Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 74. Birleşim · 1. yasama yılı · 1 Mayıs 2003 · 747 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Vezir Akdemir (CHP), 1 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)); konuşma 747 kelime.
Vezir Akdemir (CHP, İzmir). “Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vezir-akdemir-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
VEZİR AKDEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili, şahsım adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Uygulamaları sürdürülen 6831 sayılı Orman Kanunu, ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun tarımla uğraşmaları nedeniyle büyük önem arz etmektedir.
1937-1945 yılları arasında ormanlar devletleştirilmesine rağmen, kadastroların tamamlanmamış olması nedeniyle, orman teşkilatları ile orman köylüsü arasında ihtilaflar büyümüştür.
Orman köylüsünün geçim kaynağı olan ürünlerin yetiştiği her çeşit meyvelikler ve özellikle zeytin alanları, köylünün elinden alınmaya çalışılmıştır. Köylünün tapulu arazileri olmasına rağmen, orman sınırları içerisine alınan araziler, köy meraları, köylünün elinden alınarak, köylümüz mağdur edilmiştir.
Yapılması gereken, orman kadastrolarının tamamlanarak, son beş yıl öncesine kadar orman vasfını kaybederek orman alanı dışına çıkarılan ve orman köyleri sınırları içerisinde kalan yerlerin, zilyetlik durumuna göre, tarımsal amaçlı kullanılmak kaydıyla, bedelsiz olarak orman köylüsüne verilmesidir.
AK Parti iktidarı, orman köylüsü için yaşamsal değer taşıyan bu değişikliğe ret oyu vererek, orman köylüsünü değil, rantçıları, yağmacıları korumuştur. Böylece, orman köylüsünün toprağına göz diktiğini göstermiştir. Burada, ticarî zihniyet önplana çıkmıştır. Köylünün, ya parasını ya da toprağını almayı hedef bilmiştir.
Mevcut iktidar, Anayasamızın 139 uncu maddesini değiştirerek, bugüne kadar Or - Koop aracılığıyla ormanları işletme hakkına sahip olan orman köylüsünün haklarını kısıtlayarak, parası olan şahıslara, toprağı ele geçirme olanağı sağlamaktadır. Yapılan değişiklik, orman köylüsüne bir şey vermediği gibi, elindekileri de alarak, sefalete sürüklenmesine yol açacaktır.
AK Parti iktidarı, bununla da yetinmeyip, Orman Bakanlığı ile Çevre Bakanlığını birleştirerek, durumu, büsbütün çıkmaz hale getirecektir. Bu iki bakanlıkta çalışan personelin durumu belirginleşmemiş, personel şaşkın halde bırakılmıştır. Ülkemizde büyük çevre sorunları yaşanırken, bu iki bakanlığın birleştirilmesiyle, sorunlar büsbütün artacaktır.
Sanayi kentlerinde yapılan fabrikalardan çıkan atıklar ve bunlardan yayılan kimyasal maddeler doğayı tahrip ettiği gibi, büyük sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Yapılması gereken, Çevre Bakanlığında çalışan uzman personelin çalışmalarına destek vererek, kimyasal maddelerden dolayı meydana gelen çevre katliamını önlemektir.
Bu iki bakanlığın birleşmesiyle, orman köylüsünün mağduriyeti daha da artacaktır. Bu noktada yapılması gereken, orman köyleri sınırları içerisinde kalan yerlerin, zilyetlik durumlarına göre, bedelsiz olarak orman köylüsüne verilmesi olacaktır.
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan (2/B) parsellerin, hak sahiplerine bedelsiz olarak verilmesi ve 6831 sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı Kanunla değişik 2/B; 2896 sayılı Kanunla değişik 2924 sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri kapsamına giren ve köylünün daha önce kullandığı bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik ve fındıklık gibi tarım arazileri ile köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarının -acilen kadastro çalışmaları bitirilerek- bedelsiz olarak, öteden beri bu alanları kullanan köylülere verilmesi, bu iktidarın öncelikli görevi olmalıdır.
Köylümüz, ekonomik olarak perişan durumda iken, AKP, gündemi saptırıp, çıkar çevrelerinin amaçları doğrultusunda düzenlemeler yaparak, zamanı boşa geçirmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi, işçimizi, memurumuzu, esnafımızı, köylümüzü zor duruma düşürecek çalışmalara, geçmişte olduğu gibi, bugün ve gelecekte de izin vermeyecektir.
AK Parti, Acil Eylem Planı kapsamında, 205 faaliyet konusu bulunduğunu beyan etmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun; sözlerinizi tamamlar mısınız.
VEZİR AKDEMİR (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bu faaliyetleri, şu 4 ana başlık altında toplamıştır:
1- Kamu Yönetimi Reformu
2- Ekonomik Dönüşüm Programı
3- Demokratikleşme ve Hukuk Reformu
4- Sosyal Politikalar
Şimdi, sizlere şunu sormak istiyorum: Bankaları hortumlayıp tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını yiyenler, servetlerine servet katmadılar mı?
Mahkemelere düşmüş vatandaşlarımızın davaları iş yoğunluğundan dolayı sürüncemede bırakılıp vatandaşımız mağdur edilmiyor mu?
Yerel yönetimlerde, belediye başkanları, bırakın hizmet yapmayı, personeline maaş verecek para bulamıyor.
Demokratikleşme demenize rağmen, iktidara geldiğiniz günden beri en katı, en despot ve en hukuk tanımaz uygulamaları yaptınız. Duble yol dediniz, duble vergi topladınız; sosyal adalet dediniz, tam tersi, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaptınız. İşsizliğin çığ gibi arttığı bir ortam yarattınız.
Üniversiteden mezun olmuş milyonlarca gencimize iş alanları mı yarattınız; yoksa, üniversiteye yeni başlayacak öğrencilere yeni imkânlar mı tanıdınız? Fırsat eşitliği bu mu?!
Hastaneye gidip tedavi gören vatandaşlarımızın ekonomik zorluklar nedeniyle rehin kalmalarını mı önlediniz?
MUSA UZUNKAYA (Samsun)Nerede var, nerede var?!
VEZİR AKDEMİR (Devamla)Bugün, bir saat önce bana telefon geldi; İzmir Yeşilyurt Hastanesinde, 2 400 000 000 lirayı ödeyemeyen bir vatandaşımız; işte örnek. Açın, görüşün; başhekimle ben görüştüm bizzat; siz de görüşün, acaba neden...
Ekonomik sıkıntılardan dolayı bölgeden bölgeye veya köyden kente göçü mü önlediniz?
Köylünün binbir güçlükle ürettiği ürünü mü değerlendirdiniz?
Kapanan 300 000 işyeri yerine yenilerini mi açtırdınız; yoksa, memurlarımıza yeni maaş olanakları, yeni iyileştirme mi yaptınız?!
Değerli milletvekilleri, bahsettiğiniz sorunları, elbette ki, hepimiz biliyoruz; ancak, madem, halk AKP'ye bu gücü verdi, siz de bu gücü etkili bir şekilde kullanarak, acil olarak çözülmesi gereken sorunları çözün ve vatandaşın yüzünü güldürün. Asla unutulmamalıdır ki, bütün bunlar, milletin vekili olan bizlerin temel görevidir değerli arkadaşlar.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 1 Mayıs 2003