İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 91. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Nisan 2005 · 1.166 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 28 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU RAPORU (S.S.875)); konuşma 1.166 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-04-28-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-milli-egitim (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bütün kanun tasarı ve tekliflerinde olduğu gibi, sözlerime başlarken, bu kanun teklifinin de çok aceleye getirilerek Meclis gündemine ve bizlerin huzuruna getirildiğini ifade etmek istiyorum. Bu kanun teklifi 12.4.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuş, iki gün sonra Komisyona havale edilmiş, 19 Nisanda komisyonda görüşülmüş ve bugün 28 Nisan.

Türkiye'de çok geniş kesimleri ilgilendiren ve liglerin bitmesine de 6 hafta kalmışken ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde de kurulan bir komisyonun bu konularla ilgili çok ciddî çalışmalar yapmış olduğu bir dönemde ve mayıs ayında da raporunu açıklayacak olmasına rağmen, bu kanun teklifinin çok hızlı bir şekilde Meclis gündemine getirilmesinin altında yatan sebepleri birlikte irdelemek istiyorum.

Bakınız, basında bu konuyla ilgili çok çeşitli beyanlar yer aldı. İşte, bir tanesi "ışık hızıyla" diyor. Yani, o kadar süratle kanunlaştırılmak isteniliyor ki, tabir, ancak, ışık hızıyla ifade ediliyor ve yine bir başka ifade "çal kanunum çal" ve yine bir başka ifade, Türk futboluna çok büyük hizmetlerde bulunan Sayın Şenes Erzik'in "Bu sese kulak verin" başlığıyla yer alan ve çok ciddî eleştirilerle ifade ettiği bir metin ve yine, "Siyasî baskı ve Merkez Hakem Kurulu."

Bütün bunlar gösteriyor ki, bu kanun teklifi, alelacele hazırlanmış, çok kısa süre önce Ankara 13. Asliye Mahkemesinin vermiş olduğu bir karar ve bunun, daha sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından onaylanması üzerine, Merkez Hakem Kurulu seçimlerinin iptaliyle ortaya çıkan durumun alelacele geçiştirilerek, Merkez Hakem Kurulunun, Futbol Federasyonu Başkanı ve Yönetim Kurulu tarafından bir an önce atamasının yapılması maksadıyla önümüze getirilen bir kanun teklifi.

Bakınız, bundan bir yıl önce çıkardığımız bir kanunla, Merkez Hakem Kurulunun, Futbol Federasyonu Genel Kurulu tarafından seçileceği hüküm altına alınmış olmasına rağmen, bugün getirilen bu kanun teklifiyle, Merkez Hakem Kurulunun, Futbol Federasyonu Başkanının önerisi ve Yönetim Kurulunun onayıyla seçilmesi gündeme geliyor.

Şimdi, futbolda kararların, maçların, şikelerin tartışıldığı ve ligin bitmesine de 5 hafta kaldığı bir dönemde, siz, Merkez Hakem Kurulunun Başkanını ve Yönetim Kurulu üyelerini, Futbol Federasyonu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerini seçtirirseniz, bunun altından kalkamazsınız. Yarın, bu, kamuoyunda ciddî tartışmalara sebebiyet verir. Çünkü, bakıyorsunuz, basında, Futbol Federasyonu Başkanının hangi takımı tuttuğu, Federasyondaki Yönetim Kurulu üyelerinin hangi takımı tuttukları gazete manşetlerinde. Siz, böyle bir kurula, Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve 9 üyesini seçtirme yetkisi verirseniz, yarın, kamuoyunda, bundan sonraki hakem atamaları, maçların neticeleri o kadar çok tartışılacaktır ki, hiç kimsenin bu tartışmaların altından kalkmasının mümkün olmayacağını ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifinin altında yatan sebep, Merkez Hakem Kurulu seçimlerinin iptal edilmesiyle ilgili bir kayyım atamasının yapılmasından önce, alelacele, bir kanun teklifi... Bunu nereden anlıyoruz? Çünkü, getirilen bir maddeyle, kanunun yürürlüğe girdiği gün, Merkez Hakem Kurulunun seçilmiş üyelerinin görevlerinin sona ereceği bildiriliyor.

Değerli milletvekilleri, şimdi, son günlerde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde -maalesef, moda olmaya başladı- buraya gelen kanun tekliflerinde, tasarılarında başkanlar -bu, değişik kesimlerle de ilgili olabilir- 2 dönem görev yapsın, ondan sonra görev yapmasın meselesi, maalesef, her kanun tasarısında ve teklifinde önümüze gelmeye başladı. Bunu geçmiş günlerde görüşmeye başladığımız; ancak, bitiremediğimiz bir kanun tasarısında da gördük. Şimdi, biz, milletvekilleri olarak, 2 dönem milletvekilliği yapalım diye bir kanun teklifini veya tasarısını bu Meclisin gündemine getiriyor muyuz?! Milletvekili olunca 2 dönem değil, 10 dönem milletvekilliği yapabileceğiz; ancak, Futbol Federasyonu Başkanına sıra gelince veya Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu Başkanına sıra gelince veya bir başkasına sıra gelince, "siz 2 dönem görev yapabilirsiniz, onun dışında görev yapamazsınız..." Böyle bir mantık nasıl burada savunulabilir?

FİKRET BADAZLI (Antalya)Bizim tüzükte var.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Kaldı ki, bunlar seçilmiş delegelerin oylarıyla bu göreve geliyorlar. Futbol Federasyonu Başkanı, işte, seçimle işbaşına geldi. Seçimle işbaşına gelen bir başkan, eğer başarılı görev yapıyorsa, genel kurul delegeleri onu tekrar seçmeyi arzu ediyorsa, biz, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilleri olarak hangi hak ve yetkiyle onun seçilmesinin önüne bazı sınırlamalar, engeller getiriyoruz? Geliniz o zaman, milletvekilleri de 2 dönem görev yapsın, 3 üncü dönem hiçbir milletvekili seçilemesin!

MUSTAFA ERDOĞAN YETENÇ (Manisa)Ağzından yel alsın.

FİKRET BADAZLI (Antalya)Bizde var.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Sayın milletvekili, ben göreceğim, getirin onu, biz de görelim, sizi alkışlayalım. Eğer onu yapabiliyorsanız, yapacaksanız, ben gönülden sizi destekliyorum, gönülden alkışlıyorum.

Bakınız, dünyanın hiçbir yerinde böyle uygulamalar yok. Size bir iki örnek vermek istiyorum müsaadenizle. Mesela, İngiltere'de Futbol Federasyonu Başkanı tam 19 yıl görev yapmıştır arkadaşlar, tam 19 yıl Futbol Federasyonu Başkanı görev yapmış. İspanya'da 12 yıl süreyle görev yapmış, 4 yıl için yeniden seçilmiş. Şimdi bakıyorsunuz -Futbolun en ileri olduğu ülkeler, İngiltere ve İspanya- oralarda 19 yıl görev yapıyor, oralarda 12 + 4 yıl daha görev için seçiliyor, hiçbir engel yok, hiçbir sakınca yok; Türkiye'de 2 dönem için böyle bir uygulama getiriyoruz ve yeni bir uygulama: Futbol Federasyonu Başkanı yüksekokul mezunu olsun... Yani, milletvekilliği için ilkokul mezunu olma şartı yeterken, Futbol Federasyonu Başkanlığı için nedir bu zorlamalar? Ben biraz önce Gençlik ve Spor Genel Müdürümüze sordum. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı federasyonların 6 tanesinin dışındakilerin tamamı lise mezunu. Onlar önemsiz spor dalları mı? Onlarda lise mezunu olma şartı yetiyor; ama, Futbol Federasyonuna gelince, üniversite mezunu olma şartı getiriliyor.

Peki, ben size soruyorum şimdi: Hakan Şükür, Mustafa Denizli, Fatih Terim yıllarca Türk sporuna büyük hizmetler veren insanlar; yarın Futbol Federasyonu Başkanı olmak için yola çıksa, önünde engel var, olamayacak; ama, niye bunların önünü kesiyoruz?

Biraz önce bir milletvekili arkadaşımız da söyledi. Platini ve Beckenbauer dünya futbol tarihine ismini altın harflerle yazdıran iki büyük futbolcu. Bunlar da lise mezunu; ama, UEFA'da asbaşkanlık yapıyorlar.

Değerli milletvekilleri, yani, kendimize uygulanmasını istemediğimiz bazı hükümleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yasama yetkisi bizim elimizde diyerek birileri üzerinde bu hak ve yetkiyi kullanmamızın haklı, makul ve mantıklı bir izahını, ben, Sayın Bakanımızın -uzmanlık alanı değil; ama- kendilerinden bekliyorum. Niçin bunlara ihtiyaç duyuldu, niçin bu düzenlemeler yapılıyor? Bunları, geliniz, burada, haklı ve makul gerekçelerle bizlere anlatınız, bizleri ikna ediniz.

Değerli milletvekilleri, yine bu teklifle, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay başkan ve üyeleri, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları Disiplin, Ceza ve Tahkim Kurulunda görevlendirilecek. Türkiye'de en çok tartışılan kurumların başında bunlar geliyor. İşte, disiplin kurullarının vermiş olduğu kararlara karşı Tahkim Kuruluna itiraz ediliyor, Tahkim Kurulunun kararlarına karşı bütün kulüpler ayakta. Çifte standart uygulandığını söyleyen ifadeler her hafta basında, televizyonda yer alıyor. Siz, şimdi, bu kadar tartışmalı olan kurulların...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Kandoğan.

FİKRET BADAZLI (Antalya)110 milyar oldu Sayın Kandoğan yapılan hesap doğruysa.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Sayın milletvekili, ben onun hesabını sizden iyi yapıyorum; ama, siz açtınız, yine söylüyorum: Bakınız şu Meclisin haline, AK Parti sıralarına bakın Sayın Milletvekili, arkanıza dönün lütfen; Sayın Antalya Milletvekilim, bakınız arkanıza. Ben burada bir şeyler söylüyorsam kanuna katkı yapmak için söylüyorum. Sayın Milletvekili, varsa bir katkınız, gelin, siz de söyleyin.

Ben diyorum ki, Danıştay, Sayıştay, Yargıtay, adlî ve idarî hâkimleri bu kurullarda görevlendirerseniz, hiç tartışılmaması gereken bu kişileri, çok önemli görev icra eden bu makamdaki insanları da böyle tartışmaların içerisine çekersiniz. Onlar, bu tür tartışmaların içerisinde yer almaması gereken kişilerdir; ancak, teklife bakıyoruz, bunların da bu kurulların içerisinde yer alabileceği şeklinde bir ifade yer alıyor.

Değerli milletvekilleri, maddelerle ilgili de konuşma taleplerim var. Sıra bana gelecek olursa, bu konuyla ilgili düşüncelerimi, önerilerimi anlatmaya devam edeceğim. Bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 28 Nisan 2005

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook