İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 91. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Nisan 2005 · 610 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 28 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU RAPORU (S.S.875)); konuşma 610 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-04-28-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-milli-egitim-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Görüşülmekte olan kanun teklifinin 3 üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum.

Demin tümü üzerindeki konuşmamda da zikretmiş olduğum gibi, bu maddeyle Yargıtay, Danıştay, Sayıştay Başkan ve üyeleri ile adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarının, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile özerk federasyonlar tarafından organize edilen sportif faaliyetlerde, kurullarda görev alabilmelerini sağlayan bir hüküm... Bu hükmün yanlış olduğu inancımı demin de ifade ettim; çünkü, adlî mekanizmalarda çalışan, tarafsız ve adil bir şekilde bu görevlerini yürüten ve yargı kararlarının tartışılmaması gerektiği bir amir hüküm olarak Türkiye'de kabul gördüğü bir ortamda bu görevleri sürdüren bu görevlilerin Türkiye'de tartışmaya son derece açık olan ve üzerinde âdeta kıyametler koparılan bir konuda hüküm verme noktasında görevlendirilmelerinin yanlış olduğu inancındayım.

İşte, son bir örnek -dün ve evvelsi gün gazetelerdeydi- bir futbolcunun disiplin kurulunca dört maç cezalandırılmasıyla ilgili olarak manşetlere çıkan ve bu kararın haksız, yanlış ve çifte standart olduğunu ifade eden ve Tahkim Kuruluna başvurulacağı söylenilen bir karar. Eğer, bahsedilen görevlilerimiz bu kurullarda görevli olacak olurlarsa, bunların bu kararlarından dolayı tartışılmaları söz konusu olacaktır ve bunların bu görevlerindeki tartışılmaları asıl görevlerinde verecek olmuş oldukları kararlar üzerinde de, maalesef, olumsuz bir etki ortaya çıkaracaktır. O nedenle, geliniz, bu görevlilerimizi bu düzenlemenin dışında tutalım.

Ben, biraz önce, Gençlik ve Spor Genel Müdürümüze sordum; bunların bu görevlerinden dolayı herhangi bir ücret talep etmediklerini ve almadıklarını ifade ettiler. Bu, son derece güzel bir durumdur; onu da takdirle karşılıyorum. Ancak, tekrar ediyorum ki, Türkiye'de üzerinde en çok tartışılan iki konu ve herkesin üzerinde yorum yaptığı ve en iyisini bildiğini iddia ettiği iki konu; biri siyaset, öbürü de futbol. Yetmiş milyon insanın tamamı siyaseti ve futbolu çok iyi bildiğini ifade eden bir ülkeyiz. Bu kadar, sporu, futbolu iyi bilenlerin bulunduğu bir ülkede, özellikle disiplinle ilgili, cezayla ilgili verilecek kararlarda adlî teşkilatımızın değişik kademelerinde bulunanların buralarda yer alması ve bunların vereceği kararların tartışılması, tekrar ediyorum, hem bu görevlilerimizin yıpranmasını hem de bunun gazete manşetlerinde, televizyon stüdyolarında günlerce tartışılmasını birlikte getirir.

Bakınız, cumartesi, pazar akşamları, Türkiye'nin bütün televizyon kanalları, o haftaki futbol müsabakalarıyla ilgili saatlerce yayın yapıp, o haftanın futbol müsabakalarını değerlendirip, hakem hatalarını, futbolcu hatalarını didik didik edip Türkiye'nin gündemine taşıyorlar ve ertesi gün, bütün gazete manşetleri ve televizyonlarda bunlar defalarca işleniyor. Böyle bir ortamda, böyle bir kanun teklifinin getirilmiş olmasının, biraz önce söylemiş olduğum gibi, çok aceleci, çok erken olduğu ve üzerinde yeterince tartışılmaması düşüncemi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulan komisyon, mayıs ayı içerisinde bu konularla ilgili bir rapor hazırlayacaktır; en azından Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bu komisyonun çalışmalarından ilham alınarak, yardım alınarak yeni bir kanun teklifi veya kanun tasarısı getirilebilir ve çok daha güzel bir şekilde, bu, Meclisimizden geçebilirdi; ancak, tekrar ediyorum: Maalesef, acele edilmiştir, aceleye getirilmiştir ve getirilen birçok hükmün...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)...dünyadaki, gelişmiş ülkelerdeki standartlara aykırı bir şekilde, maalesef, bizim ülkemize has özellikler taşıyan bir şekilde getirildiğini ifade etmek istiyorum.

Demin de söyledim; ancak, bir sayın milletvekili, yüksekokul mezunu olmasının, Avrupa Birliğine, dünyaya açılan bir ülkede dil bilen birisinin olmasının çok faydalı olacağını ifade etti; ancak, bir yıl önce, bunun tam tersi bir uygulama, tam tersi bir kanun yine bu Meclisin oylarıyla geçti; ancak, şunu ifade etmek istiyorum: Bir üniversite mezununun her zaman, her yerde, her görevde, bir lise mezunundan çok daha başarılı olabileceğini iddia etmenin de çok sağlıklı ve doğru olmadığına inanıyorum. Bu görevler özellikli görevlerdir. Bunun içerisinden yetişip gelerek, âdeta tırnaklarıyla kazıyarak bir yerlere gelen insanların önünü kesmemek lazım gelmektedir. Ben demin birkaç isim verdim. O isimlere daha yeni isimler de ekleyebiliriz.

O bakımdan, ben, bu kanun teklifinin özellikle bu maddesinin yeniden gözden geçirilmesini sizlerden istirham ediyor; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 28 Nisan 2005

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook