Emniyet teşkilatı kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tas. (ss . 831)
Genel Kurul, 75. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Mart 2005 · 634 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Veli Kaya (AK Parti), 24 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMNİYET TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TAS. (SS . 831)); konuşma 634 kelime.
Veli Kaya (AK Parti, Kilis). “Emniyet teşkilatı kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tas. (ss . 831)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/veli-kaya-22-2005-03-24-emniyet-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tas-ss-831 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
VELİ KAYA (Kilis)Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; Emniyet Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, benden önceki konuşmacılar, kıymetli Emniyet Teşkilatının memleketimize hizmetlerini birer birer saydılar, Sayın Bakanımız da polisin öneminden bahsetti. Naçizane, bu teşkilatın kısa bir süre de olsa ekmeğini yiyen, havasını teneffüs eden bir milletvekili olarak, teşkilatı biraz tanıdığımı; dolayısıyla da, bu teşkilatın sorunları hakkında söz söyleme hakkına sahip olduğumu söylemek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, ülkede en ufak bir asayişe müessir olay olduğunda, günah keçisi olarak polis teşkilatının hemen suçlandığını görürüz. O polislerin hangi şartlar altında çalıştığını kimse düşünmez. Gece evlerinizde huzur içerisinde yatarken, kapınızın önünde, sabahlara kadar, - 10 derecelerde, uykusuz bir şekilde, sizin güvenliğinizi sağlamak için, kendi canını ortaya koyarak görev yapan bu arkadaşların, nasıl, hangi şartlar, hangi psikoloji altında görev yaptığını hiç düşünmeyiz.
Şimdi, deniliyor ki, Avrupa'da her 250 kişiye 1 polis düşüyor, bizde de düşsün. Doğru; ama, öncelikli olarak, biz, Emniyet Teşkilatı mensuplarının özlük haklarında, yaşam seviyelerinde onların standartlarını yükseltmeden de bu sayıyı çıkarmanın bir anlamı yok diye düşünüyorum.
Gerçi, polisimiz vatanperver, polisimiz ülkesever. İşte, iki gün önce Mersin'de yaşanan bayrak yırtma olayında polisin canını ortaya koyarak fedakârca Türk Bayrağını o ayaklar altına alan zavallıların elinden kurtarmaya çalıştığını hep beraber müşahede ettik. İşte, bu arkadaşımız -ona çok az da para verseniz -ben biliyorum ki, benim polisim memleketini canı pahasına savunur, insanına canını vermeye hazırdır; ama, biz de, onun ve geçindirmekte olduğu ailesinin hangi şartlarda yaşadığını görmek ve bilmek zorundayız.
Polis, 12 saat görev yapar. 12 saatin sonrasında metropol kentlerde evine gitmek bir problemdir polis için. Yollarda görürsünüz. Eğer arabayı durdurur, alır, biraz götürürseniz, onu bir an önce istirahatine kavuşturmak durumunda kalırsınız. İşten çıktıktan sonra iki saatini yolda verir, işe gelirken iki saatini yolda verir.
Emniyet Teşkilatı mensupları emekli olduklarında diğer kamu görevlilerinden daha az para alırlar. Daha fazla çalışmalarına rağmen, daha fazla fedakârlıkta bulunmalarına rağmen, değerli arkadaşlarım, diğer, kamuda çalışan bir memur, 657'ye tabi bir memur emekli olduğunda maaşının yüzde 75'ini alırken, emniyet mensubu bir arkadaşım sadece yüzde 48'ini alır.
OSMAN ÖZCAN (Antalya)Onu da çıkaralım madem!
VELİ KAYA (Devamla)Emniyet Teşkilatından emekli olan bir emniyet müdürü, geçinemediği için herhangi bir şirketin ya güvenlik memurluğunu yapıyor ya da orada ikinci bir görev yapıyor.
Bu kadar şerefli bir görevi üzerinde taşıyan bir emniyet mensubunun, emekli olduktan sonra, insanca yaşama hakkına sahip olduğunu düşünüyorum. Hükümetimizin, inanıyorum ki, bu iktidarı döneminde, mahalle bekçisinden tutunuz, polisinden emniyet müdürüne kadar olan tüm meslek mensuplarının yaşam kalitesini artırabilecek, insanca yaşayabilecekleri bir maaşı ödeyebileceğinden ümitliyim şahsen.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANToparlayın lütfen Veli Bey.
VELİ KAYA (Devamla)Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; polisin sorunlarını bu 5 dakikaya sığdırmak tabiî ki mümkün değil; ama, daha fazla vaktinizi almadan, şunu söylemek istiyorum: 10 000 polis, memleketimizin birçok ihtiyacını karşılayacaktır. Ülkemiz her geçen gün büyümekte. Bakınız, bazı metropol ilçelerde jandarma görev yapmaktadır. Bence, herkesin görev alanı belli olmalı. Metropollerin her noktasına polisi hâkim kılmalıyız.
Şimdi, asayişe müessir olan olaylarda polisin başarısını görmemek elde değildir. Dünyadaki polis standardına baktığınız zaman, o imkânsızlıklar içerisinde, suçluyu yakalama oranında dünya standartlarına yakın bir çizgide olduğunu görürsünüz polisin. Polis kriminal laboratuvarı, artık, dünyadaki kriminal laboratuvarlarıyla yarışır durumdadır. Polisimizin biraz daha teknolojiye kavuşması halinde, başarısının iki kat daha artacağını biliyoruz.
Polis, kendi içerisinde sorunlar yaşıyor şeklinde buraya yansıtıldı. Benim bildiğim, Emniyet Teşkilatı, içerisinde hiçbir sorunu yaşamaz, yaşatmaz; bence, ufak meselelerdir. Bunları, hükümet olarak, Sayın Bakanımızın çözeceğine eminim; çünkü, polislik mesleği, meslekî taassubiyeti götüremeyecek kadar ince, nazik bir konudur. Onun için, bu arkadaşlarımızın birbirleriyle sürtüşmesi söz konusu değildir. Bence polise haksızlık etmeyelim.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; daha fazla vaktinizi almak istemiyorum. Ancak, alınacak bu 10 000 polisimizin Türkiye'deki işsiz üniversite mezunlarımız için bir umut ışığı olduğunu söylüyor, bunların ailelerinin, hepsinin gözünün, bugün, burada olduğunu söylemek istiyorum.
Bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum; hayırlı, uğurlu olsun diyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 24 Mart 2005
