Bankacılık kanunu ve cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.997)
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 9. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Ekim 2005 · 883 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 19 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKACILIK KANUNU VE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS.997)); konuşma 883 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Bankacılık kanunu ve cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.997)”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 19 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-10-19-bankacilik-kanunu-ve-cumhurbaskaninca-bir-daha-gorusulmek-uzere-geri-g (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Aslında söz almak istememiştim bugün; ancak, Adalet ve Kalkınma Partisinin iki Grup Başkanvekilinin konuşmalarını dinledikten sonra söz talebinde bulundum. İki Grup Başkanvekilimiz buraya geldiler, konuşma süreleri 10 dakika… Hem Sayın Kapusuz hem Fatsa, 10 dakikanın 8 dakikasında milletvekillerinin parti değiştirmeleriyle ilgili konudaki görüşlerini açıkladılar; sadece 2 dakikasında da grup önerileriyle ilgili düşüncelerini ifade ettiler.
İki Grup Başkanvekiline de yakıştıramadığım bir üslup içerisinde, parti değiştiren milletvekilleriyle ilgili olarak söylemiş oldukları o ifadeleri kabul etmenin mümkün olmadığını ifade etmek istiyorum. Bunu neye dayandırarak söylüyorum; daha dün, bütün gazetelerde görebilirsiniz, Sayın Başbakanın ifadesi aynen şöyle: "Bize gelmek isteyen bütün milletvekillerine kapımız açıktır" (AK Parti sıralarından gürültüler) Evet, gazetelerde dün bu şekilde bir beyanat yer aldı ve o zaman bugün yapmanız gereken şuydu Sayın Kapusuz: Bu beyanatı okuduktan sonra o gazetelere birer tekzip metni göndermeniz gerekirdi, niçin göndermediniz?
AHMET YENİ (Samsun)AK Partiye geliyor musun?!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisinden, Adalet ve Kalkınma Partisine geçen milletvekillerini, Sayın Tayyip Erdoğan, büyük kongrede, kürsüye çıkararak, üç kez kucaklaşarak partiye aldı. Eğer, o zaman, bir partiden seçilip, o partiye oy veren halkın oylarıyla seçilen bir milletvekilinin parti değiştirmesi yanlışsa, Sayın Başbakan, kongrede, kurultayda o geçen milletvekillerini üç sefer kucaklayarak, öperek Adalet ve Kalkınma Partisi saflarına niye aldı?
AHMET YENİ (Samsun)Hangi partiye geçiyorsun?!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Gelin, bunun cevabını, önce, burada, verin, ondan sonra, burada, parti değiştiren milletvekilleriyle ilgili olarak söz söyleyin.
AHMET YENİ (Samsun)Hangi partiye geçiyorsun?!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bakınız, bu millet, size Anayasayı değiştirecek çoğunluğu verdi mi; vermedi; ama, bir an, Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekillerinin sizin partinize gelmiş olmasından dolayı Anayasayı değiştirecek çoğunluğa sahip oldunuz. Millet o yetkiyi size vermiş miydi; vermedi; ama, Anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde ederken size gelen milletvekillerini bağrınıza basacaksınız; ancak, birçoğu da haklı gerekçelerle sizin aranızdan ayrılıp giden milletvekillerine de bu kürsüden yakışık almayan sözlerle hitap edeceksiniz.
MUHARREM İNCE (Yalova)Demek ki, bir tek CHP konuşabilir, CHP'den başka kimse konuşamaz.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bakınız, bu partiden ilk ayrılıp giden milletvekillerinden birisi benim; ama, zaman benim ne kadar haklı olduğumu çok açık bir şekilde ortaya koymuştur. Ben, o gün birçok gerekçe ileri sürerek Adalet ve Kalkınma Partisinden istifa etmiştim. O gerekçelerim hâlâ aynen devam ediyor.
Bakınız, bugün Denizli'de, Adalet ve Kalkınma Partisi, kurulalıdan beri beş yıl geçmiş olmasına rağmen, hâlâ kongresini yapamamıştır. Yine, o gün benimle ilgili olarak, söylenen sözlerle ilgili olarak buradan Sayın Faruk Çelik de söylemişti, bir belediye başkanıyla ilgili olarak, ben, tavır koymuştum; o belediye başkanının -günlerdir gazete manşetlerinde- nasıl bir icraat içerisinde olduğunu hepiniz çok yakından biliyorsunuz sayın milletvekilleri. O bakımdan, bir milletvekilinin bir partiden ayrılmasının, bir kere -etik tarafını da değerlendireceğim; ama- saygı duyulmaması gereken bir husus olduğunu ifade eden grup başkanvekillerine de katılmak mümkün değil. Eğer inançlarınız, eğer idealleriniz, eğer politik düşünceniz o parti içerisinde kalmayı gerektirmiyorsa, o milletvekilinin o parti içerisinde kalmasını sağlamanın da haklı ve mantıklı bir izahını yapmak da mümkün değildir.
AHMET YENİ (Samsun)Halkımız tasvip etmiyor.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bakınız, Sayın Başbakan, Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde bundan sonra da olabilecek olan ayrılmaların önüne geçmek için, yapılacak ilk genel seçimde, milletvekilleriyle ilgili olarak, onların seçilme garantisini de vermeye kadar götürecek ifadelerde bulunuyor.
AHMET YENİ (Samsun)O sizi ilgilendirmez.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bunu Sayın Başbakan niye söylemek ihtiyacı hissediyor? Niçin bunu söylemek ihtiyacını hissetti Sayın Başbakan?
AHMET YENİ (Samsun)O sizi çok ilgilendirmez!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Elbette, yarın ek protokol Meclise geldiğinde göreceksiniz, Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinden birhayli milletvekili arkadaşımız bu konuda tavır koyacak. Dün, Yaşar Yakış'ın, gerekirse limanların da açılabileceğini söylemesi karşısında, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun içerisinden birçok milletvekilinin, bunun Kıbrıs davasına yapılabilecek en büyük ihanet olduğunu en yüksek ve gür bir sesle söyleyeceğini sizler de göreceksiniz, bizler de göreceğiz.
ZEYİD ASLAN (Tokat)DYP adına konuş.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Değerli milletvekilleri, bugün bir yeni grubumuz da Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmeye başlandı, ben, bu yeni grubu, Anavatan Partisini kutluyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) İnşallah, millete ve memlekete hayırlı hizmetlere vesile olur; ancak, bu öneriyle ilgili olarak, İçtüzüğün 11 inci maddesinin ikinci fıkrasının yoruma açık olduğunu, her iki şekilde de değerlendirilebileceğini de ifade etmek istiyorum. Maalesef, kanun koyucu, bunu bu metin içerisine yerleştirirken muğlak bir ifadeyle yerleştirmiş olmasından dolayı bugün bu tartışma önümüze çıkmış bulunmaktadır. Tabiî, bunu iki şekilde de anlayabilirsiniz; 2 başkanvekilliğinin salt çoğunluğa sahip olan gruba, onun dışındaki 2'sinin de salt çoğunluğa sahip olan grup dışında oy oranına göre grubu olan partilere verilebileceği şeklinde yorumlamak da mümkün. Sayın Sarıbaş, geçmişte, bunun, bu şekilde yorumlanarak, böyle bir uygulamanın Türkiye Büyük Millet Meclisinde uygulandığını, yapıldığını ortaya koydu. Bu, bu şekilde değerlendirilip, grup önerisi bu şekilde Meclis gündemine de getirilebilirdi.
Ancak, burada, Sayın Kapusuz'un ifadeleri de çok yanlış; işte "biz de 1 tane Divan Kâtipliği veriyoruz, 1 Meclis İdare Amirliği veriyoruz" şeklindeki ifadelerin de, maalesef, çok hoş ifadeler olmadığını da ifade etmek istiyorum.
ALİ RIZA BODUR (İzmir)Tam demokratik ifadeler!... Ulufe merkezi...
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Çünkü, burası, kanunların yapıldığı ve uygulanmasının bir şekilde denetlendiği bir yerdir. O nedenle, burada bir partiye, bir gruba kanundan, Anayasadan ve İçtüzükten doğan bir hak veriliyorsa, bunu, bu şekildeki ifadelerle, o grubu rencide edecek şekilde bir tarzda söylenmiş olmasının doğru olmadığını ifade ediyor ve Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 19 Ekim 2005