Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hk.kan.değ.(ss.652)
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Temmuz 2004 · 464 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 16 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HK.KAN.DEĞ.(SS.652)); konuşma 464 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hk.kan.değ.(ss.652)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-07-16-memurlar-ve-diger-kamu-gorevlilerinin-yargilanmasi-hk-kan-deg-ss-652 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Bugün çok yoğun bir mesai yaptık. Şu ana kadar getirilen kanun tasarılarının hepsi, bir an önce çıkarılması gereken, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde ele alınan ve iktidar ve muhalefetin elbirliğiyle çıkarılmış olan kanunlar. Ancak, Meclisin son gününde, hiç acelesi olmayan ve Türkiye'nin hiç ihtiyacı olmayan, uygulama durumunda olanlardan herhangi bir talep gelmeyen bir kanunun Cumhurbaşkanlığından geri döndükten sonra, 48 saat geçmeden, Meclisin son günü Genel Kurula getirilmesinin haklı ve mantıklı bir izahını yapmak lazım.
Şimdi, bu kanun teklifi Meclise ilk getirildiğinde iddia şu idi: Kamu görevlileri arasında yargılanmaları yönünden çok büyük farklılıklar var ve bu farklılıklar da Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırıdır, o nedenle biz bu kanun teklifini Meclis gündemine getirdik ve bu kanun teklifiyle, artık, bundan sonra, bütün kamu görevlileri aynı mercilerde yargılanacaklar, haklarındaki soruşturma aynı mercilerde olacak. İddia bu idi. Ben de, bu iddia üzerine Mecliste şöyle bir konuşma yapmıştım; tutanaktan okuyorum: "Göreceksiniz, getirilen bu teklifin, getirilmiş halinden çok daha farklı bir şekilde Meclisin gündeminden kanunlaşarak geçeceğine inanıyorum." "Getiriliş biçiminden çok farklı bir şekilde" ve aynen benim dediğim gibi oldu. O eşitlik ilkesinden vazgeçildi, getirilen kanun teklifinin birçok maddesi, burada -benim de ısrarla, üzerine basa basa vurguladığım bölümler- çıkarıldı ve sadece -benim de burada ısrarla vurguladığım- bir bölüm, bu kanun teklifinin içerisinde kaldı ve öyle kanunlaştı.
Şimdi, bu kanun teklifi geldiğinde, kamuoyunda, basında, bu kanun teklifinin, sadece Ankara ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlarına mahsus, özel bir kanun teklifi olarak Meclis gündemine getirildiği iddia edildi, bu kürsüden de söylenildi; ancak, hiçbir milletvekili gelip de, burada "hayır, bu kanun teklifi bu iki büyükşehir belediye başkanı için değil, Türkiye'nin gerçek ihtiyacı nedeniyle getirilmiştir" şeklinde bir ifadede, beyanda bulunmadı. Hatta, öyle ki, Cumhurbaşkanından döndükten sonra Adalet Komisyonunda görüşülürken, Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri muhalefet şerhi koydular ve muhalefet şerhinde de, çok açık ve net bir şekilde, getirilen bu kanun teklifinin Ankara ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlarıyla ilgili özel olarak getirildiği derc edildi. Buna rağmen, yine hiçbir milletvekili veya bu kanun teklifinin altında imzası olan dört sayın milletvekili gelip, bu konuyla ilgili "hayır, biz, bu kanun teklifini bu maksatla vermedik" diye herhangi bir beyanda bulunmadılar.
Şimdi, durum böyleyken, bu kanun, Meclisin son günü ve Komisyonda görüşülmesinin üzerinden 48 saat geçmeden, alelacele Meclis gündemine getiriliyorsa, bütün milletvekillerinin, bu noktada, çok ciddî bir şekilde ellerini vicdanlarına koyup, Meclisin son gününde böyle bir kanunu kabul etmeme yolunda irade beyanlarını çok açık ve net bir şekilde ortaya koymaları gerekiyor.
Şimdi, ben, bu kanun teklifiyle ilgili, burada görüşülürken, bunun dışında da birçok şey söyledim. O söylediğim şeyler üzerine, birçok milletvekili arkadaşım "bunun Cumhurbaşkanlığından geri döneceğini nereden biliyorsun" dedi; dün akşam söylenildiği gibi. Dün akşam da aynı şeyleri söylediler. Ben, şunu söylemiştim: "Azıcık bir hukuk bilgisi ve nosyonu olan herkes bunun Cumhurbaşkanından dönebileceği konusunda hemfikir olur."
Beyanlarımı tutanaklardan okuyorum...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
48 konuşma daha · 16 Temmuz 2004