Genel Kurul konuşması
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 111. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Temmuz 2004 · 955 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 955 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-07-07 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum; görüşülmekte olan kanun tasarısının 38 inci maddesiyle ilgili kişisel görüşlerimi açıklayacağım.
Öncelikle, büyük bir reform olarak Türkiye'nin gündemine sunulan ve belediyelerle ilgili çok önemli değişiklikleri gündeme getirdiği iddia edilen; ancak, maddeler üzerinde ciddî bir inceleme yapıldığı takdirde, bunun böyle olmadığı çok açık olan bir kanun tasarısını görüşüyoruz.
Eğer bu bir reform olsaydı, eğer Türkiye'nin çehresini değiştirecek bir kanun tasarısı olsaydı, ben öyle inanıyorum ki, şu Meclisteki 550 milletvekilinden en az 500 milletvekili, şu anda, bu Mecliste, bu salonda bulunur, bu kanun tasarısının en iyi şekilde geçmesi için, katkı sağlamak için burada olurlardı. Ancak, görüyorum ki, biraz önce de, arkada oturan milletvekillerimizin -herhalde televizyondaki görüntüler hoş olmuyor- ön tarafa gelmeleri istenildi ve öne geldiler; çok üzücü bir durum.
Eğer bu bir reformsa, eğer Türkiye'nin önünü açacak bir kanun tasarısıysa, eğer mahallî idareleri çağın gerçekleriyle karşı karşıya getirecek bir kanun tasarısıysa, bu tasarının burada görüşülmesinde milletvekillerimizin azamî katkısı ve desteğinin olması lazım. Dünden beri bu kanun tasarısı görüşülüyor; ancak, belediye başkanlığı yapmış ve bu işin uzmanı olan birçok milletvekili arkadaşımız, valilik yapmış, kaymakamlık yapmış çok değerli arkadaşlarımız, bu mesleğin içinden gelenler, yıllarını verenler, bu kürsüde gelip bu kanun tasarısıyla ilgili bir tek cümle söz etmediler; ama milletvekillerimiz, vatandaşlarımız, bizden, bu kanun tasarısıyla ilgili... Çünkü, bu kanun tasarısı, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 80'ini ilgilendiren bir kanun tasarısı. Vatandaşlarımızın yüzde 80'i belediye sınırları içerisinde oturuyorlar, ikamet ediyorlar ve bu kanun tasarısı direkt olarak o vatandaşlarımızı ilgilendiriyor. Yine, dün, Sayın Haluk Koç tarafından da burada ifade edildi; bu kanun tasarısının, bu kadar hızlı ve yorucu bir tempoyla, bir an önce Meclisten geçirilmesinin maksadı nedir?.. Etraflıca tartışalım, görüşelim, konuşalım, fikir teatisinde bulunalım, en güzelini ortaya koyalım. Biliyorsunuz, birçok kanun tasarısı burada görüşülüyor, altı ay sonra, bir yıl sonra değiştirme ihtiyacını hissediyoruz. İşte, Kamu İhale Kanunu; o da çok hızlı bir şekilde buradan geçirildi; ama -geçen gün Bakanlar Kurulunda görüşülmüş- Kamu İhale Kanununu yeniden Meclis gündemine getirip, aksayan, eksik olan yönlerini tekrar görüşüp, yeniden bir kanun haline getirmeye çalışıyoruz. Onun için, bu Belediyeler Kanunu Tasarısının da, mutlaka, aceleye getirilmeden, çok etraflı bir şekilde tartışılarak, görüşülerek çıkarılması lazım. Meclis gündeminde uzun süre kalsın; ama, yanlışı, eksiği olmasın; çünkü, vatandaşlarımızın yüzde 80'ini ilgilendiren bir kanun.
38 inci maddeyle ilgili bir iki husustan söz etmek istiyorum. Şu an yürürlükteki kanuna baktım, belediye başkanlarına verilen yetkiyle ilgili olarak, mevcut kanunda olmayıp bu kanun tasarısında olan bir husus var; (n) fıkrasıyla, bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanma yetkisini belediye başkanlarına veriyoruz. Şimdi, hiçbir kurumda olmayan, örneği olmayan bir uygulamayı Belediyeler Kanunu Tasarısının içine koyup, sanki bir örtülü ödeneği kullanıyormuşcasına, bu yetkiyi tek başına bir belediye başkanına vermenin yanlış olduğu düşüncesindeyim. Bu ödenek o kadar büyük rakamlar olabilir ki, bu konuda, bütçeye yüzlerce milyar lira ödenek konulabilir ve bu ödeneğin harcanılması da, sadece belediye başkanının ağzından çıkacak bir cümleyle olacak olursa, bunun, önümüzdeki günlerde kötüye kullanılabileceğini, özellikle seçimler öncesinde, bu fıkraya uyularak yanlış uygulamalar yapılabileceğini şimdiden hatırlatmak istiyorum.
Bakınız, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları vardır, başkanı vali veya kaymakamdır; ama, bir yönetim kuruluyla birlikte karar alırlar. Bütün kurumlarda, bu tür harcamalar bir yönetim kurulu kararıyla olur; ama, bu maddeyle, bu uygulamayla, bunu sadece belediye başkanına verecek olursanız, bu, Sayın Başbakanın kullanmış olduğu örtülü ödenek gibi bir uygulama olur ve yarın, uygulamada da ciddî problemlerle karşı karşıya kalınır, belediye başkanları ciddî ithamlarla karşı karşıya kalır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kandoğan, toparlayın.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)En azından bir kötü uygulamanın önüne geçebilmek için, maddenin bu fıkrasının mutlaka gözden geçirilmesi gerektiği inancındayım.
Biz, belediye başkanlarına her konuda güveniyoruz; ama, belediye başkanlarının da hata yapabileceğini, yanlış yapabileceğini, kasıtlı davranışlar içerisinde bulunabileceğini de gözden uzak tutmamamız lazım.
Bakınız, size bir örnek vermek istiyorum. Denizli'de, mahallî gazetelerde "Başkan Bu Ne" başlığı altında yayımlanan bir haber. Denizli'de, AK Parti il binasının kaçak olduğu yolunda bir gazete haberi. Bu gazete haberi, yaklaşık iki ay önce Denizli'nin gündemine ve ulusal basına taşındı.
Belediye başkanı, göreve gelir gelmez, gecekondu semtlerinde, fakir fukaranın yapmış olduğu kaçak yapıları yıktı. Kendisini kutluyorum, tebrik ediyorum, yapılması gereken bir uygulama; ancak, belediye başkanlığı binasının karşısında olan, basın ve televizyonlarda da gündeme gelen, açılışının da Sayın Başbakan tarafından yapıldığı bir binanın kaçak olduğu, günlerdir basında ve televizyonda izleniyor; ancak, belediye başkanının, hâlâ, bu konuyla ilgili, binanın kaçak olup olmaması konusuyla ilgili, ne bir açıklaması var ne bir icraatı var.
AHMET YENİ (Samsun)Sen, o zaman AK Partide değil miydin?
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)O bakımdan, belediye başkanlarını aşırı yetkilerle donatırken, bu tür yanlış uygulamalar olabileceğini, taraflı davranabileceklerini, yanlış uygulamalar içerisinde olabileceklerini gözden uzak tutmamak lazım.
Ben, o dönemde AK Partisi milletvekiliydim...
AHMET YENİ (Samsun)O zaman niye bilmiyordun bu işi?
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)...açılışta ben de vardım; ama, o dönemde, bu binanın kaçak olduğuyla ilgili, ne kamuoyunda ne de basında herhangi bir bilgi ve belge vardı; ancak, bugün, bu belge ortaya çıkmıştır, bu belgenin gereğinin yapılması lazım; ben, onu söylüyorum.
Ben, kaçak binaların yıkılması gerektiği inancındayım. Belediye başkanını, diğer kaçak binaları yıktığı için de kutluyorum.
Türkiye genelinde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kandoğan.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Toparlıyorum.
AHMET YENİ (Samsun)O çatıdan çıkınca mı aklına geldi?!
HALİL AYDOĞAN (Afyon)Gazete haberi belge mi?!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Gazete haberi belge değil; ama, bu, iki aydır gündemde ve bu konunun yanlış olduğuyla ilgili herhangi bir açıklama yok. Eğer kaçak değilse, belediye başkanı çıkar, açıklar ve kamuoyunu da bu konuda bilgilendirmiş olur. Eğer kaçak değilse de, yapacak herhangi bir... Ama, iki aydır, bu konuyla ilgili en küçük bir bilgi ve açıklama yok, ben onu söylüyorum. O bakımdan, burada da belediye başkanlarıyla ilgili bir yetki verirken, bunun kötüye kullanılabileceğini söylüyorum ve bunun önüne geçmek için de, bu fıkranın tekrar gözden geçirilmesi inancımı belirtiyor, sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
60 konuşma daha · 7 Temmuz 2004