Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hk.kan.(ss.650)
Tunceli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Temmuz 2004 · 721 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Vahdet Sinan Yerlikaya (CHP), 16 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HK.KAN.(SS.650)); konuşma 721 kelime.
Vahdet Sinan Yerlikaya (CHP, Tunceli). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hk.kan.(ss.650)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahdet-sinan-yerlikaya-22-2004-07-16-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hk-kan-ss (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA VAHDET SİNAN YERLİKAYA (Tunceli)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; çok ciddî bir yasa tasarısının görüşülmekte olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu nedenle, bu saate kadar gösterilen sabırdan ötürü, bütün milletvekili arkadaşlarımı kutluyor, hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bölgenin, hem bir milletvekili olarak hem o dönemde orada onyedi yıl bilfiil avukatlık yapan bir insan olarak, çok acılarla karşılaştığımızı söylemek istiyorum. O acıları burada tekrarlamak, elbette, kimseye yarar getirmeyecektir.
Terörün her türlüsü pistir arkadaşlar. Terör, lanetlenilecek bir olaydır. Bunu, o sıcak dönemlerde de bu kürsüden söyledik; ama, burada konuştuğumuz nokta, terörle mücadeleden dolayı, yani, sapla samanın karıştığı bir ortamda ortaya çıkan zararların telafisi, vatandaşımıza güven telkin etme meselesidir.
Arkadaşlar, terörün, doğrudur, askerle, polisle, korucuyla, şununla bununla önlenmesi konusunda bir mesafe katedilebilir; fakat, şu unutulmasın ki, terörü asıl kurutacak olay, insandır, oradaki halktır. O halkın güvenini kazanmadıktan sonra, terörü kolay kolay oradan uzaklaştırmak mümkün değildir. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum.
O nedenle, bu yasa tasarısının getirilmesi, çok önemli bir olaydır. Bakınız, şimdi saat 03.00; siz, zannediyorsunuz ki, bu görüşmelerimiz, televizyonlarda izlenmiyor; bütün olağanüstü hal bölgesinde, şimdi, sanki sabahmış gibi, bu görüşmeler izleniyor; bunu, bize gelen telefonlar gösteriyor. O nedenle, burada yaptığınız bu hareketin, bu işin çok önemli olduğunu şu saatte bile söyleyerek, sizi kutlamak istiyorum.
Tabiî, mesele, yalnızca bu zararların ödenmesi falan değil. Bölge, çok acılar içerisinde, çok üzüntüler içerisinde çok acı olaylara sahne oldu değerli arkadaşlar. Şu anda bölgemizde altyapı kalmadı; yol yok, su yok, kanal yok, hat yok... En önemlisi de, Türkiye'yi idare eden, hatta hatta, Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı idare eden hayvancılık sektörü çöktü orada. Şimdi, hayvan ithal ediyoruz, eti dışarıdan getiriyoruz. Bunların sebebi, buradaki hayvancılığın çökmesidir. Konuşmamız budur.
Tabiî ki, bu yasa tasarısı çok önemlidir. Bu yasa tasarısının getirilmesinden ötürü, hükümeti de kutluyorum. Bugün bu yasa tasarısını çıkarma şerefine nail olan bu Yüce Meclisi burada kutluyor, saygılarımı ifade ediyorum. Bu, bir rahatlama getirecektir; çünkü, orada birsürü zararlar meydana geldi değerli arkadaşlar. Ancak, söylemek istediğim konu şu; bu zararların, hakikaten, objektif kriterler içerisinde... Yani, yasayı biz çıkardık, belki bir kolayı yaptık; ama, esas, yasayı uygulayacaklara iş düşüyor orada. Yasayı iş olsun diye uygulamaktan çok, yasanın amacına yönelik çalışmalar, uygulamalar yapılırsa, işte, o zaman hepimiz kazanacağız ve hepimiz, orada rahatlayacağız; önemli olan budur. Bu nedenle, orada, bu yasayı uygulayacak ilgililere çok görevler düşüyor; her türlü duygusal düşünceden uzak, her türlü yarasını, beresini bir tarafa kapatarak, objektif kriterler içinde bu yasayı uygulamaları gerekiyor.
Bakınız, birkaç yıldan beri bir Köye Dönüş Yasası uygulanıyor. Bu yasanın uygulandığını söylemek mümkün değil değerli arkadaşlar. Şimdi, ben size soruyorum: Tunceli'de kaç tane köy dönüş yaptı? Yani, 1, 2, 3 ailenin dışında yapılan yardım yok; Bingöl öyle, Muş öyle, diğer yerler de öyle. O nedenle, bu yasanın uygulanması çok önem arz ediyor. Bu köye dönüş meselesi çok önemlidir. Köye dönüşü, biz, eğer, gerçekten, sağlayamazsak, bugün, şehirlerde olan birsürü olayların artmasına sebebiyet vereceğiz; tinercilik de artacaktır, kapkaççılık da artacaktır. Bakınız, birsürü cezaî sorumlulukları ortaya koyan, suç işleyen insanlar, büyük şehirlerde, hep bu terör mağdurlarıdır arkadaşlar; çöplüklerde yemek topladıklarına şahit olmuyor muyuz?
Değerli arkadaşlar, ben, 1991 yılında da milletvekilliği yaptım. O dönemde Bursa'ya gittim. Köy yakılmalarından ve köy boşaltılmalarından dolayı Bursa'ya giden insanların çöplükte yemek topladıklarına şahit olduk, arkadaşlarla bunu tespit ettik. Bunlardan gocunmamak lazım. Doğrusunu yaptık, eğrisini yaptık; şimdi doğrusunu yapıyoruz.
Şimdi, bu yasayı çıkararak bölge halkına bir rahatlama getiriyoruz, tekrar bölgelerine dönmeleri imkânını sağlıyoruz, ülkemize barışı, huzuru, hoşgörüyü getiriyoruz. Bu saatte de olsa, bu sabrınızın, bu zahmetinizin ülke için çok önemli bir emek, önemli bir eser meydana getirdiğini size söylemek istiyorum. O nedenle, hepimize, özellikle, hükümete düşecek görev, bu yasanın uygulanmasını sağlamaktır; yani, iş olsun diye değil, Avrupa Birliği istiyor diye değil, bu yasayı, gerçekten, Türk Halkının, Türkiye'nin, bölge halkının ihtiyacı olduğu için uygulamamız gerekiyor.
Tamam, Ortaklık Katılım Belgesinde istenildi; keşke daha önce yapılsaydı, diğer hükümetler yapsaydı... Şimdi, kimileri diyecektir ki: Avrupa Birliği istiyor diye yapıyorsunuz, iş olsun diye... Ne derlerse desinler, ama, hükümetten bizim temennimiz, bu yasanın uygulanmasında çok dikkatli olmasıdır ve orada bütün duyarlılığını ortaya koymasıdır.
Bu nedenle, beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Acıları karıştırmıyorum; çok acılar geçti, çok acılar çektik, terör tekrar hortlamak üzere; ama, bu yasanın çıkarılarak vatandaşa güven telkin edilmesi nedeniyle, inanıyorum ki, terör orada eskisi gibi yüksek boyutlara gitmeyecektir.
Değerli arkadaşlar, şunun tekrar altını çiziyorum: Terörü orada kurutacak tek mekanizma, oranın halkıdır. Çalışmalarımızı, yatırımlarımızı bu düzeyde yaparsak Türkiye Cumhuriyeti kazanacaktır, hepimiz kazanacağız.
Bu nedenle, hepinize teşekkür ediyorum; sağ olun, var olun. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
48 konuşma daha · 16 Temmuz 2004