Türk patent enstitüsü kuruluş ve görevleri hakkında kanun( ss.272)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 15. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Kasım 2003 · 667 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Vezir Akdemir (CHP), 6 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN( SS.272)); konuşma 667 kelime.
Vezir Akdemir (CHP, İzmir). “Türk patent enstitüsü kuruluş ve görevleri hakkında kanun( ss.272)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vezir-akdemir-22-2003-11-06-turk-patent-enstitusu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ss-272 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA VEZİR AKDEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 7 nci maddesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Türk Patent Enstitüsü, Türkiye'nin teknolojik ilerlemesine katkıda bulunmak, ülke içinde serbest rekabet ortamını oluşturmak ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere, çeşitli kanunlarla düzenlenmiş olan patent ve markalar ile diğer kanunlarla düzenlenen sınaî mülkiyet haklarına ilişkin yurt içinde ve dışında var olan bilgi ve dokümantasyonun kamunun istifadesine sunabilmesi amacıyla kurulmuş olup, tüzelkişiliğe sahiptir.
Kanun tasarısının 7 nci maddesinde, Danışma Kurulunu oluşturan üyelerin görevleri ve statüleri önemli olduğu kadar, bu üyelerin, teknik anlamda, dünyadaki gelişmeleri takip ederek, bu amaçla, ilgili bakanlığa ışık tutması ve yönlendirmesi kaçınılmazdır.
Tasarıda belirtildiği gibi, Türk Patent Enstitüsünün çalışmaları ekonomik, kültürel ve hukukî açıdan geniş kapsamlı bir alanı kapsadığından, Adalet, Millî Savunma, Dışişleri, Maliye, Millî Eğitim, Sağlık, Tarım ve Köyişleri, Ulaştırma, Çevre ve Orman, Sanayi ve Ticaret, Kültür ve Turizm Bakanlıklarından 1'er üye, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığından 1'er üye, üniversitelerden Yüksek Öğretim Kurulunca belirlenecek 5 üye, en fazla üyeye sahip işçi ve işveren sendikaları konfederasyonlarından 1'er üye, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden 1 üye, diğer kamu kurumlarından da kurulda üye bulundurulması ilgili tasarıda belirtilmiştir. Bu nedenle, enstitünün ne kadar önemli olduğu, ilgili maddede belirtilmiştir.
Türk Patent Enstitüsünün çağdaş anlamda modern sanayi strateji ve politikaları içerisinde verimliliğin ve ekonomik gelişmenin ana faktörlerinden biri olan teknik yenilikler ve buluşların sanayie uygulanıp ekonomiye aktarılması ayrı bir önem taşımaktadır. Patent sistemi sayesinde, korunmasına ve teşvik edilmesine başlanan buluş ve özgün tasarımların, ülkelerin ekonomik ve teknolojik gelişmelerine pozitif katkıları olmaktadır.
Günümüzde farklı adlarıyla patent enstitüleri, marka, patent ofisleri ve sınaî mülkiyet kurumları, ülkelerin ekonomik gelişmelerinde, kalkınmasında, sanayi ve ticaret sektörlerinin geniş bir alana yayılan haklarının tesisi ve korunmasında, ekonomide rekabet ortamının sağlanmasında ve teknoloji üretimi ve transferinde bir nevi lokomotif rolü üstlenmiş kurumlardır. Bu kurumlar, aynı zamanda, Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Fikrî Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) gibi dünya ticareti ve sınaî ve fikrî mülkiyet haklarını düzenleyen politika üreten ve yönlendiren büyük uluslararası sekreteryalar ile üye ülkeler arasında da bir köprü vazifesi görmektedir.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı özel bütçeli bir kamu kurumu olan Türk Patent Enstitüsü ise, Avrupa Birliğine ekonomik ve ticarî uyumun bir gereği olarak 1994 yılında kurulmuş olup, ülkemizde sınaî mülkiyet haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde korunmasından sorumlu tek kuruluş olarak önemli ve özel nitelikli birçok görevi birden yerine getirmektedir.
Danışma Kurulunun, dünyadaki gelişmeleri görerek, Bakanlığın çalışmalarına teknik, ekonomik ve kültürel anlamda katkı koyarak, Bakanlığı yönlendirmesi lazım.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Türk Patent Enstitüsüne kuruluşunda 209 kadro tahsis edilmişse de, bu sayı günümüze kadar geçen dokuz yıllık süre zarfında değişmeksizin kalmış; söz konusu kadronun kullanımı ise, kurumlararası nakiller ve bürokratik engellerden dolayı, 200 civarında kalmıştır.
Kadrosu sınırlı olan bu kurum, yılda 3 500'den fazla tescil, başvuru dosyası, 250 000'e ulaşan gelen-giden evrak, sürekli ve ivedi binlerce mahkeme, icra müdürlüklerinin talepleri ve ayrıca, ülkemiz adına taraf olunan ve sorumluluk alınan 11 adet önemli uluslararası anlaşma ve dış projelerle ilgili işlemleri gerektiği gibi yürütmeye çalışmıştır.
Türk Patent Enstitüsünün mevcut kadrosu ve bu kadro içerisindeki karar verici personel sayısı değerlendirildiğinde, ana iş yükü ve gelir kaynağını teşkil eden ve 2002 yılı itibariyle, yerli ve yabancı 300 000'e yakın tescil başvurusunun gerçekleştiği Markalar Dairesi Başkanlığında görev yapmakta olan uzman personel sayısının ise 13'le sınırlı olduğu görülmektedir. Personel sayısının yetersiz olması nedeniyle, kurumun, günün şartlarında yeterli hizmeti veremediği görülmektedir.
Bugüne kadar uygulanan politikalar ve siyasî kayırımcılıkla, kurumda, nitelikli ve konunun uzmanı personel istihdam edilememiştir. Uluslararası boyutta çalışma yapması gereken bu kurumda, özerk ve uzman elemanların görev yapması bir zorunluluktur. Mevcut iktidarın, konunun önemini göz önünde bulundurarak, nitelikli eleman istihdam etmesi lazımdır.
İlgili tasarının 7 nci maddesinde, Danışma Kurulunun görevleri de önem taşımaktadır. Bu kurulun, bir otokontrol sistemi şeklinde görev yapıp, kurumu, günün şartlarına göre görev yapması için yönlendirmesi lazımdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Grubumuz adına, olumlu oy vereceğimizi belirtmek istiyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisin değerli üyelerinin konuya duyarlılık gösterecekleri inancıyla, saygılarımı sunarım. (CHP sıralarındın alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 6 Kasım 2003