İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · SALI

Tavukçuluk ve hormon kullanımıyla ilgili

Vahit Kirişci

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 15. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Kasım 2004 · 756 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Vahit Kirişci (AK Parti), 9 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAVUKÇULUK VE HORMON KULLANIMIYLA İLGİLİ); konuşma 756 kelime.

Vahit Kirişci (AK Parti, Adana). “Tavukçuluk ve hormon kullanımıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahit-kirisci-22-2004-11-09-tavukculuk-ve-hormon-kullanimiyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

VAHİT KİRİŞCİ (Adana)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; son günlerde medyada tartışma konusu olan tavuk etinde hormon ve yanlış antibiyotik kullanımıyla ilgili görüşlerimi açıklamak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; sözlerimin başında, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yüce Meclisimizin değerli üyeleri, ülkeleri, gelişmişlik açısından, değişik ölçülere göre bir tasnife tabi tutmak mümkündür. Bunlardan bir tanesi ve en temel olanı, daha pahalı olması nedeniyle, yılda kişi başına tüketilen hayvansal protein miktarıdır. Ülkemizde yılda kişi başına tüketilen hayvansal protein miktarı içerisinde özellikle kanatlı eti miktarını incelediğimizde, sadece 12 kilogramdır; bunun 468 gramını hindi eti, geri kalanını ise tavuk eti oluşturmaktadır.

Peki, dünyada durum nasıldır; 2000 yılı verileri itibariyle, örnek vermek gerekirse, Amerika Birleşik Devletlerinde 47,6 kilogram, Fransa'da 26,5 kilogram, komşumuz Yunanistan'da 17,5 kilogram iken, aynı yıl Türkiye'de sadece 9,9 kilogramdır.

Görüldüğü gibi, kanatlı eti, diğer beyaz ve kırmızı etlere göre kolay elde edilebilmesi ve daha ekonomik olması nedeniyle, ülkemizdeki hayvansal protein açığının kapatılmasında vazgeçilmez bir seçenektir.

Değerli arkadaşlarım, sebze üretiminde hormon kullanımı konusuyla başlayan tartışmalar, bal, süt ve kaşar peynirinden sonra, tavukçulukta hormon kullanımı konusuyla doruğa ulaşmış ve buna bir de yanlış antibiyotik kullanımı eklenmiştir. Üzülerek ifade etmem gerekirse, tartışma, çoğu zaman olduğu gibi, eksik ve yetersiz bilgiden kaynaklanan, uzmanlarının ve ilgililerinin yer almadığı bir zeminde devam etmiştir. Tarım ve Köyişleri Bakanımız Sayın Sami Güçlü'nün yetkili makam olarak 7 Kasım 2004 Pazar günü yapmış olduğu açıklama, tartışmaya son noktayı koymuştur.

Benim burada sizlere arz etmek istediğim husus, olayın teknik yönüyle alakalı olacaktır; maksadım ise, 2 000 000'u aşan insanımızın geçiminin sağlandığı, 2 500 000 000 dolarlık cirosu, gayri safî millî hâsıla içerisindeki yüzde 1,7'lik payı, 25 000 ton karşılığı olarak 16 500 000 dolarlık ihracat rakamıyla ülkemizde hayvancılığın gözbebeği olan tavukçuluk sektörümüze bir nebze olsun destek verebilmektir.

Yüce Meclisimizin değerli üyeleri, ülkemizde tavukçulukta kullanılan hibrit civcivler kesinlikle genetiği değiştirilmiş hayvanlar değildir. Bunlar, dünyada kabul görmüş ve yıllardan beri uygulanagelen ıslah çalışmalarıyla büyüme hızı artırılmış, ancak, tüm özellikleriyle doğal, dışarıdan bir müdahaleyle gen dizileri değiştirilmemiş özel hayvanlardır. Islah çalışmaları ve yem kalitesindeki iyileşmeler neticesinde, yirmi yıl önce 50-55 gün olan büyüme süreci 35-40 güne, aynı dönemde 1,8 ilâ 2 kilogram olan canlı ağırlık ise 2-2,5 kilograma çıkarılabilmiştir.

Doğrudur; yemde katkı maddeleri ve antibiyotik kökenli büyüme uyarıcıları kullanılmaktadır; ancak, kesinlikle hormon kullanılmamaktadır. Ayrıca, kullanılan yem katkı maddeleri ve büyüme uyarıcılarına ilişkin yönetmelik Avrupa Birliği normlarına uygundur ve asla insan sağlığına zararlı değildir. Günümüzde, büyüme uyarıcı olarak, Avrupa Birliği normlarına uygun sadece iki antibiyotiğin bulunduğu ve bunların da insan sağlığına zararlı olmadığı herkesin malumudur. Diğer antibiyotiklerin kullanımı ise reçeteye bağlı, sınırlı sürelerde kullanıma ancak izin verilmiştir. Ayrıca, bilinmelidir ki, etlik piliç üretiminde kesim öncesi bir hafta süreyle ilaçsız yemin kullanılması zaten yasal bir zorunluluktur. Kaldı ki, ülkemizde, sofradan kümese kadar her aşamada her türlü sağlık ve ürün hijyeni konusunda kayıt tutma ve veteriner hekim istihdamı da zorunlu hale getirilmiştir.

Şu da bilinmelidir ki, ülkemizde etlik piliç üretiminin yaklaşık yüzde 71,2'sini, kendini kanıtlamış ve âdeta birer dünya markası olmuş 10 firmamız oluşturmaktadır. Bu firmalarımız, Avrupa Birliğine tavuk eti ihracatı yapabilecek kalite düzeyine de, şükürler olsun ki, ulaşmışlardır. Ülkemiz tavukçuluğu açısından tüm bu olumlu gelişmeler yaşanırken, ülkemizde üretilen piliç etlerinin tamamının...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

VAHİT KİRİŞCİ (Devamla)...antibiyotiklerle bulaşık ve hormonlu diye takdimi kimin veya kimlerin işine yarayacaktır, henüz anlaşılabilmiş değildir. Kabul edilmelidir ki, her sektörde olduğu gibi, tavuk eti sektöründe de "merdivenaltı" diye tabir edilebilecek firmalar, sözde firmalar olabilir. Sayıları çok sınırlı olan bu tür yerleri öne sürerek, fakir fukara, garip gureba için ucuz protein kaynağı olma özelliğini haiz tavukçuluk sektörümüzün tamamını zan altında bırakmak, haksızlıktır. Diğer taraftan, hormon ve yanlış antibiyotik kullanıldığını iddia edenlerin bunu kanıtlama mecburiyetleri de ortadadır. Doğaldır ki, tüketicilerimiz tüm bu spekülasyonlardan olumsuz yönde etkilenmektedir. Zira, tartışmalar öncesinde 19 000 tonu aşan haftalık piliç eti satışları 13 000 tona düşmüş, satış fiyatlarında da yüzde 15'lik bir gerileme gerçekleşmiştir. Bu noktada, biz tüketicilere de görev düşmektedir. Piliç eti satın alırken ambalajlı ve markalı ürünleri tercih etmek, ambalaj üzerindeki bilgileri kontrol etmek gibi bir duyarlılığımız da her zaman için mevcuttur.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüldüğü gibi, her yönüyle AB direktiflerine uygun olarak hazırlanmış mevzuatla tamamen devletimizin kontrolüne tabi ender sektörlerimizden olan tavukçuluk sektörümüzle ilgili tartışmaların kazananı yoktur; kaybedenleri ise, bu ülkenin tüm vatandaşlarıdır. Bu noktada, bilgiye ve belgeye dayanan bir bilgelikle yapılacak her tartışmanın yararlı sonuçlar doğuracağını vurgulamak istiyorum.

Sözlerime son verirken, bu akşam idrak edeceğimiz Kadir Gecenizi tebrik ediyorum. Yarın 10 Kasım; bu vesileyle, cumhuriyetimizi kurarak bizlere emanet eden, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm büyüklerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Yine, yaklaşan ramazan bayramınızı tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 9 Kasım 2004

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook