Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu tasarısı (s.sayı:302)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Aralık 2003 · 505 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yakup Kepenek (CHP), 10 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU TASARISI (S.SAYI:302)); konuşma 505 kelime.
Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu tasarısı (s.sayı:302)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2003-12-10-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-tasarisi-s-sayi-302 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA YAKUP KEPENEK (Ankara)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının örtülü ödenekle ilgili 24 üncü maddesi üzerinde CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.
Değerli arkadaşlar, sözlerime başlamadan, biraz önce Bakan Sayın Mehmet Ali Şahin'in gündeme getirdiği bir konuda size bilgi vermek istiyorum. Hatırlarsanız, ekim ayının başında, burada, dokunulmazlıklarla ilgili bir araştırma komisyonu kuruldu. Bu komisyon, üzülerek belirteyim ki, bugünkü 7 nci toplantısında, İktidar Partisi milletvekillerinin ve Komisyon Başkanımız Sayın Hüsrev Kutlu'nun görüşleri doğrultusunda görevini tamamlamış oldu ve Partinizin dokunulmazlıklara dokunmayacağı, Anayasanın var olan dokunulmazlık düzenlemelerinin şimdilik geçerli olduğu biçiminde sonuca bağlandı. Biz, bu konuyu, bundan sonra, çok daha ciddî şekilde, kamuoyunun gündeminde tutacağız; önce, bunu bilgilerinize sunarım.
İkincisi, Sayın Bakanın sözünü ettiği dokunulmazlıkların kaldırılması isteğiyle, yani, Partinizin, sanki bu konuyu ele alarak, Anayasanın 83 üncü ve 100 üncü maddelerini değiştirme talebi ve Sayın Bakanın bu isteği ile komisyonun tutumu arasında çok büyük bir çelişki var. CHP'nin, dokunulmazlıklar konusundaki ısrarı devam edecektir; bunu da bilginize sunmak istiyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlar, söz konusu olan madde örtülü ödenekle ilgili. Örtülü ödenek, bütçenin, en çok tartışılan, geçmişte siyasî malzeme olarak da kullanılan ve boş bırakılan, yani, denetim konusu olmayan, açık olmayan bir maddesi, bir kalemi. Örtülü ödenek, adı üstünde örtülü; ama, gerçekte, örtülemeyecek kadar büyük; önce bir buna bakalım. Maddeye göre, genel bütçe ödeneklerinin binde 5'ini geçmemesi öngörülen örtülü ödenek, gelecek yıl, yani, 2004 bütçesine göre, 748 trilyon dolayında olabilecek. Bu ne demektir; değerli arkadaşlar, bu, şu demektir: Şu anda, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı gibi 8 bakanlığa ayırdığımız kaynaktan, ödenekten çok daha fazla bir ödeneği, bu maddeyle, örtülü biçimde kullanma olanağı tanıyoruz.
Şimdi, bu nedenle bizim bu konuda iki temel önerimiz var. Bunlardan birincisi şudur: Başbakan ve ilgili kamu daireleri örtülü ödeneği en son kuruşuna kadar, yani, burada belirtilen sınıra kadar kullanmak zorunda değillerdir ve kullanmamalıdırlar. Bu noktada çok duyarlı olmak durumundadırlar; çünkü, gerçekten burada söz konusu olan, büyük miktarlardır, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının bütçesinin 3 katından daha fazladır. Bu ödenek, o nedenle çok ihtiyatlı, çok sınırlı bir biçimde kullanılmalıdır.
İkinci önerimiz şudur: Bunu, Plan ve Bütçe Komisyonunda da Sayın Kılıçdaroğlu önerdi; ama olmadı bir türlü. Bununla ilgili, örtülü ödeneklerle ilgili kullanımlar, belli bir süre sonra -25 yıl, 30 yıl, 50 yıl, her ne ise- mutlaka kamuoyuna açıklanmalıdır; yani, gizlilik sürekli olmamalıdır. Saydamlıktan, açıklıktan söz ediyoruz, bilgi hakkından söz ediyoruz ve bu yasayla çok değişik bir yaklaşım sergilediğimizi öne sürüyoruz; doğrudur. Bu yasada başka bir şey daha söylüyoruz : Bu yasa uluslararası ölçülere göre hazırlanmıştır diyoruz gururla; haa öyle ise, yine uluslararası ölçülere göre, örtülü ödenek, belli bir süre sonra mutlaka kamuoyuna açıklanmalıdır; bu yapılmadığı takdirde, örtülü ödenekle ilgili tartışmalar, bunun kullanımıyla ilgili spekülasyonlar, bunun kullanımıyla ilgili kişiselleştirmeler, yorumlar ve kötülemeler, kötüye kullanımlar birbirini izleyecektir diye kaygı duyuyoruz.
Ben, bu görüşlerle, bu maddenin iki noktada ele alınmasını; birincisi, örtülü ödeneğin son noktasına kadar kullanılmamasını; ikincisi de, belli bir süre sonra kullanımının içeriğinin açıklanmasını öneriyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 10 Aralık 2003