İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · SALI

Bayındırlık ve iskan bakanı yaşar topçu hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/9)-(s.s.672)

Mehmet Boztaş

Aydın Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 15. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Kasım 2004 · 940 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Boztaş (CHP), 9 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI YAŞAR TOPÇU HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/9)-(S.S.672)); konuşma 940 kelime.

Mehmet Boztaş (CHP, Aydın). “Bayındırlık ve iskan bakanı yaşar topçu hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/9)-(s.s.672)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-boztas-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-yasar-topcu-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET BOZTAŞ (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; gecenin ilerleyen saatinde söz hakkı bize geldi. Biliyorum, sabrınızı zorlamadan birkaç cümleyle olayları değerlendirmeye çalışacağım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Karadeniz sahil yolu işlerinin ihalesinde müteahhit firmaların önceden anlaştıklarının bilinmesine rağmen, fiyatları ayarlayarak ve rekabete meydan vermeyerek devleti büyük ölçüde zarara uğrattığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 205 inci maddesine uyduğu iddiasıyla Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Yaşar Topçu hakkında Anayasanın 100 üncü ve Meclis İçtüzüğünün 107 nci maddeleri gereğince kurulan (9/9) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu çalışmalarında komisyon üyesi sıfatıyla bulundum.

Değerli milletvekilleri, komisyon çalışmaları sırasında önyargıdan uzak, yasaların komisyon üyelerine tanıdığı yetkileri tam bir tarafsızlık içinde sürdürerek çalışmalarımızı tamamladık. Bizler yargıç değiliz, kimseyi mahkûm etmeyeceğiz; ancak, bir dönem, hem Parlamento hem de toplumun gündeminde önemli bir yer tutmuş olan Karadeniz otoyol ihalesinin üzerindeki sis perdesini kısmen birlikte aralayalım istiyoruz.

Değerli arkadaşlar, bizler o tarihte de söylemiştik; Karadeniz otoyol ihalesinde yapılan işler yanlıştır, yasaya uygun değildir; bu, yıllar sonra da olsa, yanlış yapılan hareketler doğru makamlardan geri dönecektir demiştik. O tarihte siyasî kadrolar, Sayın Bakan ve bağlı olduğu siyasî partinin temsilcileri, bizleri, Karadenizde otoyolun yapılmasını istememekle suçlamışlardı.

Değerli arkadaşlar, bizim, Türkiye'ye hizmet yapan her arkadaşımıza saygımız sonsuzdur; ama, bu hizmet anlayışını gerekçe göstererek usulsüz işlemlerle, bal tutan parmağını yalar mantığıyla halkın sömürülmesine, devletin sömürülmesine seyirci kalmamız mümkün değildir. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak, hukuk devletinin üstünlüğünü, parlamenter sistemin saygınlığını koruma konusunda bugüne kadar ciddî bir mücadele götürdük.

Değerli milletvekilleri, az önce Koray Aydın'la ilgili soruşturma komisyonu raporu görüşülürken AKP sıralarından bazı arkadaşlarımız, bize sözle saldırıda bulunmuşlardı ve "bir taraftan soruşturma komisyonu önergesi veriyorsunuz, öbür taraftan da bizim Koray Aydın'a ilişkin mücadelemize tepki gösteriyorsunuz" demişlerdi.

Değerli arkadaşlar, tabiî ki, biz, hakkı kişinin kendisine de teslim etmekten yanayız. Evet, soruşturma komisyonu oluşturulması konusu, burada, Sayın Haluk Koç ve 55 milletvekili arkadaşımızın imzasıyla istenmiştir. Bir hukuksuzluk söz konusu olmuştur; Meclis soruşturması komisyonu kurulması gerekmiştir. Bunu önerdik, destekledik; fakat, Yüce Divana gönderilmekle karşı karşıya kalan bir kişinin savunma hakkını da saygıyla karşılamamız gerekirdi. Bu, sadece bizim aslî görevimiz değil; parlamenter sistemin saygınlığını korumak adına da yapılması gereken bir işti. Burada, savunma ihtiyacı içerisindeki arkadaşımızın savunma hakkına olan saygımız nedeniyle o tepkiyi gösterdik. Sonuna kadar konuşma hakkının kendisine verilmesi gerekiyordu.

Değerli arkadaşlarım, bizlerin her halükârda topluma karşı sorumluluklarımız var, milletvekili sıfatıyla sorumluluklarımız var; ama, bunun çok daha ötesinde, geçmiş dönemde erozyona uğradığına inandığımız Parlamentonun saygınlığına yeniden ihtiyaç var; bunu hep birlikte inşa etmemiz lazım.

Bir taraftan bizler bir dönemi yargıladık; Sayın eski Başbakan, cumhuriyet tarihinde ilk kez, bu Parlamento tarafından Yüce Divana sevk edildi. Yine, bir dönemin bakanları Yüce Divana sevk ediliyor. Toplumda inandırıcılığımızı gösterebilmek adına -yolsuzlukla mücadele konusunda bireyleri tek tek göndererek değil- ciddî anlamda yolsuzlukla mücadeleyi masaya yatırmamız lazım. Bir taraftan Parlamentonun gündeminde 150'ye yakın dosya bekletilirken, öbür taraftan birer birer geçmiş dönemin bakanlarını Yüce Divana sevk ederek, biz, Parlamentonun saygınlığını halk nezdinde korumuş olamayız. Onun içindir ki, bu bireylerin sorunu olmaktan ziyade, bir anlayışın yargılanması gerekiyor. Bir anlayışı, hep birlikte Parlamentodaki üyeler olarak, sorgulamamız gerekiyor. Sadece kısacık bir dönemde bakanlık yapan, hükümet görevini üstlenmiş olan arkadaşlarımızın yaptığı işlemler değildir; son otuz yılda "benim memurum geçinmenin yolunu bulur" diyen bir mantık "bal tutan parmağını yalar" diyen bir mantık, hayalî ihracatlarla köşe dönen bir anlayış sürgit devam etmiştir ve bunu da birçok yerde iş bilir olmakla savunmuşuzdur.

Değerli arkadaşlar "savunmuşuzdur" diyorum, geçmiş dönemdeki parlamenter sistemi kastederek söylüyorum. Bunların her dönem karşısına çıkmış bir Cumhuriyet Halk Partisi Grubu var. Yine, bugün, bu sorunları aşmak için, sorunları toptan çözmek için, yolsuzlukla mücadeleyi, Parlamentonun, birinci gündem maddesine alması gerekir.

Değerli arkadaşlar, köklü mücadelenin yolunun da, her şeyden önce, milletvekili dokunulmazlığının sınırlandırılmasından geçtiğini, belli bir düzeye getirmemiz gerektiğini vurgulamamız gerekiyor. Evet, parlamenter sistemin saygınlığını koruyalım istiyoruz; ama, bugün, hâlâ belirli görevlerde bulunan siyasî kadrolar, temsil görevini üstlerinde bulundurdukları süre içerisinde bile -affınıza sığınarak, sizi tahrik etmek anlamında değil; ama, sizlerle duyguları paylaşmak adına bunları söylüyorum- bir bakan, bir başbakan, yurt dışına gidip, Fransa'da, kalkıp "uçakları sizden alalım; ama, biz de bir uçak isteriz" diyorsa, bu, parlamenter sistemimize indirilen büyük darbelerden bir tanesidir. "Bir uçak da bize verin" deniliyorsa, bu, çok şık düşmüyor.

Değerli arkadaşlarım, yine, bir fabrikaya, bir otomobil fabrikasına gidildiği zaman, kalkar "bize verdiğiniz bu oyuncak araba bizi tatmin etmiyor, biz bunun aslını istiyoruz" dersek, burada yolsuzlukla ciddî anlamda mücadele ettiğimiz konusunda toplumda tereddütler yaratırız. Onun içindir ki, bir anlayışı, bir davranışı siyaset kurumuna egemen kılmamız lazım, bunu hep birlikte yapmamız lazım. Bir taraftan geçmişte yapılan yolsuzlukların üstüne giderken, bugün, bizimle ilgili tereddütler yaratacak davranışlar içerisinde bulunmamamız gerekir. Özellikle bunu hep birlikte yapmamız lazım, sadece Cumhuriyet Halk Partisi kadrosu değil, AKP'nin içerisindeki arkadaşlarımızla beraber bunu yapmamız lazım.

Yine, AKP'deki çok değerli milletvekili arkadaşlarımızla gerek Çevre Komisyonunda gerek soruşturma komisyonunda çok ciddî çalışmalar götürdük. Biliyoruz ki, o arkadaşlarımızla birlikte paylaşamadığımız hiçbir nokta yok; birçok konuda, insanî değerlerimizde, siyasî değerlerimizde, cumhuriyetin saygınlığını koruma konusunda, parlamenter sistemin saygınlığını koruma konusunda aynı şeyleri paylaşıyoruz; ama, gelin, bunu yasal düzeye de taşıyalım, hep birlikte el ele verelim.

Değerli arkadaşlarım, gecenin bu ilerleyen saatinde daha uzun konuşarak zamanınızı almak istemiyorum; fakat, bir taraftan geçmişi yargılarken, bugün, yargı önüne çıkmaktan kaçmamalıyız, böyle bir görüntü vermemeliyiz.

Değerli arkadaşlarım, bizim, komisyonda yaptığımız çalışmaların neticesinde Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Sayın Yaşar Topçu'nun usulsüz işlemler yaptığı konusunda -komisyonumuzun yaptığı araştırmalar neticesinde- böyle bir görüntü ortaya çıkmıştır. Delillerin takdiri Yüce Divan sıfatıyla yargılamayı yapacak olan Anayasa Mahkemesine ait olmak kaydıyla, dosyanın Yüce Divana sevkine komisyon olarak karar verdik. Umarım bu arkadaşımız, bizim değerlendirmelerimizin dışında, suçu işlemediği konusunda yargı bir karar verirse, aklanırsa, biz, bundan en küçük bir rahatsızlık duymayız; çünkü, biz, hiç kimseyi yargılanmadan mahkûm etmekten yana değiliz; ama, yargılanmaktan da hiçbirimizin kaçmaması gerekir, kurtulmaması gerekir.

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinize saygılar sunuyorum, sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 9 Kasım 2004

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook