. Sizi iktidara getirenlerin hükümeti olmayı beceremediniz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Parlamento gündeminde, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından getirilen, gerek yasa değişiklik teklifleri gerekse yasa tasarılarına Cumhuriyet Halk Partisi olarak ihtiyatla yaklaşıyoruz; çünkü, güvenimiz kalmadı, artık samimiyet konusunda ciddî kuşkularımız var. Zira, aylar sonra ortaya çıkan bazı durumlar, basında çıkan haberler bizi, artık, iyice ürkütmeye başladı. Bizi ürkütmeye başladı da, ne var ki, maşallah, sizin hiç umursadığınız yok. Neyse ki, Cumhuriyet Halk Partisi olarak her seferinde uyarılarımızı ve eleştirilerimizi yapıyoruz ve bunların Meclis tutanaklarına girmesini sağlıyor, tarihe not düşüyoruz.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifinin aslında görüşülmemesi gerekir, teklif sahibinin teklifini geri çekmesi gerekir. Bunun nedenini, biraz sonra, kanun teklifinin 5 inci maddesine ilişkin konuşmamı yapacağım sırada açıklayacağım. Yapacağım açıklama neticesinde ne kadar haklı olduğumuzu, eleştirilerimizin ne derece yerinde ve doğru olduğunu göreceksiniz, kanun teklifi hazırlamanın ne kadar ciddîye alınması gereken bir iş olduğunu anlayacaksınız, hükümet ile milletvekilleri arasındaki kopukluğun hangi boyutlara ulaştığını göreceksiniz. Kanun teklifi hazırlamanın ciddî bir iş olduğunu, vergi gibi toplumun büyük bir bölümünü ilgilendirecek teknik konularda daha hassas düşünülmesi ve davranılması gerektiğini tekrar hatırlatır, bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 29 Mart 2006