İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 44. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)

Yaşar Ağyüz

Gaziantep Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 44. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Ocak 2009 · 994 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yaşar Ağyüz (CHP), 14 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)); konuşma 994 kelime.

Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep). “Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2009-01-14-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz yasa tasarısı üzerinde, 4’üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına hepinize saygılar sunarım.

Değerli arkadaşlarım tapu-kadastro ülkemiz için çok önemli. Bununla iştigal eden, bunu takip eden kurumlarımız da bu işi özenle yapmak zorunda. Daha önce de belirtmiştim, tapu-kadastro ile bizim Orman Kanunu arasındaki bazı uyumsuzlukları ve yetki uyuşmazlıklarını ortadan kaldırmak için düzenlenen bu yasada bazı maddeler bu amaca hizmet ediyor. Dolayısıyla bu “Amme müesseselerine ait

(x) 218 S. Sayılı Basmayazı 08/01/2009 tarihli 42’nci Birleşim Tutanağı’na eklidir.

ormanların kadastrosu da bu Kanunun 7 nci maddesi hükümlerine göre yapılır.” hükmü de orman kadastrosunun ülkemizde çabuklaştırılmasını amaçlamaktadır. Elbette ki, yıllardır sürüncemede kalan bu sorunu çözmek ve çabuklaştırmak, acil olarak ülkemizin gündeminde bulunan bir sorunu çözmek için gereklidir. Yalnız biz bu aceleciliği, 2/B yasası dediğimiz, Anayasa’ya dayanan, Anayasa değişikliği gerektiren bir konuda altlık yapmak çabası olarak görüyoruz. Yani Maliye Bakanlığının satmak durumunda kaldığı bu arsaların, orman arazilerinin -işgalli, işgalsiz- belirlenerek satışını çabuklaştırmak ve özellikle bütçe açığını kapatmak amacıyla kullanılacak bir kaynağa altlık yapmak amacını taşıdığı inancındayız. Ben, Tapu Kanunu değişikliği getiren kurumun bu anlayışta olduğunu sanmıyorum, bu anlayışta olduğunu düşünmek istemiyorum. Ama çok çelişkili bilgiler, kamuoyuna yansıyan çok çelişkili demeçler bunun bize somut olarak yaşandığını, yaşanacağını göstermektedir. Elbette ki, 2/B arazilerinin belirlenmesi orman kadastrosuyla mümkün olan bir olay olduğu kadar, ne ormanımız var, ne kadar ormanımız var, ne kadarı bunun 2/B kapsamında bunun da somut olarak belirlenmesi, envanter olarak ortaya çıkması büyük ölçüde gereklidir. Ama gördüğümüz kadarıyla, alelacele 2/B arsalarının, orman arazilerinin değerlendirilerek bütçeye açık kapatma amacıyla bir gelir elde etme amacını taşıyan bir acelecilik göz önündedir. Bu aceleciliği biz Çevre ve Orman Bakanının demeçlerinde görüyoruz. Bu aceleciliği biz Maliye Bakanının demeçlerinde görüyoruz. Elbette ki, işgal altında bulunan orman arazilerimizin bazıları, örneğin Kepez gibi, örneğin Sultanbeyli gibi, çok haklı gerekçelere dayanan yerler vardır ama 5 dönüm, 10 dönüm arazi içerisinde ormanı işgal etmiş, 300-500 metrekarelik işgal alanı içerisinde villasını yapmış olan yerleri de bu kapsam içerisinde değerlendirirsek bu, karşıdaki kişilere rant vermektir, rant elde etmektir. Biz bu rantın devlete kalmasını, maliyeye kalmasını, hazineye kalmasını istiyorsak çok ince incelemek zorundayız değerli arkadaşlarım. Ayrıca bu tür çalışmalarda, özellikle kent bütününün parçası olan yerlerde, kentleşmenin bütünü olan bu tür şeyleri, ilgili belediyeleriyle uyum içerisinde yapmakta da büyük yarar vardır. Eğer biz planlamayı göz ardı ederek “sadece satalım, ne olursa olsun gelir gelsin.” anlayışı içerisinde bakarsak biz, büyük ölçüde, ikinci, üçüncü bir sorunla karşılaşmış olacağız değerli arkadaşlarım.

Ayrıca, bu tür yasalar gelirken -ülkemizde Bayındırlık Bakanlığını ilgilendirdiği için söylemek istiyorum- acilen, İmar Kanunu’nun yenilenerek Meclise gelmesine de gerek vardır. Aylardır veya yıllardır bu tür konular konuşuluyor, deniliyor ki: “İşte, yeni imar kanunu yapılacak.” İmar Kanunu’nun bazı maddeleri artık, gelişen, kentleşen, kentleşmenin boyutunun büyük noktalara vardığı ülkemizde geri kalmıştır, bunların yenileşmesine acil ihtiyaç vardır ama görüyoruz ki bunun yerine parçacı çözümlemelerle gidiliyor. Mesela, “kentsel dönüşüm” diye bir kavram çıkarıldı Türkiye’de son yıllarda. Özellikle 5393 sayılı Yasa’nın 73’üncü maddesine dayanılarak deniyor ki: “İşte kentsel yenileme, tarihî, sit alanı olan yerlerde yapılır.” Buna bir oran da konmuş, 10 bin metrekareden başlamış, 50 bin metrekareye çıkmış. Şimdi ilgili belediyelerde, sit, tarihî koruma alanı falan düşünmeden, her alanı kentsel yenileme parçası yaparak özellikle gariban, mağdur vatandaşları kolundan tutup atmak ve o alanları, gelişen veya gelişmekte olan alanları, değer, rant elde edecek hâle getirip, maalesef rantı orada oturan insanlara değil, rantı müteahhide, rantı TOKİ’ye, rantı belediyelere verme anlayışı yerleşmiştir; bu çok yanlış bir olaydır. Yönetmeliği olmayan ve sadece tarihî ve kültürel yapıların yenileşmesini amaçlayan bir Kanun’la, 5393 sayılı Yasa’nın 73’üncü maddesine dayanarak yapılan bir kentsel yenileşme yapıldığı bölgelerde halkı mağdur etmektedir; örneğin İstanbul’da bunu yaşıyoruz, örneğin en son Çankırı’da bunu yaşıyoruz. Çankırı’da 2.500 aileye bu şekilde “sit alanı yenileşmesi” adı altında yerlerinden edilerek on katlı, on iki katlı binalar yapılmakta ve o ranttan orada arsa sahibi olanlar, evini yapmış olan insanlar maalesef yararlanamamaktadırlar. Yani biz olaya bütüncül bakmak zorundayız. Orman kadastrosunu nasıl çözmek istiyorsak “kent yenilenmesi” dediğimiz olayı da çerçeveli olarak çözmek zorundayız. Orada yaşayan insanları mağdur etmeden, orada yaşayan insanları “al eline 10 kuruş, 20 kuruş, 20 lira” deyip sokağa atmadan çözmek zorundayız; ki sizin her zaman söylediğiniz sosyal devlet politikasına uygun olanı da budur. Ama her alanda gördüğümüz sosyal devlet anlayışınızdaki yanlışlığı, maalesef bu kentsel yenileşmede de somut olarak görmekteyiz. Garip gureba diyorsunuz, garip gurebayı sokağa atan bir anlayış, bir yasal uygulamanın içerisindesiniz. Hükûmet bu anlayışta, belediyeler bu anlayışta. O nedenle bu anlayışın yasal dayanağa kavuşturulup gerçek çerçevesinin kent yararına, o bölgede yaşayan insanların yararına çözümlenmesinde yarar vardır. O nedenle kentsel yenileşmede olduğu gibi acil bir imar kanununun yapılmasına da büyük gereksinim vardır değerli arkadaşlarım. Tabii, bu tür çabaları gösteren kurumların yöneticilerinin, alt kademede bulunan insanların da özlük haklarını düşünmek zorundayız. Bugün tapu kadastro elemanlarının arasında çok büyük ücret dengesizlikleri vardır, yan ödeme dengesizlikleri vardır. Dolayısıyla bunu gidermek için bu yasayı bir araç olarak kullanarak gruplar arasında bir dayanışma sağlanıp bu özlük haklarının da iyileştirilmesinde büyük yarar vardır değerli arkadaşlarım.

Ayrıca, lisanslı harita büroları diye bir kanun çıkarıldı. Lisanslı harita bürolarıyla, harita kadastro büroları arasında yetki ve görev uyuşmazlığı vardır, yetki gasbı vardır. O alana giren bir uygulama harita, kadastro mühendisleri olarak büro açmış olan arkadaşlarımızı, meslektaşlarımızı da büyük ölçüde mağdur etmektedir değerli arkadaşlarım. Eğer yasalar kentte ve ülkede yaşayan insanların yararına çıkmak zorundaysa biz bütüncül bir anlayışla buna bakıp çözüm yollarını aramak zorundayız. Tabii, orman kadastrosundaki bu çözüm anlayışını getiren yasada, elbette ki amme müesseselerine ait ormanların da bu kapsam içerisine girmesi kadar doğal bir şey yoktur. Ama denetimi iyi yapılmak zorundadır, teknik uygulaması iyi yapılmak zorundadır. Özellikle ihale yöntemiyle verilen bu tür alanlarda denetiminin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce ve orman kadastrosu yapma yetkisi veya denetim yetkisi olan insanlarca iyi yapılması zorunludur. Eğer buna bir leke, bir şaibe bulaştırdığımız takdirde, biz ülke yararına değil, kent yararına değil, devlet yararına değil orada yaşayan bir avuç insanın yararına bu yasayı yapmış oluruz ki bu da büyük çelişkidir değerli arkadaşlarım.

Ben bu yasanın ülkemize ve orman kadastrosunda çalışan arkadaşlarımıza, Tapu Kadastro elemanlarına hayırlı olmasını diliyorum, başarılar diliyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 14 Ocak 2009

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook